Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
4 Ağustos 2017 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Ben yaz mevsiminde esirim...

Yılbaşıyla yeni yıla kapı açılır ya mevsim kıştır ama millet başlar ta o zamandan yaz tatili planları yapmaya.

Rast geldiğimde dinlerim böylelerini.

Ne güzel anlatırlar Temmuz ve Ağustos sıcaklarında denizin serin sularında "cenneti yaşamayı".

Kıskanmam onları, imrenirim...

Bilirim çekilmezdir yılın o iki ayında bizim buralar.

Aşırı sıcaktır.

Hadi sıcağına dayandık.

Ya neme... Rutubete...

Havadaki nem, rutubet sıcağı daha fazla hissettirir, çekilmez eder günlük hayatı.

Bırak hareket etmeyi, oturduğun yerde sırılsıklam olursun.

Millet ta kışın ortasında başlar ya yaz mevsimi planları yapmaya.

Ben "biçare" de onları dinledikçe derim ki;

"Temmuz ve Ağustos'ta iki ay yaylaya çıkacağım."

Ya da derim ki;

Akkuş'a gideceğim. Ev tutacağım. Orada geçireceğim o iki" çürük ayı".

"Çürük ay" derken şimdilerde pek kullanılmıyor. Yeni nesil hiç bilmez. Büyüklerimiz Temmuz ve Ağustos ayları için "çürük ay" derlerdi.

Niye "çürük ay" derlerdi?

Çünkü aşırı nem ve rutubet özellikle yiyeceklerde çabucak çürümeye yol açıyordu da ondan.

Buzdolapları günlük hayatımıza gireli unuttuk çürüme işini.

Dolayısıyla Temmuz ve Ağustos'un "çürük ay" olduğunu.

Gelelim benim şu Akkuş planıma...

Acaba gidebilmiş midirim Akkuş'a yazları?

Soruyorum size...

"Akkuş yakın, ne zorluğu var, gitmişsindir tabi." diyorsunuzdur eminim.

Gidemedim...

Hiç bir yaz gidemedim Akkuş'a maalesef.

 

Yazın özgürlüğü, benim esaretim...

Haziran ayında yazdığım yazılarımın birinde artık yaz mevsimine girildiğine...

İnsanların kış mevsiminin insanı adeta hapseden esaretinden kurtulduğuna...

Özgürlüğünü yaşamaya başladığına değinmiştim.

Ama ben hariç...

Ben yaz mevsiminin özgürlüğünü yaşayanlardan değilim.

Beni yaşadığım yere bağlayan sebeplerim var.

Uzun süre ayrılmam imkansız.

Hele Ağustos ayı hiç mümkün değil.

Çünkü Ağustos ayı fındık ayı.

Ne yaylası da ne Akkuş'u...

Kısacası yaz mevsimi benim özgürlük mevsimim değil esaretimin devam ettiği mevsim.

 

İzin...

Evet, durum bu.

Fındık ayına girdik.

Ben hala tırpan vurduramadım.

Bir kaç güne kalmaz fındıklar dibine dökülmeye başlar.

Artık bir saat bile kaybetmeden tırpanı vurdurmalıyım.

Sonra fındıklar toplanmalı...

Patoza verilmeli...

Kurutulmalı...

Çuvallanmalı.

Çuvallanmalı da peki ya fiyat, pazar-piyasa ne alem de... Bir dertte bu...

Ooofff..

Bu yaz mevsimi ne kadar sıkıcı ya...

Bana izin...

Dedim ya fındık ayına girdik.

İşler iyice arttı.

Bir ay izin istiyorum değerli dostlar.

Eylül'de buluşmak üzere inşallah.

 

 



Bu Haber 1485 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI