Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
11 Kasım 2016 Pazar
İSMAİL SARI
10 Kasım ve Düşündürdükleri

10 Kasım 1938 Tarihi, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm tarihidir. O tarihten itibaren her sene-i devriyesinde, bu millete büyük iyilikleri olan bir insanın unutulmaması ve yeni yetişen neslin tanımasını sağlamak için 10 Kasım anmaları yapılır.

Atatürk, bir insandır. Her fâni gibi O da ömrünü tamamlamış ve ebedi olduğuna inandığımız Ahiret alemine göçmüştür. Ahiret aleminin varlığına inanarak göçen her faniyi Allah’ın rahmeti ile andığımız gibi O’nu da anıyoruz. Bu, bir dini görevdir. İslâma inanan insanların cenazesi musalla taşına konulup da cenaze namazını kılmak üzere hazırlıklar tamamlanınca imam, cemaate karşı dönerek diyor ki: “Üzkûrûuu… Mevtâküm bil-hayır = ölülerinizi hayır ile anınız!” Cemaat da karşılık veriyor; “Allah rahmet etsin!” Aslında doğru söyleniş: “İmanlı ölebildiyse Allah rahmet etsin” demek gerekir. Çünkü, inançsız ölene, rahmet dileme hakkımız ve yetkimiz yoktur.

Atatürk ne diyor; “Elbet bir gün benim nâçiz vücudum toprak olacaktır…” Bu ifade, Ahiret inancının açık belirtisidir. Atatürk şu anda, Hz. Adem’den bu tarafa bütün ölülerin olduğu gibi, BERZAH hayatındadır (Yani, kıyametin kopuşu ve Ahiret hayatının başlamasını BEKLEME hayatıdır). Berzah hayatı için Peygamberimiz (a.s) şöyle buyuruyor: “Ya cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur. Bizler, ölülerimizin tamamı için birer cennet bahçesi diliyoruz; Elbetki Atatürk için de.

Gelelim 10 Kasım günlerindeki “Atatürk’ü Anma” programlarında çoğu zaman kullanılan dipsiz mantığa. Yıllarca, “Mavi gözlü Mustafam” mantığı ile yeni nesile bir türlü gerçek Mustafa Kemal’i anlatamadık. Mustafa Kemal’in biyolojisi ölmüştür. Fiziki varlığı gözler önünde yoktur. “Mavi gözlü Mustafam” terennümünün dinleyiciye veya izleyiciye vereceği hiçbir şey yoktur. Asıl Atatürk; düşüncelerinde, icraatlarında, geleceğe bakış önerilerinde, yeni nesil yönlendirici sözlerinde gizlidir. Bunları didik didik ederek Atatürk’ü tanımak isteyenlere verebiliyor muyuz?

Örnekleyeyim;

1-         Atatürk, ufku geniş ve yenilikçi bir insandır. Bugünkü Atatürk gibi düşünmek istediğini söyleyenler ve O’nu fikir önderi aldığını sananlara baktığımızda gördüğümüz gerçek; tutucu yeniliklere karşı direnen, hiçbir yenilik üretme çabası olmayan, kendisini bile tanımaktan aciz garibanları görüyoruz.

2-         Atatürk, icraat insanıdır. Kuru laflarla vakit geçirmemiştir. Bütün hayatı icraatlarla doludur. Milleti için “Muasır Medeniyet” hedefleyerek onun peşinde koşarak ömrünü bitirmiş ve söylemlerinde de hep bu hedef vardır. Kendisinden sonra gelenler, maalesef O’nun düşündüğü gibi yürüyemedikleri için bizler halen yerimizde saymaya devam ediyoruz.

3-         “İstikbal Göklerdedir” diyerek gelecek için açık hedef gösterdiği halde bizde halen havacılıkla ilgili hiçbir hareket yok. Son yıllarda “İnsansız hava aracımızı” yapabildik. Halbuki böyle mi olmalıydı?

4-         “Öğretmenler! Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır!” diyerek, milletin geleceğini güvenilir ve becerikli nesillere devretmenin gereği ve önemini bildirmiş ama biz öğretmenler, öğrencilerimizi, köhnemiş ideolojilerin silahşörleri yaparak yıllardır birbiri ile sürtüştürüyoruz, kavga ettiriyoruz.

 

Kısa diyorum ki, önce kendimizi iyi tanıyalım. Kendimizi küçümsemeyelim. Sonra, büyüklerimizi gençliğimize iyi tanıtalım. Başka ideolojilerin aptalca hayranı olmaması için, yeni yetişen neslimize doğru dürüstçe kendi doğrularımızı öğretelim. İşe yaramayan abur-cubur şeylerle oyalanan yeni nesil, kendisinde bulamadığı benliğini, başkalarına özenerek ararken kayboluyor.

 

 

  Saygı, sevgi ve selamlarımla… 



Bu Haber 379 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI