18 Kasım 2009 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Ünye'nin çatısı da yok muş be usta!.
yasar.karaduman@gmail.com

Geçen hafta gazete şöyle bir haber vardı:

Ünye’de bundan böyle bütün binalara çatı zorunluluğu getirildi. Ünye Belediye Meclisi aldığı yeni kararda binalarda çatıyı zorunlu kıldı. İskan izni verilirken çatısının yapılıp yapılmadığına da bakılacak. Böylece çatısız binaların doğurduğu görüntü kirliliği ortadan kalkacaktır. Konu Belediye Meclisi’nde görüşülerek uygulamaya konuldu Binaların çatısı mutlaka bitirilecek, çatısız binaya izin verilmeyecektir. 

Biraz geç oldu ama olsun..

Tebrikler.. Binalarda “Çatı” nedir niye yapılır?

Konunun uzmanı, mimar ve mühendis arkadaşların ve tüm çatıcıların affına sığınarak yazıyorum, yanlışım olursa bağışlasınlar ben bu çatı işinden pek anlamam.

Binayı örten, onu yağmur, rüzgar, kar ve dolu gibi etkenlerden koruyan örtüye çatı denilir. Çatıların ana görevleri kar ve rüzgarı taşıyabilmek, yağmur suyunu oluk, dere ve borulardan zemine aktarmaktır.  Çatının bitmesi bazen bayrak çekilerek kutlanır,

Çok çeşitli çatı türleri vardır, en yaygın olanı “Piramit Çatı’”dır. Dört tarafa yüzeyi bulunan ve piramit biçimindeki eğimi en son kare biçimini alan çatı türüdür.

Belediyenin aldığı ve çatıları düzenleyen karar yerinde bir karardır. “Daha önceleri neredeydiniz?” diye sormayalım artık.. 

Evlerin çatıları neden bitmez, neden şehirlerimiz,çatısız, demir filizlerinin uzadığı  binalarla doludur ?. Ya inşaat sahibinin parası bitmiştir, ya da kaçak bir kat daha çıkmak için seçimlere hazır beklemektedirler.

Çatı ile ilgili iki konu daha yazıp devam edelim. İstanbul Büyükçekmece Belediyesi, değil çatısız, çatısı yeşil kiremit  ile kaplı olmayan binalara bile oturma izni vermiyor..

Bir firma istenilen renkte kiremit üretmiş.. İsteyenin çatısını tuttuğu takım renklerin de bile yapabiliyor hatta Milli Takım rengi de var. Fenerli iseniz size  sarı lacivert çatı..

Ünye’de bitmiş binalarla ilgili birkaç problem daha var. İlgililer bunlara da ileride el atacaklardır umarım. Biz biraz sabırsız mıyız yoksa? Geçende yine yazmıştık, Ünye’ye gelen  bir misafirim sormuştu: “Belediye Ünye’de  sıvayı ve badanayı yasakladı mı”? Diye. İyi ki misafir, başını kaldırıp yukarıya bakmamış “ Aaaaaa…, sizin çatınız da yokmuş” derdi. Belediye de kim bu çatı işini akıl ettiyse onu kucaklar öperim.

Peki, badana ve sıva işine ne zaman sıra gelecek? Şehrin içi, dışı tepesi, mahallesi, girişi, çıkışı sıvasız ve badanasız, tuğlalı, biriketli, sıvaları dökülmüş badanaları solmuş evlerle dolu. Hatta Belediye binasının bile rengi kötü, badana dökük ve soluk.. Çok şık giyinen sevgili belediye başkanımız ve giyimlerine ayni özeni gösteren değerli başkan vekili ve yardımcısı arkadaşlarımız ve daire müdürleri, şehirde dolaşırken, eve gidip gelirken bunları görmüyorlar mı? Aynı özeni, binaların kıyafetleri sayılan badana boya ve sıva işlerine de göstermelerini istemek hakkımız değil mi? Bütün belediye herhalde başkan gibi villada oturmuyordur.

Şehrin arka mahalleleri zaten perişan.. En azından ön görünümde bu problemlerin çözülmesi gerekmektedir. 

Ünye artık bir şehirdir..

Kelaynak kuşu gibi bir Ünye istemiyoruz.

Şu dolgu parkından çıkıp biraz şehre bakmak lazım.. Park yüzünden şehir içinde hizmetler aksamaktadır. Yalıkahvesi’nin kaldırımları, kumsalı, stad çevresi ve arkası, pazaryeri ve çevresi ile bir çok mahalle de yollar perişan.. 

Park yüzünden Dikilitaş’tan öte Fener, Çamlık ve Aynikolay’a kadar doğa harikası kıyılar ilgiyi  dolgu parkına çekmek için kasten bakımsız bırakılarak unutturulmak  istenmektedir..  “Buna toplumsal sağırlık yaratmak denir.”

Nihayet geldik bana verilen yerin sonuna.. Her Çarşamba benzer konularla ben bu köşedeyim. Ayrıca Pazartesileri ikinci sayfada, “Tarihte Ünye’de yaşamış kavimlerin, mezar, mezar taşı ve ölü gömme kültürleri”ni yazıyoruz. Son “Hititler”i işledik gelecek hafta bir Türk kavmi olan “Kimmerler”i yazacağız.

Sevgiyle kalın..



Bu Haber 496 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI