Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
10 Ağustos 2017 Pazar
MEHMET KARAYALMAN
KUDÜS KADISI ÜNYELİ MEHMET NURİ EFENDİ VE HAZRETİ İBRAHİM PEYGAMBERİMİZ’İN EL-HALİL KENTİNİNDEKİ EĞLENCE MERKEZİ OLAN HAREM CAMİ

       Osmanlının bir bölük asker ve kanun ve nizam veren  kadı görevlendirmesiyle 401 yıl Osmanlılar (1516 - 1917) dört Asır şehri yönetmiş  şehre hareketlilik, canlılık,ve adaletle    yönetmişlerdir. Bunlardan bir kadı efendi de büyük hayrat sahibi  canikli oğlu Süleyman paşanın  inşa ettiği Sadullah bey Medreselerinde yetişen Mehmet Nuri Kadı’dır.

   Trablus,Şam Midilli ve KUDÜS kadılığına yükselen Mehmet Nuri Efendi hakkında  geçen hafta bilgi  vermiştik  yine  filistinledevamedelim inşallah 

    bu haftakikonumuz ise Milletinden olmakla iftihar ettiğimiz peygamber efendimizinde ceddi olan İbrahim Aleyhisselam’ın Kabrinin bulunduğu İslamAlimlerininde Harem olarak kabul ettiği halilül rahmen olarak Bilinen İslamın ilk dört büyük  Kutsal mekanlarımızdan biriolan  Elhalil camimizdir Önemli İbadet mekanlarımızdan biri olan  elhalil sıralayacak olursak  Mekke,Medine,Mescidi Aksa ve Halilül Harameyn Olarak İslamın İlk dört büyük önemli mekanlarından biri sayılmıştır.

Filistin toprakları sınılarında bulunan Neyazıkki İsrail gevurunun işgali altında mahsun olan mabedimizi gözyaşlarıyla ziyaret ettik ve durum .içler acısıdır..!

 

     Değerli arkadaşlar  Peygamberler şehri filistin   insanlık tarihi kadar eskidir.Birçok Peygamberler hayatlarının büyük bölümünü burada geçirmişlerdir hz  peygamber efendimizin Miraç’a yükseldiği kutsal mekan ilk kıblemiz bu topraklardadır.

       Hz. Ömer'le birlikte Müslümanların idaresine geçen  filisitn ve Kudüs, 1099'dan itibaren bir dönem Haçlıların elinde kalsa da, Selahaddin Eyyubi ile birlikte tekrar Müslüman beldesi olmuş ve İslâm tarihinin en güzel sayfaları o mübarek beldede yazılmıştır. Manevi havasına uygun olarak Hz. Ömer'in koyduğu temel kurallar, bütün Müslüman idareciler tarafından itinayla uygulandığından, Osmanlı Devleti'nin son dönemine kadar Kudüs, huzurun, hoşgörünün ve adaletin soluklandığı mukaddes bir belde olarak tarih sayfalarını süslemiştir sultan abdulhamid han osmanlı tahtına çıkınca ilk icraatı, filistin’in bütün topraklarını sarayın (osmanlı hanedanının) mülkü haline getirmek oldu.filistin islamhalifesininözel mülkü haline gelmiş halife dolayısıyla ilel ebed bu böyle kalacaktır yani darülislam topraklarıdır…

    böylece nüfusun çoğunluğunu elde etme planının bir parçası olan filistin’de toprak satışı kesin olarak önlendi. ayrıca filistin’e 33 senelik saltanatı esnasında tek bir yahudi’nin girmesine izin vermedi. Ne yazık ki artık Kudüs işgal altındadır. Yahudi Devleti İsrail, yıllardır Müslümanlara zulmediyor. Filistin`in işgaline parça parça devam eden Siyonistler bu yüce toprakları  Kudüs`ü abluka altına almış, istedikleri gibi at koşturuyorlar. Mescidi aksanın içine kadar girmişler efendimizin miraca yükseldiği pak temiz mekan gevur postallarıyla kirletilmiştir  mescidi aksa sera’an Kabe gibi  kutsaldır haremdir yanı  İslam olmayan Müslüman olmayan bu  mescidi aksaya giremez. Halil’ul rahman yani hazreti İbrahim peygamberimizin harem-i de öyledir  cami yani oda  kutsal mekanlardandır  orada  da ne yazık kı Yahudilerin kontrolündedir.

  Kudüs'ün 35 km güneyinde bulunan El-Halil kenti (İbranice: Hebron), Filistin'in Kudüs'ten sonra ikinci önemli şehridir. Adını da Halilurrahman olarak bilinen Hz. İbrahim'den almıştır. İsrail devleti, Batı Şeria’yı 1967 Haziran savaşında ele geçirince el-Halil de Doğu Kudüs'le birlikte işgal edildi. İsrail, Bazı bölgelere Yahudi yerleşim merkezleri inşa ettiği gibi şehrin tam ortasına da bir Yahudi mahallesi kurdu. Maksat, şehri sembolize eden Harem-i İbrahim Camisi'ni (Harem-i Şerif’i) de abluka altına alarak, Yahudi sinagoguna dönüştürmektir. İsrail, bu maksadına 1994’e kavuştu. Silahlı Yahudi bir fanatiğin camiyi basarak, secdedeki cemaati tarayıp 29 Filistinli Müslümanı şehit etmesinden sonra Harem-i İbrahim Camisinin yarısı Sinagog'a dönüştürülerek, Yahudilere tahsis edildi. O tarihten beri ibadet etmek isteyen Müslümanlar, camiye ulaşmak için İsrail askerlerinin nöbet tuttuğu demir turnikelerin arkasındaki arama cihazlarından geçmek zorundadır. İşgalci askerlerin kötü muameleleri karşısında camiye gelen Müslümanların ve turistlerin sayısı her geçen gün azalmaktadır. Bir İslâm beldesi olan el-Halil’in bugünkü durumu maalesef budur.Yahudiler, 1994'te yapılan katliamın ardından İbrahim Camisi'nin yüzde 55'ini işgal ettilerİsraillilerin caminin bir kısmını işgal etmesi ve kirletmesininziyaretine gitiğimizde bizi içden yaraladı  kontrol noktalarının caminin girişini adeta "kışla"ya çevirmişler  "İşgalci İsrail, cami çevresini askeri kışlaya dönüştürmüş durumda. Camiyi ziyaret etmek isteyen Filistinliler, kapılarda yapılan arama sırasında kaba muameleye maruz kalıyor Müslümanlar Yahudi yerleşimciler arasından geçmek çok zor ve içler acısı  bize ait olan bir camidir ne yazıkki eğlence merkezi haline getirilmiştir filistin çocuklarıaç perişan harem etrafında bir ekmek iin dilenmek zorunda bırakılmış Gençlere zulmediyorlar. Bıçak taşıma veya eylem yapmakla suçladıkları gençlere ateş açtıklarını görüşdüğümüz birgençten dinledik

Her giden Müslüman onlariçin şüpheli terörist olarak Tartaklanan Müslümanlar yinede bu kutsal harem camisini boş bırakmıyor buda Filistinli kardeşlerimizin gönlüne ferahlık veriyor...!

 

 Hazreti İbrahim, her üç semavî dinde de büyük hürmet gören büyük bir peygamberdir. Kuran’ın birçok suresinde geçen Hz. İbrahim, ahir ömrünü el Halil, Beytü’l Makdis ve civarında eşi Hz. Sare ile geçirir. Hz. İbrahim, hanımı Hz. Sare 170 yaşında vefat edince, Makpela mağarasını (şimdi Harem-i Şerif) yerlilerden alarak, onu buraya defnetmiştir. Ardından takribi olarak 37 yıl sonra kendisi de Hz. İshak ve Hz. İsmail tarafından eşinin yanına gömülmüştür. Enteresandır ileriki tarihlerde buraya Hz. İshak ve eşi RefekaHz. Yakup ve eşi ile Hz. İsmail ve eşi sıra ile buraya gömülmüştür. Rivayetlere göre Peygamberimiz (sav), Mirac’a çıkarken, Hz. Cebrailona (sav), Hz. İbrahim’in mezarını göstermiş ve “burası pederin kabri” demiştir.     Mısır seferine çıkan Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim, Harem-i Şerif’i tamir edip yenilemiştir. II. Mahmut döneminde camiinin etrafına birçok imaret eklenmiştir. Günümüzde Hz. İbrahim ve eşi Hz. Sare ile Hz. İshak ve eşi Refeka’ya ait olan bölüm, Müslümanların himayesi altındadır. Müslümanların olduğu kısımdaki Hz. İshak ve eşi Refeka’nın kabirleri camiinin içinde, Hz. İbrahim ve eşi Hz. Sare’nin kabirleri ise camiinin kuzeyinde kendilerine açılan bölmede bulunur. Ne var ki Hz. Yakup ve eşi ile Hz. İsmail ve eşinin bulunduğu yer, Yahudilerin elindedir. Bütün bu bilgileri size niye aktarıyorum biliyor musunuz? Allah, büyüktür. Olur ya, belki bir gün topluca el-Halil’e gidebiliriz. Sadece turistler gibi tarihî mekânları görmek ve gezmek için değil tabiî ki. Hz. İbrahim’in kabrinin başında hep birlikte aşağıdaki duayı okumak için, manevî bir yolculuğa çıkalım ve şimdiden niyetlenelim: “Allah’ın; İslam Ümmetine en yakın zamanda vahdaniyet nasip eyle. Bütün peygamberlerin suyu hürmetine Siyonist İsrail’in ve İslâm düşmanlarının Müslümanlara kurdukları tuzakları tersine çevir ve onları kendi kazdıkları tuzaklara düşür. Zalimleri Kahhar isminle kahru perişan eyle ve bizlere zafer ihsan eyle. Amin.”



Bu Haber 169 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI