Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
16 Kasım 2016 Pazar
EREN TOKGÖZ
Dönmeyen çeşme meydanı !...

Döner çeşmenin  yıkıldığı tarihte çocuktum, tarihini hatırlayamıyorum. Döner çeşme meydanı; ortada altıgen (hatırladığım) formundaki yapı üzerine yerleştirilmiş kubbesi,  çiçek göbeği işlemeli  yalak alın taşı ve Balıkdeğirmeninden gelen suların aktığı pirinçten iri çeşmeleri gözlerimin önünde. Meydanın bir tarafında  giriş  katı Yıldız kahvesi, üst katı Yıldız oteli  bina sonraki yıllarda Coşkun Kaymak ın eczanesi oldu. Yıldız kahvesinin yeni sinema tarafında Prof.Dr.Nuri Yazıcı’nın Babasının  terzi dükkanına,  Belediye caddesi üzerindeki  Maksut ustanın  oğullarının  Ahbap kardeşler terzihanesi  komşuydu. Şimdilerde  OBB devredilen Belediye binasının oturduğu alanda  tahıl ve sebze satılan üzeri  kapalı  Hapan vardı.  Ancak biz Ünye liler yıllar boyu kapan diye bildik söyledik. Ahşap iskeletinin üzeri çatı ile kapatılmıştı. Buradan Dokgöz dedem ile tereyağı ve Terme pirinçi aldığımızı hatırlarım. Yıldız kahvesinin  karşısında, üst katında  İnhisarlar İdaresi bulunan binanın alt katında Nadi Çolakoğlu abimizin Babasının ekmek fırını; Hanboğazı tarafı bitişiğindeki dükkanda  ise çömlekten hırdavata ve aktariyeya kadar envai çeşitli ürünlerin satıldığını dükkanı   hatırlarım. Fırının Yenice sokak tarafı köşesi  Tokatlı kardeşlerin züccaciye dükkanıydı. Dönerçeşme meydanı ve Cumhuriyet  meydanında  Çarşamba  günleri açık Pazar kuruluyordu. Döner çeşmeden sonra Yıldız kahvesi de yıkıldı. Hapan ın yerine Belediye dükkanları yapıldı. Üst katında, ilk zamanlardaki  Töbder lokali  sonraki yıllarda Belediye  ek yereleşkesi olarak hizmet verdi. Mevlut ustanın kahvesi tarafındaki  Hoşgör’ün üstünde  Musiki Cemiyeti  vardı. Yıldız kahvesi  arkasından geçen Belediye caddesi üzerindeki  tuz deposu   Av. Hasan Öztürk’ün ,daha sonra Av. Cemil Yürür’ün  yazıhaneleri oldu. Bitişikteki Ahmet Aksoy‘un kömür deposu, sonraları Rahmi Yılmaz’ın tuhafiye dükkanı  oldu. Daha sonra  Mapi Hüseyin  burada brandacı dükkanı açtı.  Cok sonraları da Eczane oldu. Giysi mağazası olarak bildiğimiz yerin ilk hali “EGE RESTEURANT”, sonra  Bünyamin Aksoy’un ilk oto galerisiydi. Murat 124 otomobili ilk burada gördü inceledi Ünyeliler. Belediye dükkanlarının  köşesi  Ahmet Çakaloğlu’nun bakkal dükkanıydı. Daha ileri yıllarda yarısı Yaşar Çepoğlu’nun kırtasiye dükkanına ilave, diğer yarısı Kemal ve Hasan abilerin berber dükkanı,  çok sonraları da Yaşar Yılmaz berber dükkanının yerine  Kuyumcu  dükkanı  açtı. Topçu Hüseyin Diktepe Dondurma dükkanı halen eski yerinde faaliyette. Bugün bayrağı çocukları ve torunları  taşıyor, ey koca Topçu ruhun şad olsun. Dönerçeşme meydanında Yıldız Taksi uzun yıllar hizmet verdi, Cengiz  Ahmet ve Arap  Fahri efsane taksicilerdi... Döner çeşme meydanının son hali; Kulelerin üzerinde dönen mermer topları, küçük havuzları, minik ahşap köprüleri, sarmaşık, hanımeli ve paşa borazanlı kameliyeleri ile Soluklanma mekanıydı. Kırmızı beyazlı Ünye taşları ile döşeli alanın ortasında Annelerimize adanmış, yine Ünye taşından yapılmış çeşmesinden  Ünye acı suyu akıyor gürül gürül.

 Aman zaman ve Ünye lilerin feryadını dinlemedi Ordu Büyükşehir Belediyesi… Veryansın ettiler baltalarını hanımellerinin, sarmaşıkların ve paşa borazanlarının ayak bileklerine, Ünye taşlarının kafasına, gözüne, göğsüne vurdular balyozları acımasızca…

  Dönelim dönmeyen çeşme meydanına… OBB uygulamasında fiziksel dokuyu ve onun içinde yaşamakta olan sosyal dokuyu hesaba katmayan bir yaklaşımın egemenliği  ortadadır. Yerel Halkı dışlayan anlayışın ve Ünyelilerden gizli hazırlanan planların dostça kabul görmesi  beklenemez. Yörenin özgün karekterine saygı duyulmalı, muhafaza edilmeli; tepeden inme  kararlar verilmemelidir. Eldeki gücü kullanarak bir gecede Döner çeşme meydanını yok etmek kolay olandır… Marifet ve emek isteyen şeffaf olmaktır, ikincil hesaplı olmamaktır; yapılacak işlerin insan odaklı ve insana  fayda  sağlanmasının amaçlanmasıdır… 

Dağ fareyi doğurdu. Menşeini bilemediğim plak granit ile döşenmiş cascavlak bir alan, iki adet gömülü çöp deposu, bir köşeye iliştirilmiş Anneler çeşmesi, 30 cm şeride dikilmiş iki sıra bodur bitki… İnsan olanın da, mahlukat olanın da beyninin pişeceği  kaçınılmazdır  güneş altında. Dönmeyen çeşme meydanının son halini şehir ile insicamsız, işlevsiz,  sevgiden uzak, itici ve taş dizini olarak değerlendiriyorum;  proje demiyorum.  Bu eleştiri ve sözlerimin amacı  yapılanlara laf söylemektir.

Çevre ile bütünleşmesinin sağlanması, çevreyi değiştirecek sebepleri yaratıp yaratmadığının incelenmesi, kullanılacak malzeme karekterinin uygunluğunun araştırılması ve incelenmesi; plan, taşıyıcı sistemlerin ve görünüşlerinin  irdelenme ve eleştirilmesi projelerin selameti için  önemlidir. Projeler hakkında eleştiriler yapılmalıdır. İstanbul  Kabataş  iskelesinin  yeni  projesinin  ana karekteri  olan  martı kanatlı  görünüşe sahip projenin,  Türkmenistan’ın  Milli sembolü şahin den  hareket ederek  tasarlayan Mimarın yeni  hizmete  açılan  Aşkabat havaalanı   hizmet  binası ile  çok çok  benzeştiğini  belirtmek, bu benzeşimi  eleştirmek çok doğaldır .

Sahaflardan bulduğum haritada  Unıeh, Fatisa ,Treboli, Trapezus, Keressonta ve  Atina gösterilmekte iken Ordu yerleşkesi yoktur… Ünye beşbin yıllık kültürler hazinesi  içinden günümüze gelmiştir. Ünyelilerin  kültür ve bilgi birikimi, akademik potansiyeli ve gücü her daim akıllarda tutulmalıdır. Görmemezlikten, bilmemezlikten gelinemez. Döner çeşme meydanına yapılanlar vatandaş olarak içimi acıtmıştır.

Dilerim buna sebep olanlar da aynı acıyı duysunlar. Kötülükler düşünen insanoğlunun,  günahını  ödeyeceği   sevabının olmamasını dilerim.

 

Saygılarımla.



Bu Haber 1204 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Dönmeyen Çeşme Tarih : 16 Kasım 2016 / Pazar Üye Adı :Yaşar Karaduman
"Dilerim buna sebep olanlar da aynı acıyı duysunlar. Kötülükler düşünen insanoğlunun, günahını ödeyeceği sevabının olmamasını dilerim."
Başlık : Dönmeyen Çeşme Meydanı Tarih : 16 Kasım 2016 / Pazar Üye Adı :Ahmet köse
Ağzına sağlık Bu köksüzlük acizlikten gelir çünkü tarih bilgisinden yoksun olmak öğrenmemek kibirden gelir sonunda'da böyle garabetler çıkar ortaya.