Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
10 Temmuz 2017 Pazar
İSMAİL SARI
“Deveyi Kaştan Atan Bir Tutam Ot’tur”

İnsanoğlunun en büyük düşmanı NEFSİ’dir. İnsanın yaratılışı böyledir. Sebebi ise, insanın dünyaya sınav için gönderilmiş olmasıdır. Nefsin kötü istekleri ile şeytanın tuzaklarını aşabilenler, sınavı kazanmış olacaktır.

Ben Almanya’da çocuklara din dersi ve Türkçe okutuyorum. Öğrencilerimin yaşları, 7 ila 18 yaşları arasıdır. Bu çocukların yediklerine ve içtiklerine bakarak, yazıma bir atalar sözümüzü başlık yaptım.

Almanya’da çocuklarının büyük çoğunluğunun para (harçlık) sıkıntısı yoktur. Veliler, çocuklarının yeme-içme ile ilgili isteklerini hiç sınırlamıyorlar. Bende bu çocukların yediklerini-içtiklerini şöyle uzaktan seyretmekle yetiniyorum. Öyle çok abur-cubur yiyor ki çocuklar, ben bir veli olarak şaşkınlıkla seyrediyorum. Görev yaptığım yerde, bir küçük büfe var. İçinde, sadece abur-cubur dediğimiz yiyecek ve içecekler var. Otomatik çalışan bu büfe, fiyatları etiketlerinde yazılı olan gıda maddelerini, bedeli kumbarasına atılınca otomatik veriyor. Yani başında bir satıcısı yok. Çocuklar da istediklerini alıyorlar. Buradaki velilere olayın vahametini anlatıyorum. Bana verdikleri cevabı, sayın meslektaşlarım öğretmenler ve veliler ibretle görsünler ve okusunlar ki, bir yabancı ülkede çocuk yetiştirmenin; başlarında denetleyen ve kontrol eden bir devletleri olmayan cahil velilerin durumlarını müşahede etsinler. Şöyle diyordu veliler: “Biz yiyecek-içecekleri Türk marketlerinden alıp getiriyoruz. Bizim ülkemizden gelen malları da mı korkarak yedirip içireceğiz çocuklarımıza? Bizler buralarda, senelerdir “şunda domuz var mı, bunda alkol var mı korkusu ile çocuklarımıza istediklerini yediremedik. Şimdi Türk marketleri geldi de, korkusuzca çocuklar istediklerini alıp yiyorlar.”

Ben bir eğitimci olarak Türk marketlerinin raflarını gezip kontrol ediyorum da, öyle çok MERDİVEN ALTI üretimler var ki, bana sadece üzülmek kalıyor.

Ancak, şunu da düşünüyorum; “Ben, burada işin başında olduğum için buradaki çocukları görüyorum. Ülkemdeki çocuklar, bunlardan farklı mı acaba? Bizim mahalle bakkallarında ve özellikle de okullara yakın mekânlarda bulunan benzeri yerlerde durumun farklı olduğunu sanmıyorum. Düşünmek bile istemiyorum ama, bu abur-cubur gıda maddelerinin arasına sıkıştırılan çeşit çeşit uyuşturucuları da hesaba katınca, işin içinden çıkamıyorum. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız, diyoruz ama sözden öteye geçip de teminatları koruma noktasında, öncelikle aileden başlayarak çok köklü tedbirlere ihtiyaç olduğunu gözden kaçırdığımızı düşünüyorum. Ve ben, buradaki velilere şunu öğütlüyorum: “Çocuklarınızı sevdiğinizi ve iyilik ettiğinizi zannederek, kötülük etmeyiniz.”

Ve ben buradan, tehlikeyi görerek ve acısını duyarak, veliler adına; “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çok değerli yöneticileri; gurbetçilerimizin göz bebeği, gönül tomurcukları, çok sevgili yavrularının korunması, denetimi ve istikballerinin sizlere bağlı olduğunu asla unutmayasınız”, diye seslenmek istiyorum.

Günümüz dünyasında, vahşi kapitalizmin çarkını, çoklukla döndürenlerin çocuklar ve bayanlar olduğu unutmayalım. Çünkü onlar, nefislerine daha yakın yerde durdukları için istismarlarını kolaydır. Bu da, onların yaratılışı gereğidir. Bayanlar, annedir; duygusaldır. Çocuklar da, yaşlarının gereğini yapmaktadırlar. Onlar, olayın suçluları değildirler. Önlemler, bu bilinçle alınmalıdır.

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla… 



Bu Haber 230 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI