Ünye’de Belediye badanayı yasakladı mı?
Bayramda Ünye’deydik.. Misafirlerimiz vardı. Biraz gezdirdik onları Ünye’yi tanıttık. Nerelere mi gittik? Bilinen yerler.. Neremiz kaldı ki gidecek?. “Eski evleriniz, konaklarınız varmış “ dedi, misafir “görebilir miyiz” deyince” “eyvah yandık” dedim kendi kendime.. Şimdi konağı nerden bulacağım, konak mı kaldı? Hepsi döküntü hepsi perişan.. Hemen Hilmi Kadı’nın son torunu Hilmi Abi geldi aklıma, “Hilmi Abi “ dedim “bir tarih doçenti arkadaşım geldi konak görmek istiyor, sana gelebilir miyiz?” Hilmi Abi “her zaman gelin der” bize.. Aksilik bu ya Hilmi Abi’nin eşi ablamız rahatsızmış o gün “Misafirlerimizi istediğim gibi ağırlayamam, mümkünde yarın buyursunlar” demiş. Yarın da başka bir programımız vardı, gidemedik. Şehri dolaştık şöyle bir, Çakırtepe’ye çıkmak Allahın emri.. Pide mecburen yedik.. Yukarıdan şöyle bir baktık bomba atılmış gibi duran şehre, sonra yaya olarak sokak aralarından indik..
Bu ara misafir kulağıma eğilerek “Karaduman, sizin belediye Ünye’de badanayı yasakladı mı” dedi. Ben de soruyu belediye de ilgili birime havale ediyorum. Cevap yazarlar mı bilmem.
Pisuvarların söküp takma parasını Validen alınsın diyorlar.
Ordu eski Valisi Ali Kaban Ordu il ve ilçelerindeki tuvaletlerde bulunan tüm pisuvarları söktürdü. Yıllardır Karedeniz Turizminde söz sahibi olmak için uğraşan Ordu birden işeme ve pisuvar ile Türkiye’nin gündemine oturdu..
Peki “Pisuvar” nedir?.. “Pisuvar” Fransızca “pissoir” kökünden gelme bir sözcüktür. genel tuvaletlerde yani eski dilde umumi helalarda erkeklerin kullandığı duvara yerleştirilmiş ayakta işemelerini sağlayan minyatür klozettir.
Vali acaba pisuvarları neden söktürdü?
“Ayakta çiş yapmak hem sağlıklı hem de dinen uygun değil” diye savundu vali kendini. Çömelerek çiş yapmak gerekirmiş.
Vali gidince gelen vali sökülen pisuvarları tekrar yerine takdırdı. Tüm Ordu ili ilçe belde ve köylerindeki camilerde olan pisuvarların sökülmesi ve takılması için bir masraf oraya çıktı. İşte Ünyeliler bu masrafın validen alınmasını istiyorlar.. Bence haklılar.. Haklılar da dua edelim vali helaları hepten kapatmadı
Son kumsal..
Hemen her sabah İskele restoranın önünde bir otobüs durur ve bir sürü insan restoranın bahçesinden Yalıkahvesi’ne doğru bakarlar.. Bir sabah burada neye baktıklarını sordum.. Önce içlerinden biri “Gelip geçiyoruz Ünye’de fındık satın alacak bir yer bulamadık, neden yol güzergahında bir iki fındık satış yeri veya büfesi yapmıyorsunuz? Başka şehirlerin giriş ve çıkışlarında yörede yetişen ürünleri satarlar yol kenarlarında siz de böyle bir şey yok.
Kendince haklıydı misafir..
İkincisi tur rehberi idi.. Biz burada yani Ünye’de şu nedenle duruyoruz? Şu anda baktığımız ve yolcularımıza gösterdiğimiz kumsal Sarp sınır kapısından Samsun’a kadar bütün Karadeniz boyunca şehir içinde kalmış tek kumsaldır. Karadeniz de bir başka yerde bir başka şehrin içinde kumsal yoktur. Karadeniz otoyolundan kurtulan tek ilçe Ünye’dir diye gösteriyoruz.
Maria Geliklidis dedesinin evini arıyordu.
Meydanda banklardan birine oturmuştum..Yanıma iyi giyimli bir bayan yaklaştı, bana siyah beyaz bir fotoğraf uzattı ve Gerek (Yunan) aksanı İngilizce ile “bu fotoğraftaki, ev dedemim evinin fotoğrafı.. Dedem burada “Noi” de (Ünye) doğmuş, eczanesi varmış eczacılık yapmış, 1924 yılında mübadelede Yunanistan’a gönderilmiş, adı Aleksi Geliklidis.. Bu ev o yıllarda askeri hastane imiş, bir iki sokak ileride bir kilise varmış, evin nerede olduğunu biliyor musunuz? Diye sordu. Fotoğrafa baktım, Ünye’deki mevcut evlerin içinde böyle bir ev yoktu. Tur otobüsünün zamanı dolmuştu, e.posta adresini vermesini evi araştırıp bulup haber vereceğimi söyledim.
İki gün fotoğraf elimde herkese sordum ve evi buldum. Recai Çavuş, Recai İkinci evin neresi olduğunu buldu. Ev yıkılmış yerine başka bir bina yapılmıştı. Yalıkahvesi’nde “Çalıkuşu kafe”nin yanındaki iki katlı bina.. 1955 yıllarında yine hastane iken yanmıştı. Fotoğraflarını çekerek e.posta adresine gönderdim.