Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
11 Ekim 2017 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Hiç Güvenilir Olmadı

ABD, çok güvenilir bir müttefik olmadığını vize krizi ile bir kez daha kanıtladı.

İstanbul  Başkonsolusluğunda çalışan bir Türk vatandaşının FETÖ ile ilgili yürütülen soruşturmadan tutuklanmasından  ötürü ABD’nin Türk vatandaşlarına vize yasağı koyması, buna Ankara’nın aynı yöntemle misillemede bulunması iki ülke arasında bugüne dek gerçekleşen en büyük soğukluk oldu.

Güvenilmez, kaypak, dilinin ayarı olmayan, gülerken ısıran yapıdaki Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasının ardından ABD, müttefiki olsun olmasın çoğu ülke ile ciddi gerilimler yaşıyor. Her an patlamaya hazır bomba olan Trump’ın ne yapacağı kestirilemiyor.

FETÖ elebaşının iadesine hiçbir aşamada olumlu yanıt vermeyen ABD’nin,  tüm uyarılara karşın terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG’ye açıktan silah yardımında bulunması, el altından Barzani’nin Kuzey Irak’ta gerçekleştirdiği bağımsızlık referandumunu desteklemesi Türkiye’nin tepkilerini zaten çekiyordu.

Bardağı taşıran son damla olan vize krizi iki ülke arasında bugüne dek görülmeyen gerilimi gündeme taşıdı.  NATO içinde bulunmasına karşın ABD ,Türkiye’ye karşı hiçbir zaman samimi bir dost görüntüsü vermedi. Yani,  yüze güldü arkadan istediği dolapları çevirdi.

Hatırlayın, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında silah yardımını kesmesini ambargo uygulamasını, tütün politikasına müdahale etmek istemesini. Ne var ki dönemin Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit’in kararlı politikaları sayesinde Türkiye bu tehditlerin hiç birine pabuç bırakmadı.  Eğer ABD’nin o günkü tehditlerinden çekinilseydi bugün KKTC diye bir devlet olmazdı.

Dedim ya, ABD hiçbir zaman Türkiye için gerçek ve samimi bir dost olmadı. Yine hatırlayın ABD askerlerinin 4 Temmuz 2003’te Süleymaniye’de Türk askerlerinin başına çuval geçirmesini. Gerçi bu krizler yürütülen diplomasi, görüşmeler sonucunda aşılmış, ilişkiler olağan hale gelmişti.

Ne var ki, son vize yasağı uygulaması Türkiye’ye ve yurttaşlarına karşı yapılan çok büyük terbiyesizlik ve ağır bir uygulama oldu. Vize yasağı ile birlikte insani düzeydeki temaslara da ağır bir darbe indirilmiş oluyor.

Dünyanın gözü önünde yurttaşlarına vize yasağı uygulanan bir ülke olarak gösterilmesinin yarattığı bir imaj erozyonu da söz konusu. ABD’nin Libya, Sudan, Somali, İran, Kuzey Kore gibi sınırlı sayıda ülkeye koyduğu  vize yasağını NATO müttefiki Türkiye’ye de uygulaması nasıl sahte dost olduğunu bir kez daha ortaya koydu ABD.

 Hem FETÖ’ye destek olan bir Türk çalışanının tutuklanmasına bu kadar sert tepki vermesi, vize yasağı koyması ABD hakkında bazı şüpheli soruları bir kez daha akıllara taşıdı. O kadar talebe rağmen FETÖ elebaşını Türkiye’ye iade etmiyor.

Bakmayın siz, Erdoğan’ın Eylül’de Trump ile yaptığı görüşmede ABD Başkanı’nın “Ülkelerimiz arasında harika bir dostluk var. Bence biz şu anda olmadığımız kadar yakınız” sözlerini bazı Türk medyasının manşete çekmesine.

 Bu sözlerin üzerinden daha bir ay geçmedi. ABD vize yasağını getirdi. Onun için ABD’ye, özellikle de dengesiz yapıdaki Trump’a çok güvenilmemeli.

“Bundan sonra ne olacak” derseniz? Gerginlik, kriz yürütülecek diplomatik görüşmeler sonucunda aşılacak, yine her iki ülke ilişkilerini müttefiklik çerçevesinde yine sürdürecek.  Ülkenin çıkarı gereği  de sürdürmek gerekiyor. 

Eğer bunu yapamıyorlarsa üçüncü ülkelerin araya girip bir şekilde arayı yumuşatması lazım. Türkiye’nin vize restleşmesindeki tavrı onurlu bir davranıştır. Yine de soğukkanlı davranılmasında  fayda var. Karşılıklı yasağın kısa süreceğini umuyorum

Ancak, yine vurguluyorum ABD hiçbir zaman samimi, güvenilir dost olmadı, olmaz da. Türkiye çıkarları neyi gerektiriyorsa o politikayı sürdürmek zorunda. Bunu yaparken de hiçbir zaman tahakküm altına alınacak bir ülke olmadığını barışçıl şekilde göstermeli. Tıpkı rahmetli Bülent Ecevit’in  ABD’nin Kıbrıs Barış Harekatı’nda silah ambargosuna, Türk köylüsüne haşhaş ekim yasağı getirilmesine yönelik talep karşısındaki tavrı gibi.

 

Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Hükümet atılacak adımları, kararları belirlemiştir bile. Gelişen son olaylar, kriz karşısında dış politikanın yeniden gözden geçirilmesi gerekmez mi?



Bu Haber 97 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI