Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
26 Ekim 2017 Pazar
TURGAY GÜVEN
Gripal İnfeksiyon-Grip Virüsü - Grip Aşısı-Tedavisi (4) “Tedavi”

Konumuza,  yıllar önce başımdan geçen bir öykü ile devam etmek istiyorum. Poliklinikte hasta muayene ediyorum, bir aile okul öncesi yaşlarında  iki çocuklarını birden muayeneye getirmişler.”Buyurun, sizi dinliyorum. Çocukların nasıl bir rahatsızlığı var?” “ Doktor bey, çok korkuyorum, çocuklar grip oldu.” Anne, çok zor durumdaki insanların ruh hali içerisinde ve panikte.   Çocukların ateşlerine bakıyoruz, 37-37.5 filan, yani bir  parça yüksek. Hafif burun akıntıları var. Grip hali başlangıcı. “ Öksürük var mı?” “ Yok.”  “Kulak ağrısından filan söz diyorlar mı?” “Hayır.”  Boğazları hafif  kızarık. “ Dizlerim ağırıyor  filan.. diyorlar mı ?” “Hayır”  “ Kusma, ishal hali veya benim sormadığım, sizin söyleyeceğiniz bir şey var mı?” Diyorum.   “ Doktor bey, rica etsem kalplerini  dinlermisiniz?”  “Elbette.” “ Bakın, size de dinleteyim, normal bir çocuk kalbi atışı. Yalnız, baştan  şunu da belirteyim. Çocuk kalbi biraz hızlı atar. Sizi telaşlandırmasın. Gördüğüm kadarıyla çocuklar hafif bir gripal infeksiyon geçiriyorlar.  Size ilaçlar yazayım, kullanırsınız,” “ İyi muayene ettiniz mi, doktor bey, acaba tehlikeli mi?” Hayır hanımefendi, öyle düşünmeyin. Basit bir rahatsızlık. İlaç, iyi bakım ve dinlenme ile rahatlıkla düzelecektir.” “ Doktor bey, antibiyotik yazmayın.”

Sonunda, o zamana kadar sabreden  baba,  söze karışıyor. “ Doktor bey, kusura bakmayın, akşam haberlerinde  bir şeyler söylediler, ölümcül grip salgını kapıda, özellikle küçük çocuklarda tehlikeli olabiliyor. Dikkatli olun, filan  diye. Bizim hanım sabahı zor etti. Ayrıca, Hanım, Almanya’da büyümüş, orada doktorlar, böyle şeylerde antibiyotik yazmazlarmış, antibiyotikten hep kaçınıyor.”

İş anlaşıldı, zaten normalde de bir parça panik atak olan anne, konu evlatları olunca medyanın etkisi altında fazlaca  telaşlanmış.

Öncelikle bir şeyi açıkça belirtmek  istiyorum ki, viral  gripal  infeksiyon denilen şey, sadece viral gripal infeksiyon değildir. Gerekli ve yeterli önlem alınmadığı takdirde, hastalık, çokta uzak olmayan bir aşamada,  ortama ilave olan bakterilerinde etkisiyle,  basit  bir viral patojenik  halden, bu mikroorganizmaların, komşuluk ve kan yoluyla aynı hızla cilt, adaleler  ve iç organlarda eklemlerde  yerleşmeleri ve ayrıca    salgıladıkları çeşitli  toksinleri ile doku ve organları tahrip etmeleri sonucunda, hayati tehlikeler arz edebilecek kompleks  bir viral-bakteriyel çöküntüye sebep olabilmektedir

“Hocam, tüm bunlar iyi de, yine de, herhangi bir şekilde  grip olduk, ne yapacağız?”   derseniz.

Ağız burun yollarıyla başlayan bir  Gripal infeksiyonun başlangıcında, virüs toksinleriyle etkilemeye, patolojisini bozmaya başladığı vücut dokusuna yerleşmeye çalışmaktadır. Vücut, dokuya yerleşmiş virüse  karşı savunma mekanizmasını çalıştırır, bol ağız,  burun ve hatta gözyaşı salgısıyla virüsü dışarı atmaya çalışırken, destek fagosit hücrelerle ve antikorlarla virüsleri yok etmeye çalışır. Virüste hızla çevre dokulara ulaşmaya, nüfuz etmeye ve alanını genişletmeye, salgıladığı toksinleriyle de daha ileri doku ve organlarda  etki göstermeye  çalışmaktadır.                          

Bu dönem, infeksiyonun başlangıç dönemidir. Hasta bu dönemi,   klasik  nane-limon muhabbetiyle, özellikle sosyal yaşamda büyük rahatsızlık yaratan  burun salgısını kesmek için, anti alerjik ve antigripal  preparatlar kullanarak,   pratik tedavi yöntemleriyle ayakta geçiştirmeye çalışır. Bilimsel yayınlarda, bu dönemi daha da rahat atlatabilmek için, ilk 48saat içerisinde tamiflu vb. bazı anti viral ilaçlarda kullanılması da tavsiye  edilmektedir, ancak,  eski usul, ateş düşürücülerle takviyeli,  bol sıvı-ıhlamur çayı ile yorgan döşek bir terleme ile de hastalığı atlatabilir.

Ancak, sadece viral etki  bir veya iki gün, bilemedin üç  gün  sürer, sonrasında,  aynı zamanda  bakteri yerleşimi de başlamıştır. Bu bölgeye ait,  ağız-boğaz-tonsillit ve benzeri infeksiyonlarda,  boğaz salgısından alınan materyel ile besiyerinde patojen virüs üremesi yöntemiyle virüsün ve türünün tesbiti  uzun zaman aldığı için, pratikte,  viral kontrol uygulanamamaktadır, ancak, bakteri üremesi nispeten  daha kolay ve kısa süreli olduğundan, yapılan antibiyogram  kontrollerinde, genellikle, en önemli patojen bakteriyel etken olarak  A gurubu Beta hemolitik Streptokok saptanmaktadır.

Vücudun ağız -burun–boğaz salgılarıyla yaptığı karşı savunması  başarısız kalırsa, takip eden bir sonraki dönemde,  Viral infeksiyon, ortama katılan bakterilerle beraber   farinks,  larinks yoluyla bronşlara doğru inmeye başlar. Eğer vücuda giren virüs,  bir yıl önceki kodlarını değiştirmiş yeni bir tür ise,  vücudun savunma mekanizmalarını atlatabilir. Geç kalınmadan kullanılacak bir antibakteriyel   burun damlası ile dezenfektan bir boğaz gargarasının, bu bölgelerde, viral-bakteriyel mikrop üremesinin  ve yayılmasının önlenmesinde sayısız yararları vardır. Aksi takdirde, farenjit-larenjit  ve de bronşite doğru hızlı bir ilerleme olacaktır. Gitgide yükselmekte olan bir ateşle beraber, şiddetlenen genel infeksiyon belirtileri sonucu, hastalık,  yatak tedavisi yanında,  mutlaka, oral veya paranteral bir antibiyotik tedavisini de gerektirmektedir.

Gerekli ve yeterli bir tedavi uygulanamadığı takdirde, direncinin büyük bir kısmını yitirmiş bir vücutta,   Virüs ve bakterilerin,  bronşlar yoluyla, akciğerlere-Pnomoni, kan yoluyla  kalp-Endokardit, karaciğer, böbrekler, mide ve barsaklar ile  beyin ve diğer birçok organlarla eklemlere kadar ulaşmaları, hiçte zor değildir.

Ondan sonrası ise, Allah kerim.

 

Saygılarımla. 



Bu Haber 150 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI