Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
18 Temmuz 2017 Pazar
HAKAN ŞAŞMAZ
15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri

“Bayrakları  bayrak yapan  üstündeki kandır.Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” Vatan bir toprağın ilmik ilmik  işlenmiş halidir,Vatan uğruna destanlar yazılmış,türküler ,şiirler söylenmiş,ağıtlar yakılmış canlar canı bir candır.Vatan vatandaşın teriyle, emeğiyle , kanıyla  ,canıyla haşrolmadığı sürece yalnızca kuru bir toprak parçasıdır.Vatan kutsal bir emanettir bizlere. Onun ne olduğunu ,ne olmadığını iyice bilmek, anlamak gerekir.Vatan bize,geçmişte büyük zorluklar içinde canı pahasına sahip çıkan ecdadın , geleceğe yine canı pahasına bırakmamız gereken bir mirasıdır.

Yurdumun her köşesinde ecdadın izine rastlarsınız.Nereye baksanız onların bir hatırası göze çarpar.Her tepe de ,tümsekte acaba burada şehidim mi yatıyor dersiniz. Nereyi koklasanız, nerede bir çiçek görseniz ,acaba bu renkleri şehidimin kanından mı almış dersiniz.Toprağı okşayan her rüzgar şehidimden  haber getirir.Yurdumun her yeri buram buram makber-i gülistandır.Çünkü bu toprakları vatan yapmış binlerce şehidim vatanımızın dört köşesinde  kefensiz yatmaktadır.

O gün(15 Temmuz) İzmir’in şirin bir  ilçesi olan  Aliağa’nın ,yine şirin bir kasabası olan Şakran’da bulunuyordum.Gün boyu deniz kenarında idim.Hala ,Mart ayında bakanlıkça Ordu ilini temsilen  Çanakkale Savaşlarında yaşananları mahallinde görme ,bilgilendirilme ve oluşan hissiyatların çevremize aktarılması konusunda görevlendirildiğim Çanakkale de yaşananların  ve edindiğim izlenimlerimin etkisini yaşıyordum. Denize bakıp ,koskoca yedi düvelin Ege denizinden geçip ,Çanakkale de nasıl hezimete düştüklerini tasavvur ediyordum.

Yıllardır hayalimdeydi.Ama bir türlü kısmet olmamıştı.Özveri,disiplin ve hümanistik düşüncelerin beni Çanakkale’ye götüreceğini nereden bilebilirdim ki?Ama bildiğim şu  ki kaderde yoksa ,bir yaprak kımıldamazdı.Artık hayalim gerçek olmuştu.Bir devrin battığı yer ,Çanakkaledeydim.Öyle sayfalara , kitaplara, ansiklopedilere sığacak bir yer değildi. Bu destanı ancak yerinde anlamak gerekirdi.Söz konusu vatan , gerisi teferruatsa ,dünyanın en büyük doğal şehitliğini  görmek ,burada neler yaşandığını ,hangi koşullarda , nelerden vazgeçileceğini en azından hissedebilmek ,hepimize o günlerden  kalan bir miras olmalıydı.

O günler kara bulutlar yurdumun üstünü sarmıştı. Milletim fakr-u zaruret içinde yorgun –bitaptı.Bir savaştan ,bir savaşa;bir cepheden diğerine koşuyordu. Yeterki yurduma değmesin na- mahrem eli diye .Trablusgarp ,Balkan Savaşları derken,Bin kahr saldırdı yurduma her yerden.Kudurmuş canavarlar gibiydiler,Böyle bir saldırı görmedi yedi düvel.

Çanakkale önlerine  geldi gemiler,dev cüsseleriyle  birer birer.Sanki demirden zırh giymiş kapkara bulut gibiydiler.Dünyanın en büyük armadası,dev savaş gemilerinin  on altısı.Ocean,  Queen Elizabeth zırhlısı,Prince,  Suffren bir başkası.

Onlar çok kuvvetli, her şeyleri vardı amma,Benim de Nusret’im vardı, hoyrat dalgaların arasında,döşedi yirmi altı mayın , boğazın karanlık sularına.dünya armadası , gördü mahşeri o anda.Onlar hasta adam görüyordu milletimi,Sanki beş çayına gelmişler gibi.

Mehmet’imin yoktu postalı ,yanında azığı,Kum torbasından yapmıştı, çorabını ,çarığı.O şehit olurken bile ,olmuştu kefeni ,urbası,Biliyordu söz konusu vatansa ,gerisi teferruattı.Hiçbir güç alamazdı onun onurunu ve ecdadından teslim aldığı ,vatanının bir karış toprağını .“Tek kollu, çolak kalsa da diğer kolu , ayağı da başıyla bütün canı ,vatanına  feda. ”Onlar bilmiyorlardı, Mehmet’imin cesaretini.Mermiler,  onun göğsündeki nişanları gibiydi.

Çanakkale-Gelibolu yarımadasında dolaşırken her karış toprakta ,her sakit-sessiz yığında Makber-i Gülistan görürsünüz.Şehidim toprakla haşrolmuştur. Mehmedim  metrekareye 6 bin mermi düşen bir yerde 3 dakika sonra şehit olacağını bilmesi ve Peygamberimizle(s.a.s.) cennette yan yana olacağı şuuruyla kendilerini vatanının toprağına teslim etmişlerdir.

15 Temmuz’un gündüz saatlerinde Ege’nin soğuk sularına bakarken Çanakkale’de yaşananları gözümün önünden geçirirken, 15 Temmuz akşamından sabahına kadar  yaşananlar adeta tarih tekerrür mü ediyor? düşüncesine kaptırdı beni.Milletim ecdadından aldığı genlerle ,Çanakkale ,Kurtuluş Savaşı ruhu ile yeniden bombaların,kurşunların,daha bilinmezlerin önüne attı kendini.Yine vatanı ,milleti, istiklali ve istikbali için bir can önemsizdi.Derecelerin en büyüğü ona vaat ediliyordu.Şehitlikten daha büyük bir miras bırakamazlardı ardı sıra.

15 Temmuz akşam saatlerinde tv. İzlerken anormal giden bir şeyler hissettim. Köprüyü askerler kesmiş, trafiği tek yönlü durdurmuşlardı. Ortada polis kuvvetleri görülmüyordu. Oysa askerlerin orada ne işi olabilirdi. Derken durum yavaş yavaş anlaşılmaya başlandı. Yine dahili ve harici bedhahlar iş başındaydı. Kim bilebilirdi ki milletime ait uçakların ,helikopterlerin ,tankların asker zırhına bürünmüş bedhahların eline geçeceğini, gecenin karanlığını bozacağını ,yine milletimin üzerine kan kusacağını yine kim bilebilirdi ki.  Oysaki bu millet Çanakkale ve daha bir çok cephede yedi düveli bozguna uğratıp ,dizginlemişti.Böyle bir millet asla teslim alınamaz ve asla büyük önderimiz Atatürk’ün dediği gibi,köle ,uşak yapılamazdı.Nasıl düşünemezlerdi !Bu millet, tarihinde her zaman, Küllerinden doğup,yeniden yükselirdi.

Çanakkale Destanı ile ilgili her kahramanlığı adeta yeniden  yaşadım.15 Temmuz Destanı ,Çanakkale ruhunun  bir devamı ,yeniden doğuşu idi.Yine Mehmetlerin Halislerin ,Ayşelerin ,Fatmaların,Nene Hatunların her yerde,her zamanın ruhunda olduklarını gösteriyordu. Çanakkale’de kendilerini merminin önüne tereddütsüzce atan bir ecdadın torunları aynı şekilde onların bir soyu olarak 15 Temmuz gecesinde de kendilerini mermilerin ,bombaların,tankların önüne atmışlardı.Değişmeyen bir şey vardı;Yine milletin geleceğini ,yine milletin azmi , kararı ve demokrasiye tutkusu kurtarmıştı.Gafiller ,hainler kaderin üstündeki bir kaderle mahv-ı perişan oldular.

 

Milletime :

Tankları taşlarla durdurdu, zırh oldu eli

Muhtaç olduğu kuvvet elbette kanındaki asalette gizli.

Bu ise  herkese nasip değildi.

Övün milletim ! İşte Senin asaletin bu denli .

15 Temmuz bir türküdür, herkesin diline dolanan.

15 Temmuz bir sevdadır,gönüllere ilmik ilmik işlenen.

15 Temmuz bir destandır,kınalı kuzuların tekrar yazdığı.

15 Temmuz yedi düvelin battığı yerdir,tarihe ibret olan.

Bu Topraklardan  nasıl vazgeçilir?

Toprağımı vatan yapan “Şanlı Halisim, Mehmedim,Ayşem,Fatmam ”   varken.

Şehitlerim derki: “Vatan sağ olsun!”

 

Milletim derki:     ”Ruhları şad olsun!”



Bu Haber 318 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI