Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
16 Kasım 2017 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Ezber Bozan Patron

Bu kez de çalıştırdığı işçilerine şirketinde sahip olduğu hisselerini devredecek kadar vicdanlı yaklaşan, yardım sever patron Mazhar Kozanlı’nın “Yol Ayrımı”nı beyazperdeye aktarmış ayrılmaz ikili Şener Şen ile Yavuz Turgul.

İkilinin yedi yıl önce çektiği “Av Zamanı”nın ardından kotardıkları ”Yol Ayrımı”  ezber bozan patron,  sosyalizme selam çakan yanı ile hayli dikkatleri çekiyor, ilgi odağı oluyor.

“Züğürt Ağa”, “ Muhsin Bey”, “Eşkıya”, “Gönül Yarası”, “Kabadayı” ve “Av Zamanı” filmleri ile her daim seyircinin beğenisini kazanan, bir sonraki yapımları merakla beklenen yönetmen Yavuz Turgul ile usta oyuncu Şener Şen’in uzun bir aranın ardından hayata geçirdiği “Yol Ayrımı” bazı eleştirmenlerce beğenilmese bile diğer oyuncuların da önemli katkısı ile övgüyü hak ediyor.

Dedim ya, Yavuz Turgul-Şener Şen ikilisi, Yılmaz Güney filmleri dışında Türk sinemasında bugüne dek çok da irdelenmeyen burjuva eleştirisi, vicdan muhasebesi, işçi dostu patron temasını filmin odağına  oturtmuş. Dar gelirli emekçilerin günlük yaşamdaki sıkıntılarını, cefalarını, buna karşılık bir kitlenin sefasını farklı bakış açısı ile ele alıyor yedi yılın sonunda gelen “Yol Ayrımı”. 

Film,  Mazhar Kozanlı’yı (Şener Şen) trafik kazası öncesi ve sonrası olarak iki ayrı kimlikte, ruh dünyasında betimliyor. Ağır yaralandığı kaza öncesi son derece sert tavırları olan, ailesine ve işçilerine karşı acımasız, sevgisiz, hoşgörüsüz en küçük hata da bile hiçbir sorgulama yapmadan çalıştırdığı emekçileri, çorbasında taş çıktı diye aşçısını hemencecik kovabilen despot Mazhar Kozanlı.

Kaza sonrası yeniden döndüğü yaşamında, iç dünyasını sorgulayan, kovduğu işçilerine karşı kendini suçlu hisseden,  annesi ve ailesinin şiddetli itirazlarına karşın suçluluğunu tekstil devi şirketindeki yüzde 60 hissesini onların üzerine devretme kararı alan, kuracağı vakıfla emekçi çocuklarına burs vermeyi hedefleyen, ailenin tüm baskılarına rağmen kararından dönmeyen sevecen, yardım sever Mazhar Kozanlı.

Çocukluğundan kaynaklanan olumsuz anıdan ötürü işyerindeki, sokaktaki bisikletten bile nefret edebilecek kadar sert,  yüzü gülmeyen patron Mazhar Kozanlı’nın hayata bakış açısı tünelde geçirdiği trafik kazası ile çok farklı boyutlara evriliyor. Evindeki iyileşme döneminde iç dünyasını sorgulayan, kovduğu işçilerine haksızlık yaptığını düşünen Mazhar Kozanlı, radikal bir kararla şirketteki tüm hisselerini işçilere devretmeye hazırlanır. Bu kararını da ailesine açıklar.

Duydukları ile şoke olan aile bireyleri, böyle bir şeye kesinlikle izin vermeyeceklerini belirterek Mazhar Kozanlı’nın üzerinde baskı oluşturmaya başlar. Her ne olursa olsun amaç onu kararından caymasını sağlamaktır. Gerekirse gayri ahlaki ve yasa dışı yollar bile denenecektir. Ne ki ailesinin tehditlerine kulak asmaz Mazhar Kozanlı. Kararından dönmeye hiç niyeti yoktur.

Annesi Firdevs (Çiğdem  Selışık Onat), oğlu Barlas (Mert Fırat), kızı Defne (Defne Kayalar) ile  şirketin patronu kırk yıllık yol arkadaşı Besim’in (Şerif Erol) baskısından iyice bunalan Mazhar Kozanlı soluğu Mekteb-i Sultani’den (Galatasaray Lisesi) arkadaşı olan yıllardır görüşmediği, kendini şiire, sanata, kitaplara adamış entelektüel Altan’ın (Rutkay Aziz) yanında alır.

Yaşama hep olumlu bakan, defterinde karamsarlık yazmayan Altan, yıllardır aramadığı için sitem etse de kötü gününde yalnız bırakamaz eski arkadaşını, evi gibi yüreğini de açar Mazhar Kozanlı’ya. Artık güvenebileceği, sırtını dayayabileceği arkadaşı olan Mazhar, çocuğu ağır hasta olan işine son verdiği emekçi Emine’yi (Nihal Yalçın) aramaya koyulur.

İşyerinden aldığı adresle yoksulluk çeken, çocuğunun hastalığı ile boğuşan Emine’yi nihayet çalıştığı  Nur’un (Tilbe Saran) kafesinde bulur. İlk başlarda tepki gösteren Emine,  daha sonra samimiyetine inandığı eski patronuna iki odalı gecekondunun yanı sıra gönlünü de açar.

Emine’nin anlattıklarını dikkatle dinleyen, hayata bakış açısı daha da değişen Mazhar Kozanlı’yı ne var ki ailesinin hazırladığı acı ve hüzünlü  oyun beklemektedir. Bu oyundan kim kazançlı çıkacak, kim yitirecek? Yanıtını öğrenmek için bir zahmet sinema salonlarına.

Gülten Akın, Hasan Ali Toptaş, Cevat Çapan gibi önemli şair ve yazarlara selam duran,  toplumsal olaylarda polisin kullandığı biber gazı sahnesi ile günümüz Türkiye’sine gönderme yapan   “Yol Ayrımı”nı izlemek Şener Şen’in yanında Çiğdem Selışık Onat, Nihal Yalçın, Rutkay Aziz’in müthiş oyunculuğu ile büyük keyif veriyor.  Özellikle Nihal Yalçın, canlandırdığı emekçi Emine rolü ile alkışı fazlasıyla hak ediyor. 

Bazı eleştirmenlerin filmi TV dizisine benzetmesine, bir ölçüde aşağılamasına kulak asmayın. Vicdan sorgulaması, yardım severlilik, hoşgörü, yaşama farklı açıdan bakabilme, karamsarlığın yerine olumluğu öne çıkaran mesajlarıyla kaçırılmaması, izlenmesi gereken film “Yol Ayrımı”. Zaten bir sezonda gösterime giren çok sayıda yerli film arasında eli yüzü düzgün, nitelikli yapımların sayısı on parmağı geçmiyor.  “Yol Ayrımı” da onlardan biri.

 

Bakalım, Yavuz Turgul-Şener Şen ikilisinin yeni filmi için ne kadar bekleyeceğiz? Umarım çok uzun sürmez.



Bu Haber 129 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI