Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
4 Ağustos 2017 Pazar
İSMAİL SARI
Deniz Kenarına Yer Yer İpler Bari Koyunuz !..

Yaz gelecek de denizlerde, göllerde, su kanallarında insanlar boğuldu, haberleri duyacağız diye ÜRPERİR olduk. Yazık oluyor insanlara, özellikle de gencecik bedenlere çok yazık oluyor. Kader, deyip geçiyoruz ama tedbir almak, kulun görevlerindendir. Ne demiş atalarımız; “Tedbir kuldan, takdir Allah’dan…”

 

Özellikle bizim Karadeniz sahillerimizde, yaz aylarında çok sayıda insanlar boğularak hayatiyetini sonlandırıyor. Üzülmemek elde değil. “Bana ne, dikkat etselermiş, yüzemiyorlarsa suya girmeselermiş…” gibi cahilâne sözlerle olup-bitenleri görmezden, duymazdan gelemeyiz ve sorumluluklarımızı başkalarının sırtına sararak kenara çekilmek suretiyle sorumluluktan kurtulduğumuzu zannedemeyiz. Sahillerimizin, göllerimizin, su kanallarımızın koruma sorumluluğu kimlerde ise, bir sürü insanımızın boğulmama sorumluluğunu da üstlenmelidir. Belediyelerimiz mi, Çevre Bakanlığımız mı, sahil koruma görevlilerimiz mi, her kimse; artık biraz daha duyarlılık bekliyoruz ve bunun da, bir vatandaş olarak HAK olduğuna inanıyoruz.

 

Geçen hafta içinde, benim halaoğlumun damadı, arkadaşlarını kurtarırken kendisini fedâ etti ve ebedi alême göçtü. İnşaallah şehit olmuştur. Çünkü Hadis-i Şerifte; “Suda boğulanlar, ateş afetine maruz kalarak yananlar, yol kesenlerden malını-canını korumak için mücadele verirken ölenler…” de şehitler grubundan sayılıyor. Allah, rahmetiyle karşılasın inşaallah. Halaoğlunun damadı olunca üzülüyoruz da öbürlerine üzülmüyor muyuz? Elbetki hepsi kardeşimiz ve bizim insanlarımız. Müslümanın derdi de sevinci de ortaktır. Duygularımız hepsi için aynıdır.

 

Yazımın başlığını izah için bir örnek veriyorum. 2001 yılında ilk defa Almanya’ya gittiğimde; Nekâr (nehir) kenarında gezerken yer yer konulmuş ipler gördüm. Kutuların içine yerleştirilmiş ve bir ucu, hemen acilen kullanılacak şekilde sarkıtılarak rahatça görülecek yerlere konulmuş. İlk bakışta farkına varamadım ve yanımdaki arkadaşlara, bu iplerin niçin konulduğunu sordum. Ve öğrendim ki, Nekâr (nehir)a biri düşer veya yüzmek için girer de boğulma tehlikesi geçirirse, kenardan görenler ipi atacak ve kurtulmasına yardımcı olacaklar. Akıl neyi gerektiriyorsa, adamlar onu yapmışlar.   

 

Herkes suya dalarak, boğulma tehlikesi geçiren insanı kurtaramaz. Çok zor ve o ölçüde de tehlikeli bir iştir. Tehlike geçiren insan, can havliyle, kurtarmağa gidene sarılır ve onun hareket etmesine engel olur. Böylece kurtarmağa giden boğulur, bazen tehlike geçiren kurtulur. Çoğu zaman da ikisi birden boğulur. Bunun için, ip atmak veya herhangi bir malzeme, araç-gereç kullanmak daha doğrudur.

 

Bütün bunlardan sonra diyorum ki, bu boğulma olayları artık millet olarak yüz karamız haline geldi. Zamanın imkânları bu kadar genişken her türlü koruma önlemi alınabilecekken, olaya duyarsız kalmak, bizim gibi bir ülkeye yakışmıyor. Almanlar, okullarda yüzme dersi veriyor ve havuzlarda çocuklara yüzme öğreterek belge veriyor. Bunun öğüdünü, bizim Peygamberimiz vermiştir: “Çocuklarınıza yüzmeyi ve ok atmayı (yani silah kullanmayı) öğretiniz.”

 

 

Saygı, sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 267 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI