Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
2 Aralık 2016 Pazar
İSMAİL SARI
Ebegödeni Gibi…

Göden, bölgesel olarak bazı yerlerde kurbağaya verilen isimdir. Ebegödeni de, kurbağanın yaşlanmış, zıplama kabiliyetini kaybetmiş ve hareketsizliği nedeniyle de irileşmiş olanlarına denir. Zıplayamadığı için ayaklarının üzerine kalkarak yavaş yavaş yürümek ister ama ayaklar, o iri gövdeyi tartamadığı için fazla uzak mesafelere gidemez; yorulur ve hemen dinlenmek ister.

 

Bizim trafikte, ebegödenleri çoktur. Adam, yola çıkar; özellikle şehiriçi trafiğinde trafik akışını felceder. Önünde kimse yoktur, yol açıktır; fakat adam yola gitmekten acizdir. Geridekiler kornaya basar, sinirler gerilir, bazen bu yüzden kavgalar da olur. Ancak ebegödenleri hiç istifini bozmaz. Ben, şahsen bu tiplere çok kızarım. Biraz hızlı araba kullanmayı da severim. Araba kullanan insan; önce altındaki arabanın, sonra kullanmakta olduğu yolun ve en önemlisi de trafik kurallarının hakkını vermelidir. Elbetki ben, “hakkını verme” ifadesini kullanırken, bazı gençlerin yaptığı gibi kiminin sağından kiminin solundan yalpalayarak uçan ve can emniyetini hiçe sayan “kural tanımazlıktan” bahsetmiyorum. Onlar, trafik magandasıdır. Her işin bir ölçüsü vardır. Bu ölçüyü kaçırmamak gerekir.

 

Bana sorsalar: “En sabırlı şoförler hangileridir?” diye; hiç tereddüt etmeden, “Dolmuş şoförleridir” diye cevap veririm. Ancak, bazı dolmuş şoförlerimizin de “dur-kalk” yaparken çok ölçüsüz davrandıklarını belirtmeliyim. Arkalarından gelen araçları hiç dikkate almadan, olmadık yerde “indir-bindir” yapıyorlar. Bir tane örnek vereyim: Çarşamba akşamı saat 16:50 gibi. Hava yağıyor. Bir yolcum bekliyor, onu almaya gidiyorum; biraz acele ediyorum. Çakırtepe-Karşıyaka istikametine giden bir dolmuş, Saray camiinin tam köşede, indir- bindir için durdu. Kuyruk yığıldı; kornalar, bağırmalar…. derken hareket etti. Halbuki o dolmuş şoförü beş metre geride, meydanın geniş yerinde durabiliyor. Durması gereken yeri de orasıdır. Ne acı ki hiç durulmayacak yerde duruyor. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Onların da haklı tarafları vardır, bunalıyorlar. Fakat ölçüleri kaçırmamalıyız.

 

Şehiriçi Trafiği

Ünye’mizde şehiriçi trafiği, bana göre çok denetimsiz. Ana yolların iki tarafına araç park ediliyor. Yollar daraltıldı, kaldırımlar yüksek, cepler yetersiz. Varolan ceplere de kaygısızca ve keyfi olarak araç parkedilerek uzun süre kaldırılmıyor.  Belediyelerimizin “yanlış yere parketme cezası” verme yetkisi olduğu halde, herhalde uygulamadan hep kaldırıldı. Büyükşehir olunca paralar çoğaldığı için herhalde paraya ihtiyaç kalmadı. Ancak, Devletin bütçesinin ihtiyacı olduğunu hepimiz biliyoruz.

 

Aşırı yasakçılığın ürünü olarak yol kenarlarına konulmuş “Yarım kelle” taşları, Güzel Ünye’mize hiç yakıştıramıyorum. Akkuş-Niksar Caddesinde trafik, hiç akmaz hale gelmiş. Esnaf, dükkanına mal indirip-bindirecek, yolun ortasında duruyor. Aydahhh…! Kuyruk yığılıyor. Bekle, dur… Ağanın keyfi gelecek de sen de yol alıp gideceksin. Yasakçılıktan ziyade DENETİME ağırlık verilmelidir. Her şey, Güzel Ünye’miz için.

Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 388 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI