Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
10 Ekim 2017 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Utandıran Tablo

İş cinayetleri acımasızca her gün beş emekçinin canını almaya devam ediyor. Ülkemizin kara tablosu olan  cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçi sayısı her yıl korkunç rakamlara ulaşıyor.

Türkiye utandıran bu tablodan ötürü Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra dünya üçüncülüğünü elinde barındırıyor. Bu şampiyonluğu ve üçüncülüğü hiç ama hiç hak etmiyor Türkiye. Son beş yılda üç kat artış gösteren kazalarda 9 bin işçi yaşamını yitirdi. Bu yılın dokuz ayında ekmek peşinde koşan en az bin 485 emekçi iş cinayetlerinin kurbanı oldu. Bu rakam yıl sonuna doğru daha da çoğalacak, belki de rekora ulaşacak.

Yurdun dört bir yanında her gün kaçak işyerlerinde kayıt dışı çalışan emekçiler de yaşamını yitiriyor. Bunların çoğundan kamuoyunun bilgisi bile olmuyor, resmi rakamlara yansımıyor. İstatistikler günde ortalama beş emekçinin iş kazalarının kurbanı olduğunu gösterse de kayıt altına alınamayanlarla birlikte ortaya çıkacak rakam dudak uçuklatacak boyutta.  Neredeyse trafik kazalarında ölenlere yakın iş cinayetlerinin kurbanları.

Ülkemizde  cinayetlerine ve meslek hastalıklarına ilişkin veriler gerçeği yansıtmıyor. Yaşamını yitirenlerin, mağdurların sayısı resmi rakamların kat be kat üstünde. Ölenler arasında minik bedenleriyle aile bütçesine katkı sağlamaya çalışan çocuk çiler de var. Demem o ki, aşırı kar hırsının yanında insan hayatının hiçbir değeri yok. Her yıl artan  cinayetleri bir türlü durdurulamıyor. Oysa yüzde 70-80'i önlenebilir nitelikte. Kayıt dışılığın, taşeronluğun yaygınlaşması, sendikalaşmanın engellenmesi, İhmalkarlık, yetersiz denetim ve önlemler, ilkel çalışma koşulları mesai kavramının olmaması, işsizlikten, kaçak işyerlerinin çoğalmasından ötürü  cinayetleri her yıl rekor kırarak artırıyor, Türkiye’yi Avrupa şampiyonluğuna taşıyor.

İş kazaları en çok inşaat, tarım ve ulaşım sektöründe meydana geliyor. Her üç sektörde çalışan gariban ve yoksul emekçiler, ya inşaattan düşerek, ya da tarım alanına çalışmaya giderken balık istifi gibi bindiği kamyon kasalarında trafik kazası sonucu yaşamını yitiriyor.

Güvencesiz çalıştığı işte alacakları üç beş kuruş için hayattan koparken, geriye gözü yaşlı aile bireyleri bırakıyor. Ocaklara ateş düşüyor. 

Ölümleriyle bir gün medyaya haber oluyor, kamuoyunun ilgisini çekiyor, sonradan unutulup gidiyorlar.Ta ki yeni kitlesel ölümler meydana gelene kadar iş cinayetleri gündemden düşüyor.

Toplumsal sorun haline gelen iş cinayetlerine karşı daha radikal önlemler neden hayata geçirilmiyor, denetimler neden daha yoğunlaştırılmıyor? İlla kitlesel ölümlerin meydana gelmesi mi bekleniyor?

Hiçbir şey, para, kar hırsı, kazanç insan hayatından önemli değil. O garibanlar sırf ekmek parası uğruna canından oluyor.

Emekçi artık laf değil, kurbanı olacağı  cinayetlerine karşı çalışma yaşamında radikal düzenlemelerin hayata geçirilmesini bekliyor. Emekçi yeni Soma, Ermenek, Mecidiyeköy acısı yaşamak istemiyor. Madenlerde yaşanan facianın ardından hangi önlemler hayata geçirildi? Ocaklarda çalışan çilere ödenmesi gereken iki asgari ücret bile düzenli ödenmiyor.

 

Utandıran tablodan bir an önce kurtulmalı Türkiye. Bir şeyler yapabilmek için görev başta resmi yetkililer, işverenler ve işçiler kadar topluma da düşüyor. Türkiye bu kara tablodan bir an önce kendini sıyırmalı.



Bu Haber 131 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI