Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
5 Temmuz 2017 Pazar
AHMET DERYA VARİLCİ
Çöp

Geçen hafta çevremizin nasıl kirletildiğini anlattık, daha çok denizden gelen kirlenme üzerinde durduk...

Bu defa hemen herkesin ürettiği, devasa bir sorun teşkil eden çöp üzerinde duracağız.

Konuya ilişkin bu sütunlarda daha önce yazmıştık...

"Ünye'ye kıymayın efendiler" demiştik...

"Neden Ünye?" diye sormuştuk.

  

****

Bilindiği gibi, geçtiğimiz günlerde Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı, Ünye'de yapılması düşünülen çöp ayrıştırma tesisinin ihalesini gerçekleştirdi.

Önce Kızılcakese'ye düşünülmüştü bu tesis...

Tepki gelince, Cevizdere'ye yöneldiler.

Yeni yer seçiminde Çimento etkili oldu.

Çimento Fabrikası Cevizdere'deydi ve tesisin ayrıştırdığı atıkları yakmaya adaydı...

Yani bir nevi sponsor olmayı üstlenmişti.

Durumu özetle BŞ Başkanı şöyle izah ediyor:

"Ünye'de çöp döküm ve düzenli depolama alanı oluşturmuyoruz. [Kimi çevrelerde bu işleme "vahşi depolama" deniliyor.] Ünye ilçesinde çöp ayrıştırma tesisi kuruyoruz. Bu tesisi yıl sonuna kadar kuruyoruz ve mekanik ayrıştırma tesisimizin işletmeye alınmasıyla birlikte, 7-8 ilçemizin çöpünü aktarma istasyonlarında toplayacak ve TIR'larla bu tesisimize getireceğiz. Burada toplanan atıklar tesisimizde işlenecek, geri dönüşüm malzemeleri ayrıştırılacak ve Ünye Çimento Fabrikasına atıktan tüketilmiş yakıt hammaddesi olarak gönderilecek. Geriye kalan organik atıklar ise boyutlandırma ve homojenizasyon işlemlerinin ardından, nihai olarak bertaraf edilmek üzere Çaybaşı ilçemizde kurulması planlanan biyometanizasyon ve biyokurutma tesisine gönderilecek. Ünyemizde bir gün dahi çöp stoklamayacak ve ülkemizin hatta dünyanın kullanmış olduğu sistemi burada da kurmuş olacağız."

 

****

Konuyla ilgili yerel basında bir çok yazı yayınlandı, yazarlarımız konuyu köşesine taşıdı. Sosyal medyada paylaşımların ardı arkası kesilmedi. Baştan beri konunun takipçisi yazarlarımız oldu. Şiirler yazıldı, protestolar yükseldi.

Ama hiç birisi kâr etmedi!

 

Şimdi konuya biraz yakından bakalım...

 

Çöp nedir?

 

Çöp, işlevini yitirmiş ve kullanılamaz her türlü materyale verilen genel addır. Çöp, yenilen ve kendilerinden yiyecek ve içecek maddeleri üretilen meyve, sebze ve diğer gıda maddeleri ile üretimde veya tüketimde kullanılan maddelerin işe yaramayan kısımları, kullanılmaz hale gelen eşyalar ve değerlerini yitiren maddeler olarak tanımlanmaktadır.

[Bu tanımlama alıntıdır ve yasaklı olmasına rağmen Wikipedia'dan indirilmiştir. Browser'e falan gerek yok, "ön bellek'ten kolayca ulaşılabiliyor.]

Aynı kaynaktan devam edelim:

Çöpü toplayıp bertaraf etmekle görevli kişi, kurum ve kuruluşların gözünde; cinsi, niteliği ve niceliği ne olursa olsun, "çöplük" olarak belirlenen yerlere bırakılan, insan ve çevre sağlığına zarar vermeden bertaraf edilmesi gereken katı atıkların hepsi çöptür.

 

****

Ve ne yazık ki...

Ordu'nun olanca çöpü Ünye çöplüğünde "ayrıştırılacak"tır.

 

Devamı sosyal medya üzerinden çok güzel ifade edilmiş, M. Kemal Kısacıkoğlu tarafından kaleme alınmıştır:

 

"Ordu BŞ Başkanı'nın bahsettiği gibi 7-8 ilçeye ait ( Fatsa kesinlikle olacaktır) bütün çöp Ünye'ye gelecek, 19 ilçeden geri kalan küçük ilçelerin çöpü de Altınordu'ya gidecektir.

Belirtildiği üzere, Ünye'nin 6 km. doğusunda çöp ayrıştırılacak ve 2 km ötesindeki (ekonomik-teknolojik ömrünü tamamlamış ve çevre duyarlılığının yükseliş gösterdiği günümüzde artık çevre zararlısı halini almış) Ünye Çimento Fabrikası'nda yakılarak imha edilecek, geriye kalan organik atıklar ise Ünye'nin güneybatısında yer alan Çaybaşı ilçesinde kurulması planlanan biyometanizasyon ve biyokurutma tesisine gönderilecektir. Yani,Ünye açısından çöpün suyu, tozu, kokusu, dumanı vs. her şey, ekolojik anlamda karşı karşıya kalınan tehlikenin büyümesine yol açacaktır.

Bilmek gerekir ki, Ünye'nin doğusunda da batısında da çöp işlenir, atıkların büyük bir kısmı Ordu'nun uzağında yok edilirken Ünye çöplük, Ordu turizm kenti haline getirilmektedir."

 

Ordu ile Ünye arasında bir kıyaslama yapan Kısacıkoğlu, OBB'nin 2016 yılı faaliyet raporuna dikkatleri çekmektedir:

 

"Ordu'ya ne yapılmış, Ünye-Fatsa'ya ne yapılmış açıp görün. OBB'ye gönderilen ödeneklerden Ünye'ye düşen pay nedir, gerçekleşen yatırımlarda adil davranılmakta mıdır ve Ünye halkı OBB'sine ne ödemektedir? Sorgulamamız gerekiyor. Mesela, OBB'nin otopark ücret gelirine bakın, toplamı 1.737.099 TL'dır. Bu gelirin % 89'u Ünye- Fatsa'dan elde edilirken, Altınordu'dan yapılan tahsilat bulunmamaktadır. Ünyeliyim diyen herkesin Ünye'nin haklarına sahip çıkma görevi vardır."

 

Buyrun, çöp konusuna bir de bu açıdan bakalım...

 

 



Bu Haber 822 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Çöp Kompozisyonu Tarih : 17 Temmuz 2017 / Pazar Üye Adı :CANSU TOKAÇ
Katı atığın oransal olarak ne kadarının ayrıştırılabilir, ne kadarının kompostlaştırılabilir, ne kadarının çimento üretimine yakıt olarak kullanılabilir olacağı, o atığın toplandığı bölgelerin sosyo-ekonomik durumuyla doğrudan ilişkilidir. Bununla ilgili ortada detaylı bir çalışma yoksa Ünye'ye yapılacak tesis pahalı bir deneydir ve başarıya ulaşmaması durumunda proje vahşi depolama alanına, en iyi ihtimalle de düzenli depolama alanına dönüşecektir. Türkiye'de benzer bir tesis vardır; İstanbul Odayeri tesisleri İSTAÇ 'ın işlettiği, benzer alanda başarılı bir tesistir. Bu tesis Düzenli Depolama, Metan Gazından Elektrik Üretimi, Sızıntı Suyu Arıtma, Kompostlaştırma, Ayrıştırma, Granül/Çapak Üretimi ve piramitin en dibindeki ürün olarak çimento v.b fabrikalarda yakıt olarak kullanılabilen malzemenin üretimi için kurulmuş çok sayıda tesisten oluşan bir komplekstir. Özetle; bahsedilen tesis için bölgenin beşeri beslenme eğilimlerini dahi inceleyecek ciddi bir bilimsel çalışma yapılırsa (ve bu çalışmanın sonuçları beklentiyi karşılarsa) bu tesis Ünye için maddi gelir kaynağı bile olabilir. (not: zengin etmez) Ama böyle bir çalışma olmadan ve sonuçları detaylı incelenmeden her bir Ünyeli 'nin bu projeye şüpheyle yaklaşması gerektiğini düşünüyorum.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI