Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
22 Temmuz 2016 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Aman Allahım...

 MİT Genelkurmay'a darbe bilgisini saat 16'da aktarmış.

 

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan diyor ki; - Darbe haberini ilk saat 20'de aldım.

 

 Devam ediyor yine diyor ki; - Haberi de ilk eniştemden aldım.

 

 Devletin başı, Başkomutan darbe bilgisini devletin ilgili kurumlarından anında alamıyor. Dört saat sonra  eniştesinden alıyor.

 

 Açık ifade edeyim; bu iki açıklama beni düzenlenen darbeden çok daha fazla korkuttu.

 

 Bir de üstüne üstlük Cumhurbaşkanı'na en yakın kişi... Yanı başından hiç ayrılmayan Başyaveri  darbecilerle işbirliği içinde...

 

 Aman Allah'ım ne büyük bir tehlike atlatmışız...

 

 Bu iş daha çook su kaldırır...

 

 Bunlar şu anda ortaya çıkan, daha doğrusu Sn. Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle ortaya çıkan vahamet...

 

 Ama çok daha vardır böyle vahametler... Kafaları karıştıran, düşündüren gariplikler zaman içinde çıkacaktır ortaya.

 

 Kısacası bu iş daha çook su kaldırır.

 

 Başarmamaları imkansızmış...

 

 Adamlar devleti bütün kurumlarıyla nerdeyse üstten aşağı ele geçirmişler.

 

 Bütün köşe başları tutulmuş.

 

 Bir arkadaşım şöyle dedi; - Görülüyor devleti bu hainler idare eder hale gelmişler. Daha ne zorları vardı  da bir de darbe yapmaya kalkışmışlar?

 

 Yalan da değil.

 

 Bakıyorum da, bu hainlerin düzenledikleri darbeyi başarmaları değil başarmamaları imkansızmış.

 

 Darbeyi kim önledi?

 

 Milletimiz darbeler konusundaki sessizliği ve sinmişlikleri ile bu zamana kadar sınıfta kalmış bir millettir.

 

 

Ama bu sefer öyle olmadı. 

 Çıktı meydanlara tankların önüne yattı.

 

 Havadan gelen mermilere aldırış etmedi.

 

 Darbecilerin üstüne, üstüne yürüdü.

 

 Püskürttü, hainlerin emellerini kursaklarında bıraktı.

  Darbe çok zarar verdi amma...

 

 Darbe gecesinin sabahında Cumhurbaşkanı Erdoğan aynen şöyle dedi:

 

 "Bu şer hareketinden, bu kötülükten inanıyorum ki ülkemiz için, ülkemizin geleceği için çok hayırlı sonuçlar çıkacaktır. Bu hareketle birlikte içimizdeki hainlerin kimler olduğu ortaya çıktı. Şimdi bunlar tek tek temizlenecek."

 

 

 Sn. Cumhurbaşkanımızın dediği çok doğru, hainler iyot misali açığa çıktı. Temizlemek kolaylaştı. 

 Ama bir hayırlı sonuç daha var ki hepsine bedel...

 

 Türk Milleti bu toprakları vatan yapmak için 1041'de Dandanakan'da başlattığı savaş ve zaferlerinde  bugüne kadar milyonlarca can vermiş bir millettir.

 

 Dolayısıyla milletimiz vatanın, bayrağın ve bağımsızlığın değerinin can pahası kutsal bir değer olduğunu çok iyi bilir.

 

 Bu topraklar için şehit düşmüş ataların-dedelerin torunları bugün hala ülkesinin bağımsızlığı, birliği,

bütünlüğü için şehit olmayı şeref ve gurur vesilesi olarak görüyorsa işte bu yüzdendir. 

 Ama demokrasi için öyle olmamıştır.

 

 Türk Milleti demokrasiyi, hiç bir bedel ödemeden, savaşmadan, uğrunda ölmeden üstten aşağı verildiği  şekil ve miktar olarak bilmiş, tanımıştır.

 

 Uğruna can verilmediği, bedel ödenmediği için de özellikle askeri darbelere sessiz kalınmıştır.

 

 Ama bu darbe milletimizin ilk kez demokrasiye sahip çıktığı, uğruna can verdiği bir darbe olmuştur.

 

 Ve artık umuyorum ki; bu ülkede aynı vatan gibi, bayrak gibi, bağımsızlık gibi demokrasi de kutsal bir değer haline gelmiştir.

 

 Çok sürmez toparlanır, eskisinden çok daha güçlü oluruz

 

 Darbe püskürtüldü. Hainler bir bir temizleniyor.

 

 Sıra devlet düzeninde meydana gelen hasarların bertaraf edilmesinde.

 

 Bunlar aşılır. Aşmaya da bu milletin basireti, devlet tecrübesi fazlasıyla yeter.

 

 Çok sürmez toparlanır, eskisinden çok daha güçlü bir millet ve devlet oluruz.

 

 Minnet ve şükran duygularımı sunmadan geçemem

 

 Bu darbe başarılı olsaydı şu anda ülkemiz büyük bir kaosun içine girmiş... İç savaş başlamış olacaktı.

 

 Hedef buydu ve bütün hesap ülkemizde karışıklık, iç savaş çıkartmak üzerine yapılmış bir hesaptı.

 

 Ama hesap bozuldu. Tersine, hainlerden hesap sorar durumdayız çok şükür.

 

 Bu hesabın bozulmasındaki en büyük rolü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan oynadı şüphesiz.

 

 Sn. Cumhurbaşkanı meydanlara davet ettiği milletinin çok kısa sürede meydanları tutmasıyla birlikte bütün dünyaya örnek bir liderlik sergiledi.

 

 Ayrıca Hükümet, iktidar ve muhalefet parti liderleri darbecilere karşı duruşlarıyla bütün dünyaya demokrasi dersi verdiler adeta.

 

 Darbe gecesi Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, bağımsızlığımızın teminatı, onur ve gurur timsalimiz hainlerce bombalandı. Kendimi tutamadım, için için ağladım o anda.

 

 Ama milletvekillerimiz canları pahasına Meclis'e koştular. Milletimiz adına oradan darbeci hainlere meydan okudular.

 

 Ve milletimiz... Ferdi olmakla şanslı olduğum, şeref duyduğum Türk Milleti şanlı tarihinde bir kez daha destan yazdı.

 

 Bu vesileyle demokrasi safında yer alan herkese minnet ve şükran duygularımı ifade ediyorum.

 

 Ayrıca şehit düşen demokrasi kahramanlarına rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

 

 Ünye ile de gurur duydum...

 

 Ben darbe sırasında Reşadiye'ydim. Kaplıca'ya hasta götürmüştüm.

 

 Oradan izledim olan biteni.

 

 Sık sık telefonla ve sosyal medyadan Ünye'yi de takip ettim.

 

 Daha ilk gece Ünyelilerle Meydan'da buluşan benim de sosyal medyada izlediğim Ünye Kaymakamı, Belediye Başkanı ve Garnizon Komutanı'nın omuz omuza verdikleri görüntü muhteşemdi.

 

 Hele Ünyeliler... Hemşerilerimle ne kadar övünsem azdır.

 

 Ammaaa...

 

 Bu kadar güzelliği dile getirdikten sonra "ama, lakin" dememek gerekir biliyorum.

 

 Yine biliyorum ki demezsem, görevimi yerine getirmemiş olacağım.

 

 Darbe gecesi meydanlara herkes çıkmıştı. Bütün partilerden insanlar birlikte bir arada hainlere tepkilerini  dile getirdiler.

 

 Bu ikinci gün ve gece de devam etti.

 

 Reşadiye'de de böyle izledim. Ayrıca telefonla Ankara ve İstanbul'dan görüştüğüm dostlardan da bu bilgileri aldım.

 

 Ancak sonraki gecelerde kırılmalar oldu. Meydanlarda daha çok AK Parti taraftarları kaldı.

 

 Geçen gün Ünye'ye döndüğümde sordum. Burada da aynısı olmuş.

 

 

"Sebep ne?" diye sorduğumda; Meydanlarda AK Parti propagandası yapılmaya başlandığını. Bu yüzden

 artık katılmaktan vazgeçtiklerini söyleyenler oldu. 

 Nitekim dün akşam annem rahatsızlandı, acile gidiyorken Meydan'dan geçiyordum. Baktım, AK Parti'nin

seçim müziği Dombra çalıyor. Partililer slogan atıyor. 

 Böylesine milli bir davada bunu çok yadırgadım, yanlış buldum.

 

 İstiklal Marşı okunmuyor...

 

 Dün şehirde sohbet ettiğim arkadaşlar bir şeyden daha şikayetçiydiler. Meydan toplantılarında İstiklal  Marşı söylenmiyormuş.

 

 Ayrıca telefonla görüştüğüm Ankara ve İstanbul'da meydanlara inen arkadaşlardan bazıları okunduğunu,  bazıları okunmadığını söylediler.

 

 Ben Reşadiye'deki toplantıların başında hep İstiklal Marşı okunduğuna şahit oldum.

 

 Sala veriliyor, Kuran okunuyor, dualar ediliyor. Çok da doğru ve güzel yapılıyor.

 

 Ama İstiklal Marşı olmadan olmaz.

 

 Çünkü İstiklal Marşımız yoksa bağımsızlığımız da yoktur. Bağımsızlığımız yoksa minarelerimizden ezan daokunamaz sala da.

 

 Velhasıl ülkemiz zor bir geceyi geride bıraktı, darbeciler yenilgiye uğratıldı.

 

 Milletimiz de tarihinde ilk kez demokrasi sınavından bu sefer üstün başarıyla çıktı.

 

 Çok şükür Allah'ım.

 



Bu Haber 1468 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI