Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
26 Aralık 2017 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Hamsi Fındığı Solladı

Geçenlerde bir gazetede  “Hamsi 25, fındık 10 liradan satılıyor” başlıklı haberi okuyunca acı acı güldüm. Aslında gülmedim fındık üreticisi adına hayli üzüldüm.

Bir zamanlar ucuz fiyatı ile “yoksul sofralarının vazgeçilmezi” olan hamsi fiyatının fındığı ikiye katlayacağını kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.

Birinin fiyatı denizlerdeki kıtlıktan ötürü artarken, diğerinin fiyatı bol olmasına rağmen bir türlü hak ettiği değerden satılamıyor.  Her ikisi de çok sevdiği, sofralarından eksik etmediği, yıllık geçimini sağladığından ötürü Karadeniz halkı ile adeta özdeşleştiler. Fındık ve hamsi denildiğinde akla ilk Karadeniz, bölge halkı gelir.

Hamsi giderek Karadeniz’den elini ayağını çekiyor, çok az avlanıyor,  pahalı olmasından ötürü yanına yaklaşılmıyor. Fındık son yıllarda bol rekoltesiyle yüz güldürse de düşük fiyatı ile üreticinin hevesini kursağında bırakıyor.  Dedim ya önceleri , “hamsi 25 , fındık 10 lira” deselerdi gülüp geçerdim . Ne var ki, bu da gerçekleşti günümüzde.

İronik bu durumdan fındığın birileri tarafından değersizleştirilip ucuza kapatılarak, üreticinin mağduriyetine gelmek istiyorum .     

 Karadenizli üretici, tek geçim kaynağı olan fındık fiyatının düşüklüğü karşısında öncekiler gibi bu yıl da hayal kırıklığı yaşıyor. Deyim yerindeyse kan ağlıyor.  Hala serbest piyasada 8 - 10 lira arasında alıcı bulabiliyor.  Oysa maliyeti 8.75, hatta 9 liraya ulaşıyor. Yani en çok 10 liradan satılan fındık maliyetini zar zor karşılayabiliyor.

 TMO’nun açıkladığı 10-10.5 liralık taban fiyat üreticiyi memnun etmediği gibi,  düş kırıklığı yarattı.  Oysa  çok zor koşullarda yetiştirdiği, bakımını yaptığı  ürününe en az 13 lira taban fiyatı bekliyordu.  TMO’nun taban fiyatları beklentileri karşılayamadı.  Üretici borcunu bir an önce kapatabilmek  için peşin para karşılığında bir yıllık emeğini  değerinin çok altında  tüccara satıyor. TMO’nun fiyatı tüccara kaçışları önleyemedi.

Serbest piyasayı belirleyen tekel firmalar ile alivreciler  üreticinin çaresizliğinden istediği rakamı belirleyerek alım yapıyor.  Yani ne derlerse o oluyor piyasada.  Hatta 6, 7 lira gibi son derece düşük, utandıran fiyattan alım yapanların haberlerini okuduk sezon başında. 

Bu olumsuz tablo karşısında üreticinin tüccarın insafına terk edilmemesi için TMO’nun taban fiyatı revize ederek en az 13 liraya çıkarması istendi.  Tüm çağrılara karşın devlet tarafından karşılık bulmadı.

Aslında gelecekteki tehlike çok büyük. Kimse bunun farkında değil.  O da üreticinin umudunu yitirip bahçesindeki fındık ağaçlarını kesmeye başlaması,  diğer tarım ürünü yetiştiriciliğine yönelmesi.  Eğer bu istenmeyen olay yaygınlaşırsa  fındık üretimi dibe doğru yuvarlanır.  Zaten sezon başında bazı çiftçilerin ağaçları kestiğini gazetelerde okuduk, televizyonlarda izledik. İşte gelecekteki tehlike büyük demem bundan.

 Ağaçların kesilmesi kronikleşirse fındık üretiminde dünyada ilk sırada yer alan Türkiye, dış satımdan kazandığı dövizden olduğu kadar bu alandaki egemenliğini de yitirir. Üreticinin aleyhine olan koşullara rağmen Türkiye,  hala dünya fındık piyasasında söz sahibi. Bu konumunu  kaybederse üretici kaybeder, dolayısıyla ülke ekonomisi kaybeder.

Serbest piyasa tekel firmaların keyfine bırakılıp üretici mağduriyeti sürer, devlet fındığa  yeteri kadar sahip çıkmazsa tehlike çok yakında kapıyı çalabilir.  Tehlikenin savuşturulmasının tek yolu da devletin çiftçiye sahip çıkması, ürününü hak ettiği değerden almasıdır. 

Hem geçmişte bu alanda çok başarılı olan FİSKOBİRLİK neden devreye sokulmuyor. Birtakım desteklerle eski işlevine dönüştürülebilecek kurum, üreticiyi tüccarın elinden kurtarabileceği gibi onların can suyu olabilir, hayat verir.

Çünkü geçmişte yaşananlara baktığımızda üretici ile FİSKOBİRLİK arasında sıkı bir bağ oluşmuştu. Karşılıklı güvene dayanan alım satım ilişkisi vardı. Aynı bağ yeniden kurulamaz mı? Pekala sağlanabilir. Yeter ki devlet istesin, FİSKOBİRLİK’e yeniden canlılık kazandırsın.

 

Bakın, 25 liralık hamsi fiyatı bizi nerelere getirdi. 



Bu Haber 87 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI