Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
9 Kasım 2017 Pazar
YOKSUL İRFANİ
Nefes-Nâme

Ben öyleyim ki saf

Ettim kendimi bertaraf

Ver bana mânâyı

Bileyim ezberlemiş gibi

 

Şaka yaptım rûhuma

Anlamadı bir kelâm

Sevdiğim sana verdim selâm

Abdal oldum bir günâ

 

Ben senin uğrunda

Kaynayan kazanım

Kutlu sularında sevgiyle

Yüzen bir sazanım

 

Uzaktan uzağa bakıyor cemâlim

Kendim desem nedir kemâlim

Dünyâda kalsın dünyâ malim

Ahrette tamam olur kemâlim

 

On bin kuş uçan sana kavuşunca

Yüz bin kelebek, yollar savuşunca

Dönüm durdukça zaman, bunca

Değirmene un olur hâlim

 

Ben nesli fenayım

Fenâ mülkünde senâyım

Kendim yokum

Kendimden fenayım

 

Ben sensiz aklımı sele veririm

Zavallı yüreğim yele veririm

Nazlı yârim beni terk ederse

Şu değersiz cânımı öle veririm

 

Öyle sersemim ki görmem fenâyı

Mecnun Leylâ'ya nasıl vurgunsa

Vurgunluk Leylâ’da nasıl yorgunsa

Çöllerde buldum fenâyı

 

Ey! Ben çölde yüzen ördek miyim

Göller çöle dönmüşse ben ne deyim

Aşk elinden yâr ben n’edeyim

Dünyâda Mecnûn noksan değil

 

Yüz kere yazdım doksan değil

Çektiğim ıstırap noksan değil

Gökteki kuşlar rakkam değil

Ne kadar yükselsen makam değil

 

Ben aşkınla harâbım ey yâr

Bin yıllık şarâbım ey yâr

Aşk göğünde oldum tayyâr

Kaybettim kendimi sende ey yâr

 

Senin gül ayağına turâbım ey yar

Saatim tutmaz aslâ sensiz ayar

Gül yüzüme ver yorgun saatime ayar

Gökte yıldızlar ben olmasam da kayar

 

Ben bir kusur kuşuyum bataklıkta yaşarım

Aşksız yaşayanlara çok şaşarım

Aşk zamanında bulutlardan kaçarım

Bir gülüşünle dağları aşarım

 

Bir leylek gibi ey yar kuş eyleme beni

Bir hamlede ey yar tuş eyleme beni

Çuvala koyup denize atma beni

Bin yıl geçse ey yar bırakmam seni

 

Sen yokken öyle ağırım ki götüremez bulut beni

Bir an nefes alamam, yaşıyor sanma unut beni

Aşkınla mestim, geyik gibi kapında tut beni

Rüzgârınla yeksânı hâşım toplayamaz bulut beni

 

Tapınan benim mabudum sensin kabul et duamı ey Hak

Bu fakir kulunun yüzüne her daim bak

Gözlerime yıldızlardan umut tak

Hiç kararmaz her daim aydın olur Hak

 

Aşkından sarhoşum perişânım helâkım

Hak için bitmez çağlayanlarca merâkım

Haktan ayrı dayanılmaz firâkım

Bin gam ile tükenmez sevdâm ey yâr

 

Bir türlü pişemedim ham bağçede hurmayım

Senden bir an bile ayrı durmayım

Hakkın çeşmesinde kurnayım

Kendi rûhuma çoban, yaylada zurnayım

 

Öyle derin ki yârem hiç geçmez gâmım

Hem cânımsın, ferâhım, şarâbım, sevâbım, günâhım

Bir günâ bitmez acım, çilem, meramım, melâmım

Hak için yaşar hak için söyler cümle kelâmım

 

Her gördüğün uçurumdan at beni

Mabudumsun kudretinle tut beni

Bırakma yere çınarlarca tut beni

Bin yıllık ölüyüm ya dilersen yaşat beni

 

Hâlimle mestim mestâneyim

Bin hastayla dolu hastâneyim

Gam elinde dertli divâneyim

Ya Hak kâh dile ihyâ et beni

 

Kelepir malım in pazara sat beni

Değersizim git çöpe at beni

Ayağında çamurum çeşmeye tut beni

Göklerin yıldızıyla ay ışığında yıka beni

 

İşte böyle bir yoksulum sen yoksan canım yok

Tan yerinde tanım yok, can içinde canım yok

Hak gönülde açlık tokluk yok

Gökler kanat olsa aşkım Levhi Mahfuz’a yazsa

 

Gel ey yâr affet bu fakîri

Hoş gör bu deli mahiri

Senden başka yok ona verecek bir ânı

Affet yâ Hak! Sevdâ gölünde kuşları hanı

 

İşte Yoksul İrfânî aşk ile söyledi

En uzak köylerde rûhunu söyledi

Hak’tan ayrılmadı hakkıyla söyledi

 

Dünyâ pazarında ipliği söyledi



Bu Haber 121 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI