Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
21 Nisan 2017 Pazar
RECEP ÖZCAN
Canı Sıkılmak

Canı sıkılmak her insanın başının belasıdır. Hayatta yaşarken peşini bırakmaz. Kimisine aralıklarla belirli zaman diliminde uğrar, kimine ise hiç uğramaz, kiminin de sürekli yanında durur. Daha doğrusu beynini sürekli meşgul eder, can sıkıntısını sürekli hatırlatır.

Birde kişiye can sıkıntısı veren kişi ve olaylar vardır. Bu sıkıntı kendisinden değil başka kişiler ve olaylardan kaynaklanmaktadır. Biri gelir yok yere bir şeyler söyler, bundan dolayı can sıkıntısı başlar.  Veya birilerini sevmeyiz gördüğümüzde canımız sıkılmaya başlar.

Yüzüne bakılmayan verimsiz topraklar gibi yüzü gülmeyen insanları gördüğümüzde can sıkıntısı başlayabilir. Fakat yüzlerinden gülümseler dağılan kişileri ise gördüğümüzde bizlerinde yüzü güler, can sıkılmaz aksine neşe kaplar.

Birde kendini beğenenler vardır. Hani burunları kaf dağındadır. İşte bunlar da insanın canını sıkar. Zaten bu tip insanlar insana kasvet yüklerler. Kasvetli olmak zaten başlı başına can sıkıntısıdır.

Hayatta istemediğimiz birçok olaylarla karşılarız. Hayatımızı zorlaştırır.  İşte bu zorlaşmadan dolayı canımız sıkılır.

Olumsuz olaylar veya yaşamda kötü olaylar diye tabir ettiğimiz şeyler vardır. Olmasını istediğimiz bir şey, bazı olumsuzlar nedeniyle olmamışsa can sıkıntısı başlar. Neden bu işi gerçekleştiremedim, ne beceriksizim, neden bana engel oldular deyip can sıkıntısı bir süre devam eder.

Bir şeyin olmasını çok istersiniz fakat olmaz, bir süre canımız sıkılır. Fakat belli bir zaman sonra olmaması daha iyi olduğu anlaşılınca sevinçten uçar gideriz. Bazı şeyler sıkıntı vermesi, üzüntü duyulması demek ki çok şey değil anlamına gelir.

Başkalarının verdiği sıkıntıları aşılabilir, hatta ortadan kaldırılabilir. Olayları da ortadan kaldırmakta mümkündür. Kendimiz aşabildiğimiz gibi başkalarının yardımıyla da ortadan aşabilinir.  Hayatta birçok zorlukları aşabiliyoruz. Yeter ki bizde azim ve istek olsun.

Fakat başımızın belası olan bizden kaynaklanan can sıkıntısını kolay kolay def edilmez.

İnsanın canının sıkılması işi-gücü olmaması, meşgul olacağı bir şey bulamamasından kaynaklanırsa bunun ilacı çalışmak, uğraşacağı bir şeyler bulmaktır. Bunlar olursa canı sıkılmaz.

Avare avere gezerken bile canı sıkılanlar vardır. Aylak aylak dolaşmak, amaçsız gezmek de yorucudur. Amaçsız olarak yorulmak can sıkıntısının kaynağını oluşturur. Sürekli oturmak, sürekli yatmak bile can sıkar. Bu durumlarda da hep can sıkıntısından bahsedilir, şikâyetçi olunur.

Bazen de sürekli aynı şeyi yapmaktan, aynı yiyecekleri yemekten, aynı şeyleri giymekten bile şikâyetçi olanlar var. Daha doğrusu aynı şeyler sıkıcıdır. Fakat ne yapalım hayat hep devir daimdir.

Birde kişinin işi yoğundur, başını kaşıyacağı zamanı yoktur. Bu durumda ne yapacağını bilmez, canı sıkılır. Daha doğrusu işinin çok olmasından kaynaklanan can sıkıntısıdır. Hiç iş olmamak bile can sıkıcıdır. Tabi bunların çaresi var. İş yaparken sıkılmamayı beynimize yerleştirmek, yaptığımız işten mutlu olmaya kendimizi zorlamak ve haz duymaktır. Hayat yapılan işten haz duyularak yaşanırsa mutlu olunur. Yoksa can sıkıntısı bizimle devam eder gider.

Durup dururken aniden insanın içinde bir sıkıntı başlayabilir. Kişilerin başına gelecek kötü bir olayı önceden sezmesidir. Bu herkes için geçerli değil, bazıları için geçerlidir.

 

İnsan için yaşadığı sürece sıkıntı olacaktır. Bunu aşmanın yolu mutlu olmayı hedefe koymaktır. Hayatta her olayı olumlu veya her olayı olumsuz görmemek gerekir. Ne hep iyimser, nede hep kötümser olmaktır. Gerçekçi olmak gerekir. Yaşamak güzeldir. Özellikle de canı sıkılmadan yaşamak daha güzeldir. 



Bu Haber 351 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.