Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
17 Kasım 2017 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Bahçeli’nin Şaşırtmayan Çıkışı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “AKP ile sonuna kadar yan yana “ çıkışı hiç de şaşırtıcı olmadı.

Anayasa değişikliği teklifini ortaya atan, 16 Nisan referandumunda  “evet” diyen Devlet Bahçeli’nin salı günkü grup konuşmasında dile getirdiği seçim ittifakına ilişkin sözler kendisinden zaten uzun süredir bekleniyordu.

 MHP yöneticileri şiddetle karşı çıksa bile partinin her geçen gün oy yitirdiği sır değil. Meral Akşener’in Genel Başkanı olduğu İyi Parti’nin siyaset sahnesinde boy göstermeye başlamasıyla bünyesindeki kan kaybı daha da arttı, artarak da sürüyor. Önlenemez bir kopuş var MHP’nin tabanında.

Kaybı sezen politikaya yıllarını vermiş Devlet Bahçeli, önce “baraj indirilsin” önerisini gündeme taşıdı, ardından 2019 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimine yönelik “AKP ile sonuna kadar yana yana varız “diyerek bir anlamda ittifak mesajını gönderdi iktidar partisine.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim barajının düşürülmesine parlamentodaki gücünü koruma amacıyla pek sıcak bakmıyor. Erdoğan, barajın düşürülmesi halinde TBMM’nin bugünkü aritmetiğinin değişeceğini, bu tablonun da AKP’ye zarar vereceğini hesap ediyor. Yani, seçimlerde başkanlıkla yetkilerini daha da güçlendirecek ama Meclis çoğunluğunda sıkıntı yaşamak istemiyor. Bundan ötürü barajın düşürülmesine kendi açısından soğuk bakması olağan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın.

Geriye kalıyor tek seçenek, o da  seçim ittifakı. İşte bunu öngören, hesaplayan Devlet Bahçeli seçim barajının düşürülmesine yönelik açıklamasının hemen ardından, AKP’ye  “2019 seçimlerinde işbirliği yapabiliriz” mesajını gönderdi.  Bu mesaj, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da olumlu karşılanabilir. Malum cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda bir adayın seçilebilmesi için gereken  oy oranı yüzde 50+1. Bugünkü tabloda herhangi bir adayın bu oranı yakalayabilmesi hayli zor.  İşte ilk tur veya ardından Erdoğan’ın seçilebilmesi için MHP ile ittifak yapmaya “hayır” demez AKP.

Zaten seçim kanundaki yapılacak değişiklikte “siyasi partilerin seçim ittifakı” yapabilmesine ilişkin maddenin yer alabileceği dillendiriliyor. Eğer bu değişiklik de gerçekleşirse Kasım 2019’daki milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde AKP ile MHP çok büyük olasılıkla ittifak yapar.

Seçim barajı korunacağı için AKP listelerinden 50 milletvekilliği kontenjanı da MHP’ye ayrılır. 16 Nisan’da kabul edilen anayasa değişikliği ile TBMM’deki milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkarıldı. Yani önümüzdeki seçimin ardından Parlamentoya fazladan 50 vekil gelecek.

Böylelikle baraj sıkıntısı yaşayan MHP’nin bir anlamda TBMM’de temsili sağlanacak, diğer yanda MHP’nin desteğini alacak Erdoğan, yetkileri genişletilmiş olarak yeniden Cumhurbaşkanı seçilecek. Bir taşla iki kuş vurulmuş olacak.  Hesap, öngörüler bu yönde.

 İleri sürülen görüşlere göre, MHP’den 40-50, en fazla 60 kişi seçilmesi garanti yerlerden aday gösterilecek. Böylelikle MHP’nin TBMM’de ortalama 50 vekille temsili sağlanacak.

Demem o ki;  son bir yıldan bu yana yaşanan gelişmeler AKP ile MHP’nin seçimlerde ittifak yapabileceğinin işaretlerini veriyordu. Onun için Bahçeli’nin grup toplantısında yaptığı çıkış hiç şaşırtıcı olmadı. Yani malumun ilamından başka bir şey değildi.

Devlet Bahçeli, şaşırtmayan bu çıkışına gerekçe olarak  “2019’da CHP’nin HDP ile dayanışmaya gideceğini” öne sürdü.  Oysa daha ortada böylesi bir ittifak yok.  CHP’nin de milletvekili seçiminde bir ittifak arayışında olacağını sanmıyorum. Cumhurbaşkanlığı için ortak aday arayışı olabilir. Özellikle tabanda giderek yükselen İyi Parti ile CHP neden ortak aday da buluşmasın, güçlerini birleştirmesin? Son derece doğal.

Bu arada Bahçeli’nin CHP’ye Atatürk üzerinden sert söylemlerde bulunması, yüklenmesi kamuoyu tarafından hiç de hoş karşılanmıyor. Belki kendisi de inanarak söylemiyor bu sözleri. Ne olursa olsun Ulu Önder’in kurduğu CHP, bu ülkenin, Cumhuriyetin çimentosu, güvencesidir.  Genel Başkanlar, yönetimler gider, ama CHP ayakta kalır. Kalması da gerekir.

 

Hassas günlerden geçtiğimiz bu günlerde siyasetin dilinin daha hoşgörülü, kırıcı olmayan sözcüklerden oluşması gerekmez mi!  Ne gerek var kulağı tırmalayan sözlere?



Bu Haber 140 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI