9 Aralık 2009 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Dolmapark
yasar.karaduman@gmail.com

Niksar caddesinin denize ulaştığı noktada deniz doldurularak  yapılmaya çalışılan park..

Burası Ünye’nin en güzel kumluğu olan denize girme yeriydi..

1900 lü yılların başındaki adı Demirköprü mevkii idi..

Sivas, Tokat , Erbaa, Niksar, Turhal gibi Ünye’nin hinterlandındaki (arka tarafında)  şehirler ve kasabalar ürünlerini bu yoldan Ünye’ye getirirler, buradan deniz yolu ile sevk ederlerdi..

Niksar Caddesi’nde ve çevresinde bu ürünlerin depolandığı, toplandığı, bunları getiren hayvanların ve insanların barındığı hanlar vardı.

Niksar Caddesi’nin bir adı da “Hanboğazı” idi. Bu ürünler burada bulunan ve semte ismini veren Fransızların 1880 lerde inşa ettiği demir bir köprüden yani iskeleden (Ünyeliler iskeleye köprü der) motorlara, oradan açıkta duran yelkenlilere ve haftada bir geçen buharlı gemilere yüklenirdi.

Yıllar içinde  buradaki iskele biraz ileriye kayınca burası mavna yapım yeri, daha sonra mavnaların çekildiği yer olarak kaldı..

Belediye eski başkanlarından İsmail Cerrahoğlu buraya ilk toprağı dökerek bugünkü dolguya zemin hazırlamış oldu. Sorduğumuzda  “ben denizi doldurmadım “ der..

Sonra her kim akıl etti ise buraya denizi  doldurarak park yapmaya karar verdiler.. Hatta bu dolgu şimdiki iskeleye kadar devam edecekti de Ünyelilerin müdahelesi sonunda bu şekilde kaldı ve iskele ile dolgu arasındaki kumluk katliamdan kurtulmuş oldu.

Sizlerin de gördüğünüz gibi  park yıllardır bir türlü bitmedi..

Gereklimiydi..

Çeşitli görüşler vardır..

Çoğunluk gereksiz olduğunda birleşmektedir. Hele denizi doldurarak doğayı ve topografyayı bozarak yapılan bir parkın hiç affedilir yanı yoktur. Biz affetsek bile doğa affetmeyecektir. Şehri bu kadar kabaca kullanmayı, tahrip etmeyi, burada yaşayan insanlardan, görüş alınmadan, sadece iktidarım diye başına buyruk işler yapmayı hoş görmek mümkün değildir.

İşin bir bu tarafı olduğu gibi bir de parasal tarafı ve yapılan düzenlemenin görsel ve şehre yakışır olma sorunu, doğaya, şehrin tarihi dokusuna, kültürüne sosyal yaşamına uygunluk tarafı vardır.

Burada ne yapılıyor, planı, projesi var mı, nereye ne konulacak,  sivil toplum kuruluşlarından, mimar ve mühendisler odasından,  peyzaj mühendislerinden, denizbilimcilerden, çevre mühendislerinden, şehrin yazarından, basınından tarihçisinden, eğitimcisinden yaşlısından bilgi verilip görüş alındımı?

Yerel yönetim, yılan hikayesine dönen bu park nedeni ile yavaş yavaş çizilmeye başlayan karizmasını düzeltmek için  buraya yoğunlaşmıştır. “Dolmapark” uğruna şehrin acil müdahale gerektiren ön görünüm bölgelerindeki ve arka mahallelerdeki gözlerden ırak dağınıklık had safhaya çıkmıştır. Yalıkahvesi kumsalının pisliğine ve kaldırımların perişanlığına, TEK mi yapacak, Belediye mi yapacak her kim yapacaksa acilen el atılması gerekmektedir.

Ön önemlisi “Dolmapark”ın parasal kısmıdır.. Buranın canavar gibi para yutan bir kompleks olduğunu anlamak için ekonomi uzmanı olmaya gerek yok. Ne kadar bir bütçe ayrılmıştır, bittiğinde kaça çıkacaktır? Para nereden temin edilmiş veya edilecektir, şimdiye kadar ne harcanmıştır, yoksa Ali almış oyuna çoban almış koyuna mı gitmiştir.. Kimsede ses soluk yoktur. Bunlar hakkında arada bir halk basın yoluyla bilgilendirilse kötü mü olur?

Sonuç olarak, devamlı para yutan böyle bir yere gerek var mıydı?.. Bu parayla daha başka şeyler yapılamaz mıydı?.. Bu arkadaşlar  ya hesap bilmiyorlar, yada bir yerde define buldular..

Daha doğru dürüst bir belediye binanız yok.. Bu Laz müeahhit işi binada sıkışıp kalmışsınız. Daha, bir, sinema, tiyatro, konservatur, kütüphane, yüzme havuzu, oyun salonları,gibi şeyleri içinde barındıran bir kültür sarayımız yok.. Sokaklarımız yollarımız delik deşikken, her yağmurda sel basacak diye yüreğimiz ağzımıza gelirken, dört beş koldan lağımlar denize akerken ne işimize yarayacak bu park? 

Toplum olarak sağırlaştırılmışız.. Olana bitene tepkisiz kalmakta kurbağa gibi farkına varmadan yavaş yavaş haşlanmaktayız. Haşlanmış kurbağayı bilirsiniz geçende yazmıştım..

 



Bu Haber 498 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Doğru söze ne denir ? Tarih : 9 Aralık 2009 / Pazar Üye Adı :yavuz halıcı
Başlığım yazı hakkındaki yorumumu açıklıyor kanısındayım..
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI