Dün İstanbul’dan işadamı bir arkadaşım aradı. Enteresan bir konu hakkında bilgi verdi. Gerçekten de enteresan olduğu ve çok önem arz ettiği için sizlerle paylaşmak istedim.
Bu arkadaşım İstanbul’da oluşturdukları 50 kişilik bir hemşeri grubuyla birlikte, Ünye’den İstanbul’a okumaya giden öğrencilerden durumu zorda olanlara burs veriyorlarmış.
Sordum, öğrendim, bu hayırsever grup her yıl 15 öğrenci tespit ediyor, bunlara ayda 140’ar TL nakit para ödüyorlarmış.
Böylelikle; üniversitenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü sınıfında okuyan yaklaşık 50 öğrenciye ayda 7 milyarın üzerinde burs ödeyen bu arkadaşım ve onun hayırsever grubu bu sene neyle karşılaşmışlar biliyor musunuz… Kendilerinden burs alan öğrencilerden bazılarının 8-10 ayrı yerden burs aldıklarını öğrenmişler.
Hayırsever grup kendilerine gelen bir ihbarı araştırmış, yaptıkları araştırmada bu gerçeği ortaya çıkarmışlar.
Baksanıza şu istismara… Ne kadar korkunç, ne kadar iğrenç… İnsanın olduğu yerde kanını donduran, buza çeviren şu üçkâğıda bir baksanıza…
İnsanlar bütün iyi niyetiyle okuyan, ancak durumu müsait olmayan gence sahip çıkıp okumasına yardım etmek için onlarla kendi ekmeğini paylaşmak istiyor. İçlerinden bazıları ise, önlerine çıkan herkesten burs alarak, bırak okumayı köşeyi dönme hesabı yapıyor.
Arkadaşım bu işe hayret etmiş, çok şaşırmış… Nasıl şaşırmasın ki, ben o olayın yaşayanı değil sadece duyup, işiteniyim, bu bile şok olmama yetti de arttı.
“Ne yapmak lazım bilemiyorum. Papaza kızıp, oruç bozamazsınız. Nanköre kapılıp, bütün çocuklara nankör muamelesi yapamazsınız. Bu işe bir çözüm bulunmalı, bir düzen verilmeli” diyor bu kalbi temiz, gönlü pir-u pak hayırsever dostum.
Evet, gerçekten de konu çok önemli…
Öğrencilere yardımcı olmak, onların zorluklarına dayanak olup okumalarını sağlamak üzere gerek kurumlar bazında, gerek gruplar bazında, gerekse şahıslar bazında çok önemli sayı ve miktarlarda burslar veriliyor.
Ancak, çoğunlukla kendi içinde kapalı olduğu, kimin kime burs verdiği bilinmediği için hatlar işte böyle karışabiliyor. Dolayısıyla bir öğrenci bakmışsın çok sayıda kurum, ya da şahıstan burs alabiliyor.
O halde ne yapmak lazım?
Bu işin çözümü, gerçekten hak edenlerin hak ettikleri miktarda burs almalarını sağlamanın gerçek yolu açıklıktan, şeffaflıktan geçer.
Peki, bu nasıl sağlanır derseniz…
İşte bunu cevaplamakta herkes zorlanır, ben de zorlanırım.
“İşi devlet çözsün. Burs vermek isteyen hayırseverler, verecekleri bursu devlete versin, bu işler devlet eliyle hallolsun” gibi bir çözüm önerilmiş olsa, burs verenlerin yüzde doksanı, belki de daha fazlası bu öneriye sıcak bakmaz, biliyorum.
Geriye kala, kala burs verenlerin yapacakları, ya da yaptıracakları araştırma kalıyor.
Var mı başka önerisi, ya da önerileri olan? Varsa bizlerle paylaşsın lütfen. Belki şu işe bir çeki-düzen verilir.
Yoksa bu tür örnekler, bu tür istismarlar daha da artar, hayırsever burs sahipleri de “Şerrine Lanet” der, bu işten çekilirlerse, gerçek burs hak eden gençlere yazık olur.
Bu işin mutlaka bir çözümü olmalı ve tez zamanda bir çözüm bulunmalıdır.