Ordu İl özel İdaresi 2010 yılında il genelindeki kültür, turizm faaliyetleri için 160 bin TL ayırmış. Eski ifadesiyle 160 milyar lira…
Hâlbuki Kültür Turizm İl Müdürlüğü 23 başlıkta gösterdiği işleri için 2 milyon 878 bin TL (2 trilyon 878 milyar lira) talepte bulunmuş. Ancak görüldüğü gibi talep edilen paranın 18’de 1’i uygun görülmüş, sadece 160 bin lira ödenek uygun bulunmuş.
Verilen 160 bin lira ile de, Ordu için daha çok tanıtım işi yapılacakmış.
Peki, neyin tanıtımı?
Ordu’da hangi tarihi eser…
Hangi kültürel değer…
Hangi yeşil bölge…
Hangi yayla…
Hani, ne yapıldı da turizme kazandırıldı?
Tarih turizmi dediniz, varsa yoksa Yason Kilisesi için harcama yapıldı. Tarihi evler, mekânlar dediniz, ancak kaç ev, kaç mekânı kurtardınız merak ediyorum…
Bakın iddia ediyorum, Ordu ilinde kurtarılıp tarihe kazandırılması gereken en önemli nokta Ünye Kalesi’dir. Çünkü ilimizin en önemli tarihi eseri burasıdır.
Bu Kale’de gerekli çalışmalar yapılıp, içinin derinliklerine ulaşılıp, buradaki tarihi gizem çözülmedikten sonra Ordu ilinde tarih adına önemli bir şey yapılmış sayılmaz. Yapılsa da öyle ciddi manada bir önem arz etmez.
O halde, soruyorum hani Ünye Kalesi için ödenek?
Orasını, her zaman olduğu gibi mezar kazıcılarının, definecilerin talanına açık kaderine terk ettiniz yine değil mi?
Peki; giden, kaybedilen, yok edilen tarihi geri getirme imkân ve şansı ne kadardır?
Sıfırdır.
Canlı, ayaktaki bir tarih gitti mi ya da kaybedildi mi, birkaç doğru bilgi dışında geriye efsane ve menkıbelerden başka pek bir şey kalmaz. Onlar da çoğunlukla uydurmadır, fasa fisodur.
Ünye Kalesi ile ilgili olarak gereken sorumluluk gösterilmezse günün birinde orası da yanıp, yok olan Süleyman Paşa Sarayı gibi olur. Yani ‘Hakkında yazılan çok, kendisi yok” bir tarih haline gelir. Böylece geçmişin derin karanlığına gömülür, kaybolur.
Ordu Valisi Orhan Düzgün kariyeri itibariyle kültür varlıkları ve tarih alanında en üst makamlara ulaşmış kıdemli bir bürokrattır.
Sayın Vali, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü’nden Ordu Valiliği’ne atanmış birisidir.
Ben bu köşemde kendisinin Ordu’ya tayininin şans olabileceğine dikkat çekerek, Ordu’daki valiliği sırasında ilimizin turizm alanında önemi ilerlemeler yapabileceğini belirtmiştim.
Sayın Valimiz de, Ordu’da göreve başlamasının ardından bu yollu açıklamalar yapmış, bu alanda önemli, ileri çalışmalar yapılacağını belirtmişti.
Ancak bugün görüyoruz ki pek de öyle olmadı. Sayın Orhan Düzgün’ün Valiliği sırasında Ordu’da tarih, kültürel varlıkların korunması ve turizm alanındaki çalışmalar eskisinin de gerisine düşerek, irtifa kaybetmeye başladı.
Bunun da en gerçekçi göstergesi İl Özel İdaresi’nden İl kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne 2010 yılı için ayrılan paranın çok az oluşudur.
Doğrusu, bu kurum için bizler daha çok para beklerdik. Sayın Valimiz Orhan Düzgün gibi birinin döneminde tarih çalışmaları, kültürel varlıkların korunması ve turizm için çok daha fazla ödenek ayrılmasını beklerdik.
Bütün bunlara ilave, üstüne üstlük Kültür ve Turizm Bakanı da Ordulu bir hemşerimiz.
Bu durumda soruyorum:
Tarihe, kültüre, turizme ayrılan para bu kadarcık mı olmalıydı…