Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
21 Nisan 2017 Pazar
RECEP ÖZCAN
Başlangıçta Toprak Sonda Topraktır

Toprak insanın canı ve kanıdır. Toprağı sevmeyen yoktur.  Başlangıç toprak, son da topraktır. Doğumla ara verilir, ölümle tekrar toprağa dönülür. İşte bunun için olsa gerek ölünün ardından “Topraktan geldik, toprağa gideceğiz” deyip geride kalanları teselli etmeye çalışırız.

Ölüm gençlerin içine ve düşüncelerine uğramadığı gibi aynı zamanda uzaktır. Fakat yaş ilerledikçe ölümün korkuları uğramaya başlar, aklımızın bir köşesinde durur. Yakınlarımızdan, komşularımızdan veya dostlarımızdan birileri ölümü tadınca, aklımızın ölüm yerleşen kısmı çalışmaya başlar. Bir gün bu ölüm gelecek, bizi de aslımıza döndürecektir. Acaba hemen mi, yoksa daha sonra mı gelecek düşüncesi bizi korkutur. Ölümlere de üzüntü duyulur. Ölümü öldürmek aslında insanın elindedir. Ölüm; inançla öldürülür. Aslında toprak olduğumuzu, canlı iken et ve kemiğe büründüğümüzü unutmamaktır. Allah’ı seven ölümü sever, işte o zaman ölüm ona vız gelir.

İnsan deyince kalbi ve aklı ön plana çıkar. Bunlarla değer bulur. İyiyi ve karşıtı kötüyü ayırt eder. Organlarıyla yaşamdan tat alır. Veya işkence duyar. İnsan deyince kalp ne ise Kuran-ı Kerim değince “Yasin”  odur. Kuranın kalbidir. Kuranın kalbi “Yasin” ölümün de kalbidir. Yaşayanlarında kalbidir. Bunlarla huzur bulurlar. Acaba ölünün ardından neden Yasin okunur dersiniz?  Kalp kalbe karşıdır. Birbirlerini anlar, bu nedenle ölüm “Yasin”lerle huzur bulur.  “ Yasin” okununca ölümün üzüntüsünün sindiği ev, ana, baba, eş, çocuklar, kardeşler ve taziyeye gelen dostlar susar, ölümü öldüren “Yasin”, konfeti gibi dudaklardan dökülür. Kalplere huzur sunar. Ölülere bunun için “Yasinler, Fatihalar” konfeti şeklinde sunulur.

Sevgi, ayrık otları gibi kalplerde rastgele büyütülmemeli. Gereksiz olanları kalbe yerleştirilmemelidir. Nasıl toprağa işe yarar fidanları dikiyorsak, fidanları görmek istediğimiz yere nasıl ekiyorsak, itina gösteriyorsak.  Kalbe de böyle davranmalıyız. Yoksa akıl frenimiz patlar, kendine zarar verdiği gibi çevrendekilere de zarar verir. Hâlbuki insan başkasına faydalı olduğu kadar, değerlidir. Yoksa toprak kadar değeri yoktur. Daha doğrusu toprak böyle insandan değerlidir. Değerini sevgi ile korumak güzeldir.

Bende cenazelere katılırım. İnsanlar neden cenaze nazmına katılırlar? Ya sevdiği için ya da yakını olmasından dolayı zorunlu olarak katılır.  Gördüklerim beni düşüncelere sevk eder. Oradan kendime dersler çıkarmaya çalışırım. Bunlardan bazıları:

“Acaba bende ölümü tattığımda, cenaze namazımı kılacaklar kalabalıkları oluşur mu?

Gelenlerin ağzından “Yasinler, Fatihalar” konfetiler gibi dökülür mü?

Kulakların duymadığı tabutun içinde iken dudaklardan güzel sözler çıkar mı?

Gelenlerin yüzleri üzüntüden gerilir mi?

Bu benzeri olumlu düşünceler beni sevindirir.  Bu ölenin yaşamda başkalarına sevgiyi sunduğunun işaretidir. Sevgi paylaşıldıkça büyür. Paylaşılmasından dolayı kalabalıklar gelir. İşte bu kalabalılar; sevdiklerini Kuranın kalbi “Yasin ve Fatihalarla rabbine gönderiler. Bilirsiniz yolculuklara azıklarla çıkılır. Kişinin kendisi bunu hazırlar. Yaşarken başkalarına azık verenler, kendileri yolculuğa çıktığında sevdikleri tarafından azıcıklarla uğurlanırlar.

Öldükten sonra geride kalanlar tarafından ne kadar hatırlanırız acaba? Bir yıl mı, iki yıl mı, beş yıl mı, on yıl mı veya daha uzun süre mi? Bunun için kendimizi hiç mihenk taşına tuttuk mu acaba? Kendimizi bir mihenk taşına tutalım, sonrada sevgilerimizi çevremizdekilerle ona göre paylaşım diye düşünüyorum!

 

“ Evet, iyi bilin ki, kalpler Allahın zikriyle huzur bulur.  Onlar ki, iman etmişler ve Salih ameller işlemişler, ne mutlu onlara, gidecekleri yer de güzeldir” (Rad 28-29)



Bu Haber 366 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.