Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
23 Eylül 2016 Pazar
İSMAİL SARI
Bu kadar Güzel miydin Ünyem!

 

Geçen hafta Rize-Çayeli’ne kadar bir sahil gezisi yaptım. Ordu’nun merkezini geçtikten sonra il ve ilçeler birbirine bitişik ve küçük küçük ilçeler, gerdanlık gibi sahil boyunca dizilmiş; son derece şirin, güzel ve canlı. Sahil insanı, hep aynı kültür ve benzer özellikleri taşıyor. Misafirperverlik konusunda çok farklı insanlarla tanıştım. Bir yabancı görsem de yardımcı olsam diye bekleşen insanlar, sanki yollara dizilmiş gibi idi. İnsanların yüzü hep gülüyor ve konuştuğum insanların hepsi şen-şakrak. Esprili konuşmalar, fıkralar, şakalar… Bir mola esnasında çayımızı yudumlarken bir “Dursun-Temel” fıkrası patlattı çay ocağının sahibi.

 

-   Temel’e yılbaşı ikramiye çekilişinde bir miktar para vurmuş. Ankara’ya davet edilmiş ikramiyesini almak için. Şehirler arası çalışan otobüse atlamış giderken yolda ihtiyaç molası verilmiş. Gecenin geç saati; Temelin telefonu çalmış… Dursun arıyormuş. Telefonda Dursun lafı geveleyip duruyor: “Nasıl tesem ki, ne soylesem ki Temel? Nasıl soyliyeçevumu pilmiyorum…” Temelin tepesi atar. Dursuna bağırarak: “Ne geveleyip turaysin ! Ne soyliyeceksen çabuk soyle ! Penum okatar zamanum yoktur Tursun; Peni patlatma !..” Dursun başlar bağırmaya: “Pen keyfumdan mı keveleyirum Temel ! Seni tuşunduğum içun keveleyrum; Fadime ölmüştür (Fadime, Temelin eşidir). Temel, derin bir nefes aldıktan sonra ellerini havaya açar ve duasını patlatır:

-   “Ey piyük Allah’um! Sen ne kadar çok piyuksun ki, kuluna verdun mi nimetlerini; hep peşpeşe verirsun!”

 

Çaycı ilave ediyor bu fıkradan sonra: “Birbirimizi sevmek için başımıza bir felaket gelmesi mi gerekiyormuş arkadaşlar? Bu 15 Temmuz belasından sonra insanlar bir başka oldu; Sanki bir ananın-babanın uşakları gibi. Bir musibet, bin nasihattan iyi imiş. Birleştik, beraber olduk. Dostça olduk. Cenab-ı Allah, bu 15 Temmuz musibetini, ümit edelim ki bizim için hayıra çevirsin. Hani Kur’an-ı Kerim’de öyle buyuruyor ya; “Sizin için hayır umduğunuzda şer, şerli gibi gördüğünüzde hayır vardır.”

Benim amacım aslında; sahil boyunca gerdanlık gibi dizilmiş olan şehirlerimizle Ünye’miz arasında bir mukayese (kıyaslama) yaparak Ünye’mizin belirgin özellikleri ile sahilin en güzel yerleşim kenti olduğunu bir defa daha dostların önüne sermekti. Bu amaçla, önce sahil insanının kültür ve sosyal yapısı itibariyle birbirine benzer olduğunu anlatmış olduk.

İkinci olarak, bölgenin ortak ekonomisi tarıma dayalı olarak fındık ve çay üretimi ile halkın gelirleri de benzeşiktir.

Üçüncü olarak coğrafi, doğal güzellik konusunda Ünye’mizin bir benzeri yoktur. Şu güzelliklerini öne çıkararak özetlemem gerekirse:

a)            Ünye sahilinin tamamı; denizin güzelliği ve kumsalları ile plaj yapımına ve denize girmeğe müsaittir. Üzülerek belirteyim ki, kadınlar için geçtiğimiz sene düzenlenmiş bulunan plaj dışında teşkilatlı ve bakımlı bir plajımız yoktur. Belediyemizden bekliyoruz, inşaAllah.

b)            Sahil boyunca, bakımlı ve düzenli yürüyüş bandı ile kaldırımları çok güzeldir.

c)             Ünye’mizin şehir içinde bulunan ACISU çeşmelerinden akan içme suyu, eşsiz kaliteli ve damak tadı kendisine özgüdür.

d)            Arazi durumu; bir bütün olarak hafif eğimi ile fındık üretimi için en uygun arazi yapısına sahiptir. Fındık üretimi; ağırlıklı olarak çok kaliteli yağlı fındıktır. İlçe merkezinde çok sayıda fındık kırma tesisi vardır. Ünye fındığı, bölge fındığının kalite sıralamasında ilk sıralardadır.

Dördüncü olarak; deniz ve sahilinin düzenli oluşu nedeniyle bölgenin en güzel, bol ve kaliteli hamsisi de Ünye’mizden çıkmaktadır. Sanayici ve iş adamlarımızdan Hamsi Vakumlama Tesisi bekliyoruz.

Ve son olarak “Bu kadar da güzel miydin Ünye’miz?” diyerek sözlerimi bitiriyorum.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla…

 

 



Bu Haber 389 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI