Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
21 Nisan 2017 Pazar
RECEP ÖZCAN
Yaşlılık ve Emeklilik

Yaşlılık ferdin, toplum içindeki hayatında, çalışma ve sosyal işlerinde gücünün ve yeteneğinin azalarak kaybolmasıdır. Bir toplumda ya da bir grup içinde sosyal yönden iyi bir uyum sağlayamama hâlidir. Yaşlı, artık yetenek ve becerilerini toplumda yerli yerinde kullanamamaktadır. Belli bir yaşın üstünde olup, bedenen normal fonksiyonlarını yerine getirememektedir.

Emeklilik ise yaşlılığın sonucu normal çalışmaların bırakılması ve sona erdirilmesidir.

Çocukken belirli yaşın üzerinde olanları dede olarak görür ve hele birde çocuklarla ilgilenirse mükemmel bir insandır. Çünkü dedeler torunları çok severler. Torunlarda dedeleri.

Çocuklar;  büyüklerin her zorluğu yendiğini, her işin üstesinden geldiğini kabul eder. Hatta çocukların gözünde, hayalinde onlar büyüktür, onlar halleder düşüncesine sahiptirler.

Çalışma hayatına başlanıldığında, çalışmanın zorlukları içindeyken hep emeklilik hayal edilir. Emeklilik için gün sayılır. Aslında bu düşünce bir an önce yaşlılık gelsin anlamına gelir. Yaşlılığa davetiye göndermektir.

Aslında insan bulunduğu yaşı iyi değerlendirmelidir. Her yaşın kendine göre bir değeri vardır. O değer o an değer taşır. Yaşlılığın ve emekliliğin zorluğunun farkına daha sonra varacaktır ama iş işten çoktan geçmiş olacaktır.

Gençlik döneminde yaşlılar için niye çalışıyor, evde otursun düşüncesi vardır. Emekliliğini yaşasın, parasını yesin, boşuna niye kendini yoruyor diye aklımıza gelir ve konuşulur. Hâlbuki insan yıllarca çalışmış, kendisine bir çevre oluşturmuş, yaşadığı ortama öyle alışmış ki oradan kopması mümkün değildir.

Hayat insan için yaşadığı ortamla ve yaşadığı insanlarla değerlidir. Bundan koparıldığında yaşamanın anlamı bitmiştir.

İnsan her yaşta mutlu ve huzurlu olabilmesi için onu yaşadığı ortamdan ayırmamak ve alışkanlıklarından vazgeçirmemek gerekir.

Yaşlılıkta veya emeklilikte; çocukluk ve gençlik yıllarındaki yaşantı unutulmaz o hep bir hatıra olarak anılır. Hep özlem duyulur. Yaşanan çevre, beraber yaşanılan dostlar yâd edilir. Aslında insan çocukluğunu veya gençliğini değil yaşadığı ortamı ve dostlarını özlemektedir.

Yaşlılıkta insanın bazı şeylere daha fazla ihtiyacı olmaktadır. Bunlardan biri eştir. Eş onun hem eşi, hem dostu, hem hayat arkadaşı, hem de dert ortağıdır. Konuşmak için insanın insana ihtiyacı vardır. Yaşlılara hal hatır sorulduğunda, en büyük sorunlarının konuşmaya bile birinin olmamasıdır.

Bir diğeri ise sohbet edeceği dostları olmasıdır.  Dostları azaldıkça kendini yalnız hisseder. Dostları azalanlar; dünyada yaşamaktansa öbür âlemde olmayı daha sevimli kabul etmektedirler.

Yaşlılık hareket kısıtlılığı getirmektedir. Hareket kısıtlığından dolayı ihtiyaçlarını karşılamak için zorlanılmaktadır. Bu nedenle yaşlıların çocuklarına ve torunlarına ihtiyacı vardır.

Yalnız kalan yaşlılar dışarı çıkıp ekmeğini bile alamadığı için aç kaldığı olmaktadır. Bu nedenle hem paraya hem de yardımcı olacak insanlara ihtiyacı vardır. Bazen torunlar bile harçlık vermezsen yanına yaklaşmazlar.

Yaşlılar topluma uyum sağlama da zorluk çekmektedirler. Yılların alışkanlığı var, hareket kısıtlığı var. Bu nedenle yaşlıların yüzü gülmeli, bir köşesine çekilip ölümü beklememelidir.  Diğer bir ifade ile hayat dolu olmadırlar. Buna karşılık diğer insanların da yaşlılara saygı ve hoşgörü göstermelidirler. Saygılı ve hoşgörülü davrananlar yaşlandığında aynı şeyle karşılaşırlar.

Hayat boş boş yaşamak değildir. Her yaşın hakkını vermek gerekir. Veya buna gayret göstermek gerekir. Huzur ve mutluluğu yakalamak için başkasından değil birazda kişinin çaba sarf etmesi gerekir.

Çalışanların bir kısmı emekli olmaktan korkarlar. Zorunlu emekliliğe kadar beklerler. Ya kahvehane ile ev arasına sıkışmaktan veya cami ile eve hapsolmaktan korkarlar. Meşgul olacakları, vakit geçirebilecekleri meşguliyetleri olmadığı için.

 

Çalışırken veya emekli olmadan, emekliliğe hazırlıklı olunmalıdır. Selam vereceğimiz veya alacağız insanlar grubu oluşturmalıyız. Çocukluk, gençlik, olgunluk yaşları olduğu gibi yaşlılık yılları da olduğunu hatırdan çıkarmadan yaşanmalıdır. Hayat her yaşta güzeldir. Güzellikler insanlar içindir.   



Bu Haber 389 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.