Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
21 Nisan 2017 Pazar
RECEP ÖZCAN
Hayatını Yaşamak

Günlük hayatımızda kullandığımız “ hayatını yaşamak”  değimi farklı şekillerde kullanılmaktadır. Daha çok İslam’ın yasakladığı bazı kuralları nefsine uyarak özgürce yapması anlaşılmaktadır. Özellikle gençliğinde istediğini, aklına geldiği gibi özgürce yaşaması ve yapmasıdır.

Hayatta özellikle gençlikte özgürce yaşamak her insanın isteğidir. Bazıları bunu rahatlıkla yapar, bazıları yapamazlar, önlerine bir sürü engeller çıkar. Bu engel ya büyükleri tarafından ya da imkânlar elvermez veyahut da yaşam tarzları engel olur.

Bazılarının yaşamları renkli geçtiğinden çevresince çok iyi tanınır. Bazılarının yaşamı silik geçtiği için başkaları tarafından tanınmazlar. İşte tanınanlar için “hayatını dolu dolu yaşamak”  deyimi kullanılır.

Hayatımızda yeni bir şeyler olduğunda veya aldığımızda “ bunu kutlamalıyız, bunu ıslatmalıyız” denilir. Kutlama, ıslatma sözü yaşam tarzımıza göre farklı kullanılmaktadır. Ama genelde içki içerek kutlama anlamına gelir. Veya bu anlamda daha fazla kullanılmaktadır.

Aslında hayatı dolu dolu yaşamak, boş işlerle uğraşmadan, insanlara faydalı olan işleri veya kendine yaşamda kolaylaştırıcı işleri yapmaktır. Olumlu veya olumsuzluk hayatımızda yaşanılan kurallardır. Olumluya olumlu, olumsuza olumsuz bakmak gerekir. Hayatta her şey tersi ile kaimdir. İnsanlar iyinin, iyi olduğunu nasıl anlar yoksa?

Hayatımızdaki önemli değişiklikleri kutlarken olumsuz şeylerle değil, olumlu şeylerle kutlamak daha yerinde bir davranıştır. Örneğin çocuk olduğunda, komşularla ve yakın akrabalarla birlikte, onlara tatlı ikramda bulunarak sevinci paylaşmak ne güzel olur!  Aslında bazıları bunu içki sofralarıyla kutlamayı tercih edebilir. İslam’da ise çocuk olduğunda akika kurbanı kesilerek hem şükredilmiş olur, hem de komşulara ve yakın akrabalara ikramda bulunmak suretiyle ilişkiler kuvvetlendirilmiş olur.

Bazıları ise hayatı genel olarak dar bir kalıba sokmaya çalışırlar. Hayat onlar için güzel yiyecekler yemek, en iyi gıdaları tüketmek, en güzel elbiseleri giymek, bir de cinsel ilişkilerini tatmin etmektir. Hayatı yemeye, giymeye ve cinsel ilişkiye indirgemek onlar için hayatı dolu dolu yaşamak anlamına gelebilir.

Aslında hayatta en önemli şey yaşarken mutlu olmaktır. Mutlu olabilmek için helal dairesinde boş durmadan çalışmaktır. Boş işlerle uğraşmadan meşgul olmaktır. İşte bence hayatı dolu dolu yaşamak budur. Boş işlerle uğraşanlar, belirli bir zaman sonra mutsuz oldukları ortaya çıkar. Özelliklede gençlikleri elden gittikten sonra başlar. Gençlikte insan taşın üstünde de yatsa, yavan ekmek yese de zevk alabilir. Fakat yaş ilerleyince o zevki bulamayınca artık kendini mutsuz hissetmeye başlar. Bu da onun durumunu değiştirir. Bu durumda olanlara ”gençliğinde hayatını yaşamıştı, hayatını dolu dolu yaşamıştı şimdi böyle oldu” demekten başka ne söylenebilir.

Herkes hayat tarzına, yaşam görüşüne göre hayatı değerlendirir. Bu nedenle “hayatını yaşamak, hayatı dolu dolu yaşamak” değer kazanır. Acaba sizce hayatını yaşamak, dolu dolu yaşamak nasıldır?

Hayatta herkesin hayatı kendinedir. Bildiğince, zevk aldığını şekilde, imkânları ölçüsünde yaşamaya gayret gösterebilir. Yaşam şeklinin sorumlusu da kendisine aittir. Birde hesap gününü düşünmek gerekir sanırım. İnsan dünyaya bir defa geliyor. Zamanı geri çevirme imkânına sahip değiliz. İşte bu nedenlerden dolayı hayatı dolu dolu yaşamak gerekir.

 

 

 



Bu Haber 387 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.