Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
10 Mart 2017 Pazar
İSMAİL SARI
Ünye'den Bir Sağlık Bakanı Geçti

Dünya tarihinin bütün evrelerinden günümüze kadar tarihi olaylar, önemli buluşlar, yenilik hareketleri (devrimler), büyük olaylar karşısındaki başarılar ve dik duruşlar genellikle tek kişi veya bir kişi liderliğindeki grupların ortak başarısı olarak tarih sayfalarındaki ölmez yerini altın harflerle almıştır ve almaktadır.

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sağlık alanındaki en büyük devriminin Lideri, Prof. Dr. Sayın Recep AKDAĞ Beyefendidir. Bunun, “Lâmı” “Cimi” yoktur. Katıksız “Sağlık Lideri”dir. Karşılaştırmalı olarak olayı değerlendirme fırsatı olmayanların, bu önemli devrimin farkında olmaları pek mümkün değildir.

 

Ben, ilk defa 2001 yılının Temmuz ayında Almanya’ya gittiğim zaman, oradaki işçi arkadaşlarımız dediler ki: “Bir arkadaşımız hastanede ameliyat olmuş, yatıyormuş; beraber gidelim İsmail Hoca da, bir hastane gör ve hasta kıymetinin nasıl bilindiğine şahit olursun.”

 

Gittik ve gördüm. Türkiye’mdeki hastaneler, hasta ve bakımları ile, kendi bilgilerim ölçüsünde bir karşılaştırma yaptığım zaman, ülkem adına utandım, küçüldüm ve son derece mahzun olmuştum. Ve o zaman işçilerimiz de Türk vatandaşıyız, demekten sanki utanıyorlardı. Rahmetli Ecevit’in Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak, ABD Başkanının bacağı bacak üstüne atmış vaziyetteki oturuşu karşısındaki, ayakta hazırol vaziyetindeki duruşunun görüntüleri, gözlerinin önünden hiç gitmiyor ve sürekli anlatarak, “Bizim ülkemiz ne zaman bu ülke haline (Almanya’yı kastederek) gelecek ?” diye soruyorlardı.

 

2010 yılında, tekrar Almanya’ya gittiğim zaman, aynı arkadaşlarla tekrar görüştüğümüzde, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan başardı hocam, şimdi alnımız açık, başımız dik olarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız, demekten gurur duyuyoruz.” dediler.

 

2016 yılında tekrar gittiğim zaman bu arkadaşlarla tekrar görüştük ve benzer memleket olaylarını değerlendirdik. Bu sefer aynı işçilerimiz; “Almanları solladık ve salladık hocam!” dedikleri zaman yüzler gülüyor, bildiklerini ve gördüklerini tekrar tekrar anlatmaktan son derece heyecan duyuyorlardı. 15 Temmuz FETÖ rezaletini gene ben Almanya’da iken, beraberce TV ekranlarından izlerken de kahroluyorlar; küfrün, lânet okumanın ve bedduanın sınırı falan olmuyordu.

 

Değerli Okuyucularım !

 

            Şimdi anladık mı Almanya, diğer AB ülkeleri ve ABD’nin Erdoğan düşmanlığının nedenlerini? Bu ağalar, kendilerine katıksız itaatkâr, başını kaldırmadan çalışan, hiç haktan hukuktan söz etmeden köle gibi hizmet eden kişiler istiyorlardı. Yıllarca da işçilerimiz çalışmışlardı. Ancak yıllar sonra, alnı açık, başı dik, haktan-hukuktan bahseden işçileri karşılarında görünce “kırmızı görmüş boğalar” gibi kudurdular. Öyle diyordu Almanya’nın sabık (eski, geçen) büyükelçisi Eberhard Pohl: “Erdoğan, bizim için kırmızı bezdir; O’nu gördüğümüzde boğa gibi oluyoruz.” (Yeni Şafak Gazetesi, 08.03.2017, Düşünce Günlüğü Köşesi).

 

Ancak;

 

Sağlık Bakanı’nın Ünye’den geçmesi, bazı dertlerimizi depreştirdi. Şöyle ki:

 

Sayın Bakan, konuşması arasında dedi ki, “Ordu’da, Ünye’de Fatsa’da büyük hastanelerimiz var.” Doğrudur. Binalar çok güzel, donanımlar modern. Dış görünüş itibariyle söylenecek sözümüz yok. Fakat diğerlerini bilmiyorum da Ünye Hastanesinin içine girince söyleyecek sözlerim var. Birkaç örnek veriyorum:

 

 

 

1-      Güzelim Ünye Devlet Hastanesi’nde bir kalp anjiyosu yapacak donanım neden yoktur da krize düşen hastalar ya Ordu’ya özel hastanelere veya Samsun’a gönderilmek zorunda kalınıyor. Çakırtepe Özel Hastanesine de aynı soruyu soruyorum; Neden?                              

2-      Birkaç gün önce Ünye Devlet Hastanesinde diş çektiren (ismi bende mahfuz) bir emekli öğretmen arkadaşın anlattıkları, sağlık adına bir skandal. Arkadaşımızın dişini çeken doktor, çekimden sonra ağzına bir pamuk topacı bile vermediği gibi, tükürmek için bir lavabo, çöp sepeti arayan arkadaşa; “Yut, yut! Bir şey olmaz!” dediğini arkadaşımız, ağlaması burnunda olarak anlattı.                                                                                                                                      

3-      Ben, şu anda Ünye Devlet Hastanesi’nde Fizik Tedavi seanslarıma devam ediyorum. İki ay sonra bana davet geldi. Sıkış-tıkış bir dar yerde seanslar sürdürülüyor. O koskoca binada daha geniş bir alan mı yok? Sonra, fizik tedavi seansında kullanılan alet ve edevat çok pahalı şeyler değil. Daha fazla sayıda alınarak niçin randevu sürelerinin kısaltılması düşünülmüyor? Önceki gün, randevu işlerini düzenleyen bayan memurenin bir hastaya “Aralık ayında randevu verdiklerimiz, yeni bitti; Ocak ayına yeni geçtik.” dediğini duydum.  

 

Bu saydıklarım ve benzerleri, Hastane yönetimi ve yerel siyasetin zaaflarıdır. Yoksa Sağlık Bakanı’nın sorunu değildir. İnşâallah, ilgi bekliyor, bizim insanlarımızın daha güzellerine lâyık olduğunu  belirtmek istiyorum.

 

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 332 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI