Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
24 Kasım 2017 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Canım Öğretmenim

Bugün her türlü zor koşullarda, dağda, yurdun  en uç bölgesinde, yetersiz maaşlarla görevini  özverili şekilde yerine getiren öğretmenlerin günü.

 Biricik eşim de bu kutsal ve onurlu görevi 30 yıl yaptığından çok yakından tanık oldum onların nasıl bir tutku ile eğitime meşale yaktığını,  Atatürkçü , aydın bireyler yetiştirmek için koşuşturduklarını. Onlar lafta değil, gerçekten eli öpülesi çileli eğitim emekçileri.

Millet Mekteplerinin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından bu yana “Öğretmenler Günü” olarak kutlanıyor.

Yılda bir kez hatırladığımız, övgüler düzdüğümüz öğretmenlerimizin gerek çalışma gerekse ekonomik koşullarında göreceli bir iyileştirme hala sağlanamadı. Her 24 Kasım’da verilen sözler unutulup gitti. Gönüllü eğitim neferleri verilen sözler yerine getirilmese de özverili, yitirmediği öğretme coşkusu ile öğrenciler ve yurduna olan sevdalarından ötürü dört elle mesleğini sürdürmeye çalışıyor.

Onlar yılda bir kez değil, kuru bir teşekkürle bile her gün hatırlanmayı, saygı görmeyi hak ediyor.

Yetiştirdikleri öğrencilerle ülke geleceğine yön veren, donanımlı, çağdaş, Atatürkçü bireylerin  yurttaşların yetişmesinde çok önemli katkıları var onların.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, “ Öğretmenler, yeni nesli Cumhuriyetin fedakar öğretmen ve eğitimcilerini sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil sizin eseriniz olacak” sözleriyle eğitimin önemini, katkısını yıllar önce dile getirmişti. Ulu Önder’in 1924’te kendilerine işaret ettiği amaç doğrultusunda  yurdun her yerinde  özenle  çalışıyor,  aydınlık kafalı genç kuşaklar yetiştiriyor.

İnandıkları ve canı kadar benimsedikleri görevlerini, zorlansalar, bazılarınca değersizleştirmeye çalışılsalar, ekonomik anlamda kısıtlamalarla karşılaşsalar da  yine de yerine getiriyorlar.  Tutku ile bağlandıkları onurlu görevlerini  isyan etmeden gerçekleştiriyorlar.

Son derece yaşamsal görevi üstlenmelerine karşın ne aldıkları maaş gereksinimlerin karşılıyor, ne de hak ettikleri sevgi ve saygıyı yeterince görüyor.

En çok,  çalışma koşullarının zorluğu ve maaşlarının yetersizliğinden yakınıyorlar.  Maaşlarının yanı sıra eğitim öğretime hazırlık ödeneğinin  çok az olduğunu, yükseltilmesini istiyorlar.  Ekonomik yönden güçsüz olduklarından toplumun kendilerine farklı baktığına, saygının giderek azaldığına  inanıyorlar. Eğer toplum öğretmene gereken saygıyı göstermiyorsa asıl tehlike o zaman kendini gösterir.

Büyük çoğunluğu borç alarak yaşamını sürdürüyor. Borçlarını ödeme hesabı yaptıklarından mesleki verimlilikleri önemli ölçüde düşüyor.  Ek ders ücretlerini yetersiz bulan öğretmenler, gelişmiş ülkelerdeki meslektaşlarınla benzer çalışma koşullarına sahip olamadıklarından yakınıyor.

En dikkat çekeni maaşı ile çocuklarının gıda ve diğer gereksinimlerini rahatça karşılayamadıklarından psikolojik sorunlar yaşmaya başlıyor. Bu konumda olan öğretmen sayısı yadsınmayacak düzeyde.

Öğretmenin düşük maaşı eğitimin kalitesini de olumsuz etkiliyor. Ödeme planları yapan çileli öğretmenler tamamıyla kendini derse veremiyor.  Sonuçta yitiren öğrenci ve ailesi oluyor, çareyi özel okullarda arıyor. Aslında devlet okullarının özellerden hiç aşağı kalır yanı yok. Hatta bazılarında verilen eğitim  özellerin kat be kat üstünde.

Öğretmenlerin tıpkı maden emekçileri çok zor koşullarda, yetersiz maaşla  çok ama çok onurlu ve kutsal  görev yaptığını hep savunur, iddiamı da her platformda dile getiririm.

Biri yerin yüzlerce metre altında saatlerce gün ışığı görmeden her türlü tehlikeyi göze alarak kazma sallar. Diğeri Anadolu’nun kuş uçmaz kervan geçmez dağ köylerinde sosyal olanaklardan yoksun kara tahta başında minik yavruların çağdaş birey olması için çabalayıp durur.

 

Bu insanların yaptığı göreve saygı duyulmaz mı, elleri öpülmez mi?  İşte böylesine çileli ve fedakarca yapılan kutsal bir görevdir öğretmenlik. Onlar, her türlü zor koşullarda çalışırken toplumdan sadece ve sadece saygı ve sevgi ,devletten maaşlarının, çalışma koşullarının iyileştirilmesini bekliyor. Çok mu fazla bu istekleri? Asla insanı talep.



Bu Haber 137 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI