Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
21 Kasım 2017 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Şimdi de Kanser Oyunu

Zaten iki yıldan bu yana düşük fiyat karşısında hayal kırıklığı yaşayan üreticiler bu kez de “fındık kanser yapıyor” haberi ile sarsıldı.

Haber geçtiğimiz günlerde pek çok gazete ve sitede yer aldı. Aslında haber “Fındık ve badem için korkutan uyarı: Kanser yapıyor” başlığını taşıyordu. Yani fındık ile birlikte badem de hedef gösterilmişti.  Oysa, haberin başlığı ile içeriği çok farklıydı. Sırf, daha fazla tıklanmak, okunmak amacıyla editörler içeriğinden farklı başlığı manşete taşımıştı. Neyse, bunu tartışacak değiliz. Esasında medyanın en çok yakınılan, yaygın olan “Başlık farklı, içerik farklı” sorunu da enine boyuna masaya yatırılarak irdelenmeli.

Asıl üzerinde durmak istediğimiz, bilimsel veri ve bilgiden uzak haberin ne amaçla yapıldığı, gazetelere servis edildiği. Kansere neden olduğu öne sürülen aflatoksin eğer fındık iyi kurutulmazsa  zaten oluşuyor . Ancak, fındık ihracat belgesi alınırken, gönderildiği ülkeden geri yollanmaması amacıyla  içinde zehirli aflatoksin olmadığı belgelenmek zorunda. Karadeniz’de fındığın temiz olduğuna ilişkin belgelerin verildiği çok sayıda referans laboratuarı mevcut.

Demem o ki, yurt dışına satış yapılırken fındık için zaten bu laboratuarlardan “temiz belgesi” alınıyor, ondan sonra gönderiliyor. Yani, fındığın gönderildiği yerden geri dönmemesi için gereken duyarlılık, titizlik gösteriliyor. Aynısı badem için de geçerli. Bu bilindiği halde sırf fazla tıklansın diye böyle başlık atmanın anlamı ne?

Tekel firmaların üreticinin bir yıllık emeği olan fındığı daha ucuza kapatabilmek için kendi aralarında anlaşarak düşük fiyat belirledikleri, piyasayı etkiledikleri sır değil. Yıllardır aynı senaryo hayata geçiriliyor. Karadenizli çileli fındık üreticileri son iki yıldır tekel firmaların saptadığı fiyattan ötürü, ürününü hak ettiği değerin çok altında satarak mağdur oluyor.

Şimdi de kanser haberleri ile bir darbe daha yiyecek, belini iyice doğrultamayacak. Kuşkusuz bu tür haberler, piyasanın iyiden iyiye tekel firmaların eline geçmesini sağlar. Hatırlayın geçen sezonu, bu sezonu, üreticinin fındık bol olmasına karşın çektiği yoksunluğu.

Eğer bu tür haberler daha da çoğalır, ürüne “kanser yapıyor” yaftası yapışırsa dış ülkelerin fındık talebi azalır, doğal olarak fiyatı düşer, iç piyasada da tekel firmalar istediği atı oynatmaya devam eder. Onun için böyle haberler yapılırken çok dikkatli olmak gerekiyor. Sonuçta yitiren dar gelirli üretici, Türkiye olur.

İyi kurutulmuş ne fındık ne de badem kanser yapar. Eğer sağlıksız koşullarda kurutulursa bu tehlike söz konusu olabilir.

Yakından tanık olduğumdan çok iyi biliyorum, Karadenizli üretici fındığı topladıktan sonra güneş gören yerlere sererek günlerce kurumasını bekliyor. Kuruduğundan emin olduktan sonra çuvallayıp, pazara indiriyor. Bu tür asılsız haberler saygısızlığın ötesinde üreticinin ekmeğine, geçimine kan doğramaktır. Bunu yapmaya da hiç kimsenin hakkı yok.

Bu sezon TMO’nun 10 ile 10.5 lira arasında alımına başlamasından sonra piyasa bir ölçüde canlansa da üreticinin beklentisi bir türlü karşılanamadı. Fındığın maliyeti neredeyse 8-9 lirayı buluyor. Bundan ötürü 10 liralık fiyat yeterli değil. Ha tüccar daha da altında 7-8-9 lira gibi fiyattan alım yapıyor. Bu tablo karşısında TMO’nun fiyatları iyi sayılabilir. Ne var ki üreticinin beklediği fiyat bu değildi. Ziraat Odaları, çeşitli sivil toplum kuruluşları TMO’ya “fiyatını revize et” diye çağrıda bulundu. Ne var ki bu çağrı olumlu karşılık bulmadı.

Aslında, üreticinin mağduriyetinin giderilmesi, bölgede ekonomik çarkın daha hızlı dönebilmesi için fındık fiyatı en azında 12-13 lira bandına çekilirdi. Ama olmadı.

Asıl korkum fiyatlara tepki üzerine üreticinin bahçesindeki fındık ağaçlarını kesmesinin yaygınlaşması. Eğer, gelecek yıl da aynı düşük fiyat devam eder, serbest piyasada bazı bilindik firmaları istediği fiyatı saptar, TMO da beklentileri karşılamayan rakamdan ürün almaya devam ederse ağacını kesen üretici sayısı hızla çoğalır.

Üreticiye düşen görev de bahçesinin, ağacının bakımını eksiksiz yaparak kaliteli fındık yetiştirmesi. Diyeceksiniz ki, “kaliteli ürünler bile para etmiyor”. Doğrudur, ancak yine de üstüne düşeni yapmalı.

Karadeniz’in, bölge insanının, bölge ekonomisinin yaşaması için mutlaka ama mutlaka öncelikli olarak devletin fındığa, fındıkçıya sahip çıkması gerekiyor. Tabii bu da öyle 10 liralık fiyatla gerçekleşmez.

 

 Yoksa gelecek yıllarda fındığı mumla ararız.



Bu Haber 139 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI