Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
10 Kasım 2017 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Atatürk’ün Son Anları “Saat 09.05... Birden gözlerini açtı…”

Bazı yazarlar Atatürk’ün iki sat önce saat yedide vefat ettiğini yazarlar, fakat Mustafa Kemal'in, on Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş ten iki saat önce öldüğü konusunda inandırıcı bir kaynak yok, kaynakların çoğu  09.05’i gösterir.

 

Son Dakikalar

Saat 09.00.

Nabız 130'a çıktı, tansiyon 34.,gözleri kapalı, göğsü mütemadiyen inip çıkıyor. Dr. Akil Muhtar kendinden geçmiş, odanın içinde telaşlı adımlarla durmadan dolaşıyor, hem ağlıyor, hem de sürekli ‘Aman yarabbi’ diye mırıldanıyor.

Yatağın sol tarafında Genel Sekreter Soyak ve Muhafız Alayı Komutanı İ. Hakkı Tekçe ayakta duruyor. Onların da gözleri yaşlı. Ali Kılıç da ellerini kavuşturmuş, gözyaşları sessizce akıyor.

Soyak'ın sesi duyuldu:

- Kılıç bak, koca bir tarih göçüyor!

 

Saat 09.05.

Atatürk, birden gözlerini açtı. Başını sert bir hareketle sağ tarafa çevirdi; sonra tekrar önceki durumuna getirdi.

Ve son nefesini verdi. 79 cu ölüm yıl dönümünde O’nu  minnet ve sevgi duyguları anıyoruz.

Bu yıl onu anmak adına hazırladığımız yazımızda son saatlerini, ölümünü ve cenaze törenini yazdık. Ruhu şad olsun.

 

Vasiyetini yazdı

5 Eylül 1938 günü vasiyetini yazdı ve bütün mal varlığını Cumhuriyet Halk Partisi'ne bıraktı. Kız kardeşine, manevi çocuklarına ve İsmet İnönü'nün çocuklarına para yardımı yapılmasını belirtti.

Ayrıca Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na da belirli miktarlarda yardım yapılmasını istedi.

6 Eylül de Fransız doktor Fissenger üçüncü defa İstanbul'a geldi. Atatürk'ün karnından tam altı litre su alındı.

Hastalık giderek ilerliyordu, Atatürk'ün karnında yine su toplanmıştı yeniden su alma işlemi yapıldı,

16 Ekim günü öğleden sonra ağır bir komaya girdi.

Girdiği komadan 21 Ekim günü çıktı.

Çok istemesine rağmen 29 Ekim 1938 Cumhuriyetin on beşinci yıldönümü kutlamalarına katılamadı.

 

 “Son Nöbet Defteri”

İki defter halinde tutulmuştur.

1 Ekim- 10 Kasım 1938 günlerini kapsar.

Atatürk'ün tedavisini yapan kurulda yer alan ve ölüm anında başında bulunan Prof. Dr. Muhtar Özden'in, Atatürk'ün hastalığı ile ilgili gün gün yazdığı anılarından,

 9 ve 10 Kasım günleri: 9 Kasım 1938: Gece, zavallı Atatürk tekrar komaya girdi. Akşama doğru nefes borusu sesleri başladı.

 

10 Kasım 1938:

Ahvali umumiye (genel durum) fenadır. Koma devam ediyor. Bir defa daha 500 cm3 glikoz serumu yapıldı, saat 08.00'de (sabah) kalbe faydası, nabzın biraz dolgun olmasıyla görünür gibi oldu ve tekrar komaya girdi.

Saat 09.00...

Gözleri kapalıdır, göğsü sürekli inip, çıkmaktadır. Sağ tarafta başı ucunda Operatör Dr. Mim Kemal duruyor, Dr. Kamil Berk başını onun omzuna dayamış hıçkırıyor. Prof. Dr. Muhtar Özden kendinden geçmiş gibi odanın içinde ağlayarak dolaşıyor. Bir taraftan da hafif bir sesle devamlı olarak 'Aman yarabbi, aman yarabbi' diye söyleniyor. Saat 09.05...

Atatürk birden gözlerini açtı, başını sert bir hareketle sağ tarafa çevirdikten sonra tekrar önceki durumuna getirdi...

Son nefesini vermişti. Genel Sekreter H. Rıza Soyak hıçkırıklarla karyolanın yanına diz çöktü ve onun sağ elini ellerinin içine alarak öptü ve yüzüne sürdü.

Muhafız Komutanı İsmail Hakkı Tekçe de aynı eli öptükten sonra yorganın altına koydu

Bu arada Prof. Dr. M. Kemal Öke Atatürk'ün açık gözlerini kapattı; Dr. Kamil Berk de G.M.K. (Gazi Mustafa Kemal) markalı beyaz bir mendille çenesini bağladı. .( Kaynak:  Hasan Rıza Soyak'ın anıları)

 

Son Nöbet Defteri'ne de şöyle yazıldı:

'Saat 09.05'te vefat etmişlerdir.

İmzalar: Dr. A. Muhtar (Özden), Dr. Neşet Ömer İrdelp, Dr. N. Reşat Belger, Dr. H. (Hayrullah) Diker, (Dr.) Abravaya (Marmaralı), (Dr.) Mim Kemal (Öke).'

Atatürk'e otopsi yapılmasına gerek olmadığına dair 10 doktorun düzenlediği 11 Kasım 1938 tarihli raporun giriş bölümü şöyledir.

 'Aşağıda isimleri bulunan tabipler bu sabah saat 09.15'te, yani vefatın vukuundan 24 saat 10 dakika sonra, Atatürk'ün naaşını tekrar görerek muayene ettiler...'

 

Son sözü “saat kaç?”

Son aldığı gıda, 8 Kasım Salı saat 18.35’de dört kaşık elma suyu oldu.

Son yemek istediği sebze, enginardı.

Son verilen ilaç, ölüm halinden kırk dakika önce, saat 8.25’de, 1/8 aubaine’di.

Hekimler ölüm raporunu imzalarken, son olarak elini öpen ve gözlerini kapayan Prof. Dr. Mim Kemal Öke idi.

 

Cenaze Töreni

19 Kasım 1938 Cumartesi günü sabahı, Dolmabahçe Sarayı Tören Salonunda cenaze namazı kılındı.

Cenaze alayı İstanbul halkının gözyaşları arasından geçerek Gülhane Parkı'na geldi. Tabut bir torpidoya alınarak, Yavuz Zırhlısı'na nakledildi buradan İzmit’e getirildi, Izmit' te özel bir trene konulan cenaze, 20 Kasım 1938 Pazar günü Ankara' ya götürüldü.

Atatürk' ün tabutu Büyük Millet Meclisi önünde hazırlanan katafalka yerleştirildi.

Bütün Ankara halkı katafalkın önünden saygıyla eğilerek geçti.

21 Kasım 1938 Pazartesi günü hafif yağan bir yağmur altında tören başladı.

 On iki milletvekili cenazeyi top arabasına yerleştirdi.

On iki general top arabasının iki yanında nöbete durdu.

Atatürk' ün cenazesini Cenazeyi taşıyan top arabasının arkasında en büyüğünden, en küçüğüne kadar bütün Türk Milleti vardı.

Etnografya Müzesi' ne götürülen tabut, hazırlanan mermer lahdine yerleştirildi.

Atatürk' ün naaşı Anıtkabir yapılıncaya dek on beş sene bu geçici kabirde kaldı.

10 Kasım 1953' te büyük bir merasimle Anıtkabir'e nakledildi.

 

Vasiyeti

Malik olduğum bütün nutuk ve hisse senetleriyle Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi'ne atideki şartlara, terk ve vasiyet ediyorum:

1. Nukut ve hisse senetleri, şimdiki gibi, İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.

2. Her seneki gibi nemadan, nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda bin, Afet'e 800, Sabiha Gökçen'e 600, Ülkü'ye 200 lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki yüzer lira verilecektir.

3. Sabiha Gökçen'e bir ev de alınabilecek, ayrıca para verilecektir.

4. Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.

5. İsmet İnönü'nün Çocuklarına yüksek tahsillerini ikmal için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.

6. Her sene nemedan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumlarına tahsis edilecektir. Kaynak:www.kultur.gov.tr

 

Atatürk, Orman Çiftliğine

Gömülmek İstiyordu

Kemal Atatürk de her canlı gibi bir gün ölümü tadacağını biliyordu.

Atatürk, sadece ebedi istirahatgahının yerini değil, aynı zamanda nasıl bir mezar istediğini de vasiyet etti.

Atatürk`ün vasiyeti, şimdiki Anıtmezarının bulunduğu Anıttepe değildi. Arzuladığı mezar, büyük, üstü kapalı bir mezar da değildi,  daha mütevazi üstü açık ve gelen geçenin yoğun olduğu Atatürk Orman Çiftliği`ne defnedilmek istemişti.

“Mamafih bütün bunlar benim fikrim…Türk milleti elbet bana münasip göreceği şekilde bir yer yapar”`dedi.

 

 

Son olarak

Atatürk’ün ölümüne neden olan hastalık konusunda ortak görüş siroz hastalığıdır. Ancak buna rağmen birçok iddia da bulunmaktadır. Günümüze bile Atatürk’ün hastalığı konusunda tartışmalar devam etmektedir. 

 

Atatürk'ün ölümü alkolden değildir, cenaze namazı kılınmıştır, kefen ile tabuta konmuştur, toprağa gömülüdür.



Bu Haber 367 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI