Yolun sahile bakan cephesinde en az 25 - 30 satıcı, köylerinden getirdikleri odunları pazarlamaya çalışırdı,
Henüz kesilmiş olmaları nedeniyle, nefis bir kokuları vardı. Pazarda dolaşırken kendinizi sanki orman alanında dolaşıyormuş sanırdınız.
Halk bilhassa, meşe ve gürgen odununa ilgi gösterirdi. Çünkü bu ağaçların ısı gücü diğer ağaçlara göre daha fazlaydı..
Cürü Dere'si hinterlandında bulunan Göbü Köyü'nde Nalcı diye isimlendirilen ARİF ve SADIK efendiler, bizim çocukluğumuzda odunculuğun yanında meşe ağırlıklı olmak üzere, maltız ve ütülerde kullanılmak amacıyla kömürde üretirlerdi.
Akraba olan bu iki satıcı, katırlarına yükledikler odunları, Derbent'in hemen yakınından, tepe yoluna saparlar ve mahalle aralarından kente girmek suretiyle hamulelerine müşteri ararlardı.
Hatırladığım kadarıyla, çok iyi bir kişilik sahibi olan, Alevi kökenli bu satıcı kardeşler, Türbe Caddesi'nden, Kiziroğlu Sokağa ve Kilise Tepesi'ne inene kadar odunlarını paraya dönüştürürlerdi.
Bu işle uğraşan köylüler, odun ve kömür dışında, çangal denilen ince uzun sırıklarda getirip satarlardı. Hatta evlerde temizlik işlerinde kullanılmak üzere, sırıkların ucuna taktıkları diken süpürgelerde pazarladıkları emtialarıydı.
Halkımız bu çangalları, bahçelerinin sınırlarını oluşturmakta kullanır ve adına fıraklı derdi. Ayrıca, bahçelere dikilen fasulye ocaklarının münasip yerlerine sokulur büyüyen fasulyeler bu sırıklara sarılırdı. Buna da halk dilinde fasulye çangalı denirdi. Bu şekilde mahsul daha verimli olur ve temiz kalırdı.Bir zamanlar Ünye köylerinde yaşayan hemşerilerimizin hatırı sayılır uğraşlarından olan odunculuk ve kömür üretimi şimdilerde oldukça azaldı beklide yok olmaya yüz tuttu.
Geçmişte kentimizde faaliyet gösteren çömlek fırınları odunla ısınır ve tonlara varan tüketim yaparlardı. Keza şehirdeki umuma açık hamamlarda külhanlarını odunla ısıtırlardı.
Ekmek fırınları da yakın zamana kadar odun yakardı. Sonraki yıllarda Matador denilen elektrikli ısıtma sistemine dönüştüler.
Bu müesseseler işletmelerinde çokça tüketim yapıkları için, odunlarını eşek veya katır yükü olarak değil, bu işin ticaretini yapan sektörden veya Orman İşletmesi depolarından kamyonlarla alırdı.
Bilhassa, Akkuş Orman İşletmesi bu konuda, bölgeye yetecek derece de odun üretiyordu.
Efendim:
Eskiden çok rağbet gören odunculuk ve kömürcülük mesleği günümüzde, Ünye'deki diğer meslekler gibi unutulmaya yüz tuttu.
Katır ve eşek sırtında odun satan satıcıların o hoş görüntüleri ve odun pazarı bugün geçmişten bir anı olarak belleklerimizde yaşıyor…