Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
19 Ekim 2017 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Dünya Şampiyonluğuna Koşuyoruz

Aliağa’daki patlamada dört emekçinin yaşamını yitirmesinin hemen ardından Şırnak’ta kaçak maden ocağındaki göçükte 7 işçinin ölmesi ülkenin acı gerçeği iş kazalarını yeniden anımsattı.

Günde ortalama beş işçinin canını alan iş kazalarında Türkiye, halen Avrupa şampiyonluğunun yanı sıra dünya üçüncüsü de. Sadece bu yılın 9 ayında çeşitli iş kollarında bin 485 emekçi iş kazalarının kurbanı oldu. Kuşkusuz bu rakam yıl sonuna dek daha da artacak, belki de rekora ulaşacak. Ölenlerin iki katı, daha fazlası yaralanma ve hastalık sonucu iş göremez hale geliyor. Taşeron çalıştırmanın yaygınlığı, sendikasızlaştırma, önlemlerin ıskalanması, yetersiz denetim, eğitim yoksunluğu, Şırnak örneğinde olduğu gibi kaçak maden ocaklarının çoğalmasından ötürü iş cinayetleri her gün beş ailenin ocağına ateş düşürüyor. Olumsuz, iç acıtan tabloya karşı önlemlerin, denetimlerin artırılması gerekirken, ne yazık ki iş kazalarına karşı çıkarılan yasanın uygulanması erteleniyor.

TBMM’den büyük destekle çıkarılan kamu kurumları ile 50’den az işçi çalıştıran özel sektöre ait az tehlikeli işyerlerinde 1 Temmuz’dan itibaren iş güvenliği uzmanı ile iş yeri hekimi bulundurma zorunluluğunu öngören yasanın uygulanması anlaşılmaz tutumla 2020 yılına ertelendi. Yine 10’dan az işçi çalıştıran bakkal, manav, muhasebeci ve avukatlık bürolarına kadar az tehlikeli işyerlerinde temmuzda başlaması gereken iş güvenliği uzmanı hizmeti alma  zorunluluğu da 2020 yılına bırakıldı.

Yeterli hekim ve uzman bulunmadığı öne sürülse de özellikle küçük işyerlerine gelecek ek maliyeti öne süren işverenlerin talebi ertelemede etkili oldu.

2012 yılında çıkarılan yasa önce 1 Temmuz 2017’ye daha sonra da 2020 yılına ötelendi. Böylelikle "hedef sıfır iş kazası” sloganı ile siyasi iktidarın aylar önce başlattığı kampanyanın hiç bir amacı kalmadı. Yasanın tüm işyerlerinde uygulanabilmesi için en az 30 bin işyeri hekimine gereksinim bulunduğu bildiriliyor. Halen 13 bin 450 işyeri hekimi mevcut. Yasanın çıktığı 2012’den bu yana hekim sayısı neden artırılmadı? İş cinayetlerinin genelde küçük, özellikle özel sektöre ait işyerlerinde oluştuğu dikkate alındığında yasanın uygulanmasının ileriye ötelenmesini anlamak mümkün değil.

Erteleme kapsamındaki 1.1 milyon işyerinde 4 milyon işçi çalışıyor. Yani bu işçiler üç yıl daha iş güvenliğinden yoksun, adeta ölümle burun buruna olacak. Şırnak'taki cinayetin ardından Enerji ve Tabii Bakanlar Bakanlığı'nın kömür ocağının kaçak ve ruhsatsız olduğuna ilişkin açıklamasına ya ne demeli? Kaçaktı da neden önceden kapatılmadı, üretime izin verildi?  İşyerlerini “küçük” deyip geçiştirmemek lazım. İş cinayetleri her an her yerde meydana gelebilir. Veriler, ölümlerin ve yaralanmaların büyük bölümünün küçük işyerleri ile işletmelerde olduğunu zaten ortaya koyuyor. En çok iş cinayetinin meydana geldiği yerlerin başında az sayıda işçinin çalıştığı kaçak kömür ocakları geliyor. Bu ocaklar denetimden yoksun, her türlü tehlikeye açık, adeta ölüm saçıyor. Emekçilerin asgari ücretin bile altındaki para ile çalıştığı son derece ilkel bu işyerleri denetimsizlikten rahatça at oynatmalarından dolayı daha da yaygınlaşacak, birer ölüm kuyusu olmaya devam edecek. Hangi gerekçe öne sürülürse sürülsün, iş cinayetlerine karşı çıkarılan yasanın ertelenmesi doğru olmadı. İş güvenliği gibi son derece önemli bir yasa ertelenirse  günde beş emekçinin yaşamını yitirmesi de kaçınılmaz olur, Türkiye Avrupa şampiyonluğunu başka ülkeye kaptırmaz, dünya şampiyonluğuna doğru koşar. Toplumsal sorun haline gelen iş kazalarına karşı yasa çıkarıyorsunuz, ardından hayata geçmesini erteliyorsunuz.  O zaman sorarlar, “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?” Eğer radikal önlemler hayata geçirilmez, kaçak işyeri sahiplerine hapis cezası dahil ağır yaptırımlar getirilmez, sendikalaşmanın önü açılmaz, taşeron çalıştırmanın yaygınlaşması engellenmezse Türkiye’nin  bir süre sonra iş cinayetlerinde dünya şampiyonu olması kaçınılmaz.

Ne yazık ki olan asgari ücret ve altındaki para ile her türlü sosyal güvenceden yoksun çalışan gariban emekçiye oluyor.  İş cinayetleri acımasızca her gün beş emekçinin canını almaya devam ediyor. Ülkemizin kara tablosu olan iş cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçi sayısı her yıl korkunç rakamlara ulaşıyor. Utandıran bu tablo ülkemize hiç ama hiç yakışmıyor. Daha vahimi ölenler arasında çocuk işçiler de bulunuyor. Oysa kazaların yüzde 70-80'i önlenebilir nitelikte. Hiç ders alınmıyor bu dramatik tablodan. Para hırsı insan hayatının önüne geçiyor.

 

Daha radikal önlemler neden hayata geçirilmiyor, denetimler neden daha yoğunlaştırılmıyor? Bir şeylerin yapılması için illa kitlesel ölümlerin meydana gelmesi mi bekleniyor? Hiçbir şey, para, kar hırsı, kazanç insan hayatından önemli değil. O garibanlar sırf ekmek parası uğruna canından oluyor. Emekçi artık laf değil, kurbanı olacağı iş cinayetlerine karşı çalışma yaşamında daha uygulanabilir katı düzenlemelerin hayata geçirilmesini bekliyor. Yoksa daha çok emekçinin canını alır iş cinayetleri. 



Bu Haber 152 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI