Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
8 Mayıs 2017 Pazar
UZM. PSK. DAN. M. ZEKİ SAKA
Biz Böyle Değildik Miydik?

Yakınımda hep gençler var. Birçoğu benim üniversite öğrenimine başladığımda doğmuş. Yani onlar kundaktayken ben amfide ders görüyormuşum. Yabana atılacak bir yaş farkı değil bu. Ömür almış başını gidiyor. Bazen ona yetişemediğimi çok açık ve çok acı hissediyorum. Geçen, geçip giden ömrümün peşinde sürüklediğim bir hayatım var benim. Hayatım ömrüme yetiştiğinde belki bir kıvam bulacak. Şimdi sürükleniyor mu, peşinden mi koşuyor emin değilim.

İmkânlar nispetinde gençleri dinliyorum. Daha doğrusu dinlemeye çalışıyorum. Çünkü genci dinlemek bambaşka bir meziyet bambaşka bir gayret gerektiriyor. Gençleri dinlerken ben neredeyim? Emin olamıyorum bir türlü. Önde olduğumu, elimi uzatacak mesafede olduğumu hissettiğim zamanlar olmuyor değil. Lakin çoğu zaman gencin gerisinde kaldığıma dair bir his kaplıyor içimi. Sanki genişçe bir dairenin içinde uzun soluklu bir koşudaymışız da kim öne geçiyor, kim geride kalıyor belli değilmiş gibi.

“Biz böyle değildik”, “Biz böyle görmedik” diyeceğim, evet. Çünkü hiç kimse bir diğeri ile aynı şeyi görmez.  Terbiye, görgü, müeyyide dediğimiz sosyal değerler babadan oğla değiştiği gibi abiden kardeşe bile değişebilir. Hele bizim gibi teknikle, teknoloji ile ilişkisi tek taraflı, düz ve bir o kadar da hızlı olan bir ülkede… Fakat “Biz böyle değildik” derken bugünün gencini tahkim eden, onu hiçbir terbiye algısının içine yerleştirmeyen bir tavrı da olumlamam mümkün değil. Her devrin bir terbiyesi olur. Dahası her devrin insan manzarası farklı olur. Aynı şekilde kelimeleri, hülyası ve duası da farklı olur. Esas mesele de budur aslında… Atladığımız, ıskaladığımız mesele.

“Biz böyle değildik” derken insan, “Biz”in içini ne ile dolduruyor? Hiç şüphe yok, önce kendi ile dolduruyor. Kendi zamanı, kendi koşulları, kendi terbiye algısı ile dolduruyor. Sonra kendi gibi olan, terbiyevi olarak aynı bağlamı yaşayanlarla dolduruyor. Yani kendisine benzeyen hatta kendinden olanlarla dolduruyor. Kendini koyduğu bağlamın altını o kadar çiziyor, dairenin çevresini o kadar belli ediyor ki, evvela kendisi, o sınırın içinden çıkamıyor. Karşıdaki kişi kimse kim, o sınırlara yaklaşmak bile istemiyor. Elbette bir memnuniyet veriyor bu. Biz böyle değildik derken, daha ilk anda zem ettiği hatta kerih gördüğü durumun çok ötesinde olduğunu salık veriyor. “Biz böyle değildik”, asla, ne münasebet, olabilir mi hiç neviden bir cümle gibidir aslında. Biraz silkeleseniz bu cümlenin bütün bu hayret nidalarından çok daha fazlasını mündemiç olduğunu görürsünüz. Sanki tarih çirkinliğe, yozlaşmaya, bozulmuşluğa doğru akarken “Biz böyle değildik” diyen adamlar vardır ve bu adamlar gariptir, tarihin sel suyuna hiç bulaşmamışlar gibidir. Öyle ki tarih sel olup akarken ya onların çevrelerini dolanıp geçmiştir ya da onlar sel suyunun uzanamayacağı bir yükseklikte beklemişlerdir.

 

 “Biz böyle değildik” demek en menfi örnekler üzerinden kurulur da söylenir. Yani insan evladı yapamadığına, yaşayamadığına böyle bir cümle kurmuyor. Nerede sahip olduğumuz terbiyeye, değer algısına zıt bir durum var, orada biz böyle değildik demek var. Çok konforlu bir cümle, çünkü hiç dönüp de kendine bakma gereği bırakmıyor. Sonra teselli edici bir yanı var. Biz böyle değildik diyene kimse siz nasıldınız diye sormaz, o kendine dönüp de böyle değildik de ya nasıldık diye zaten sormaz. Bu anlamda bu cümlenin iki tarafı da tıkalıdır. Ne söylendiğinde muhatabına bir şey katar ne de söyleyenine bir şey katar. O yüzden bakmayın kerli felli adamların evladı, torunu yaşındaki insanlara, gençlere biz böyle değildik demelerine. Bu cümlenin hiçbir tespit hükmü yoktur. Hatta tespit değeri de yoktur. Öyle ki bugünlerde bu cümleyi seksen doğumlular doksan doğumlulara, doksan doğumlular taze gençlere söylüyor. Tıpkı daha önce de onlara söylendiği gibi.  



Bu Haber 351 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.