Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
16 Aralık 2017 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Oyun İçinde Oyun

ABD’nin çılgın Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması Ortadoğu’da kaynayan kazanın ateşini daha da alevlendirdi.

Dünyanın karşı çıkmasına karşın bildiğini okuyan Trump’ın kararına İslam aleminin sessiz kalması zaten beklenemezdi. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla İstanbul’da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), karşı atakla Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti ilan etti.

İİT’nin aldığı karar son derece doğal ve Trump’a karşı gösterilmesi gereken tepkiydi. Asıl burada sorgulanması gereken 57 üyeden 48’inin toplantıya katılması. Katılanlardan da sadece 17 ‘si liderler düzeyinde temsil edildi. Yani İstanbul’daki zirvede 31 ülke liderler yerine daha düşük profilli temsilcilerle yer aldı.

Kuşkusuz gözler Suudi Arabistan Kralı Salman, Mısır Lideri Abdülfettah El Sisi, Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Zayed El Nahyan ile Irak Başbakanı Haydar El Abadi’yi aradı. Rusya ve Çin’den bir heyetle Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun katıldığı, Kudüs’ün ele alındığı hayati bir zirveye Arap liderlerin katılmaması son derece manidardı.

Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin ABD’nin çekincesinden ötürü zirveye  katılmayacakları yorumları yapılıyordu. Nitekim yorumlar doğru çıktı. Deyim yerindeyse her üç ülke de ABD’den, Trump’ın hışmından korktuklarından Filistin’i bir anlamda sattı. Her ne kadar Trump’ın Kudüs kararına karşı çıkan açıklamalar yapsalar da hiç inandırıcı değildi. Sırf zevahiri kurtarma adına o açıklamayı yaptılar, sözüm ona Trump’a tepki gösterdiler. Gönüllerinden destek olamadılar Filistin’e.

Aslında petrol zengini Suudi Arabistan tarihten bu yana hem bölge, hem Türkiye için hiçbir zaman güvenilir  ülke olamadı. Bölgede her daim kaypak politikadan yana tavır aldı. Hatırlayın aylar öncesi  Trump’ın bu ülkeye yaptığı ziyareti, silah satışı anlaşmasını imzaladığını. Hatta, Kral Salman’ın el altından İsrail Devlet Başkanı Netenyahu ile görüştüğü, işbirliğine yönelik adımlar attığı da çokça konuşuldu. Kuşkusuz bu iddiaların haklılık payı çok yüksek.  Suudi Arabistan, gerçek anlamda Filistin’in, acı çeken halkın yanında yer almadı, alamaz da.  Çünkü ABD başında Demoklas’in kılıcı gibi sallanıyor.

Kuşkusuz aynı görüşler, savlar bir başka petrol zengini olan Birleşik Arap Emirlikleri için de söz konusu. Daha ileri gidelim Kuveyt için de bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu ülkeler Müslüman ülkelerin yanın da görülse bile hiçbir zaman ABD ve İsrail ile arayı bozmaz, işbirliği yapar. Zaten Suudi Arabistan, Ortadoğu’da ABD’nin eli gözü kulağı gibi.

Mısır lideri Abdülfettah El Sisi ile Türkiye’nin arası 2013’te Mursi’yi  koltuğundan eden darbeden bu yana bozuk. Cumhurbaşkanı Erdoğan darbeden dolayı sürekli Sisi’yi eleştiriyor, kendisinin devlet başkanlığının yasal olmadığını ifade ediyor. Bundan ötürü Mısır liderinin İstanbul’daki zirveye katılması zaten beklenmezdi. Mısır da İsrail ile işbirliği yapıyor, Kıbrıs Rum Kesimi ile birlikte Akdeniz’de petrol arıyor.

Trump’ın Kudüs  kararının ardından, Türkiye İran ve Rusya ile daha da yakınlaştı. Her üç ülke Suriye sorununa kalıcı çözüm arayışında ortak tavır alırken, çılgın karar sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki diyalog daha da sıklaştı.

Günü birlik Mısır ve Suriye ziyaretinin ardından Ankara’ya gelen Putin, Erdoğan ile yaptığı görüşmede Suriye’de kalıcı barışın sağlanması için Türkiye ile hemfikir olduklarını açıkladı. O görüşmede Putin’in Suriye’deki YPG’ye desteğin sonlandırılacağı sözünü bile verdiği açıklandı.

Ne var ki, iki gün sonra Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkilinin YPG ile işbirliğinin süreceği sözleri kafaları karıştırdı. Rus komutan Suriye’de YPG’liler birlikte fotoğraf çektirdi. Bu tablo karşısında  “Bu ne perhiz, ne lahana turşusu” diye sorulmaz mı?

Trump da daha önce Suriye’deki YPG güçlerine silah yardımının kesileceğini açıklamış, ancak bir süre sonra yardımın devam edeceği ABD yetkililerince ifade edilmişti. Demem o ki, çok güvenilmemeli emperyalist ülkelere.

İşte bu açıklamalar, gelişmeler irdelendiğinde  “oyun içinde oyun var” demekten kendimizi alamıyoruz.  Ortadoğu dünyanın gözü üzerine olan bölge. Emperyalist güçler her daim egemenliklerini kurmak, bölgeye sahip olmak ister. Yıllardır kaynayan Ortadoğu kazanın ateşini giderek alevlendirirler. Kimin eli kimin cebinde belli değildir Ortadoğu’da.

 

Bölgenin önemli aktörü olan Türkiye, çıkarları gereği adımlarını hesaplayarak dikkatlice atmalı, dış politikasını elini güçlendirecek kozlarla oluşturmalı, sadece ama sadece kendine güvenmeli. 



Bu Haber 108 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI