Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
4 Ocak 2018 Pazar
AYNUR ZEREN TAN
Bizim Ahmet Hoca ve Esnaf Kardeşlerim:

Akşehir’li Nasrettin Hoca hikayelerini bilirsinizBu kısa hikayelerin en büyük özelliği ise,.” hazırcevaplık ve nüktedanlık” doğru sözün en kısa yoldan söylenmesidir. Hoca’da bu sanatın ustadır.

            “ Bizim Ahmet” olarak tanınan Sn. Ahmet Altun’ da yazılarında, pek çok insanın doğru bulduğu tespitlerini dile getirmekte, tam on ikiden vurmaktadır.Yazılarını hep tebessümle okuyorum.Ellerine,yüreğine sağlık Ahmet kardeşim,

Kendisinin daha önceki yazılarında,bir çarşı esnafı olarak bazı bayanların giyimleri hakkında çok doğru  tespitleri olmuştu.

Bende bir bayan olarak, ne şekilde olursa olsun kentimizde yaşayan beylerde,esnaf olan veya olmayan kardeşlerimde tesbit ettiklerimi(ki pek çok bayanın rahatsızlık duyduğu konulardır) yazmak istiyorum.Hepsinin affına sığınarak, biliyorum ki pek çoğu yaptığı davranışın (yakışıksız olduğunun)farkında değiller biliyorum ama dile getirmekte fayda var diye düşünüyorum.

Buyurun bakalım  bunlar yazabildiklerim,yazamadıklarım da(!!!) var.

Kardeşim, iki sandalye üzerinde uzanmış, gölgede uyukluyor.Yer çarşı ortası,kendi dükkanı önü(Dükkanı önünde böyle oturmak hakkı değil, sonuçta çarşı orası,kamuya ait bir yer.Bu durum  bayan alıcıların dükkana girmesini yüzde yüz engeller.)

.Orta cami karşısında ki Mustafa Rakım Efendi Parkın da durum daha vahim,banklarda ayağını toplayıp,hafifçe uzanıp elinde tesbih bir yandan kafasını,,bir yandan sırtını kaşıyanda geçilmiyor(hatta pek çoğu böyle).

O parkda bayanların oturmasına imkan yok.

Park demişken,Cumhuriyet Meydanında ki çocuk parkında(kesinlikle çocuğunu,yeğenini veya torununu bekleyenlere değil sözüm) koca koca beyler boş boş niye otururlar ki?

Ne olursa olsun çarşıda uyuklayan bayan var mı?Uyuklamayı bırakın saçma sapan oturan var mı?

-Kardeşim, tek sandalye üzerinde oturuyor. Ayağının birini çenesine kadar çekmiş, diğerini  altına almış, elinde tespih evire çevire sohbet ediyor,başında kasket,arasıra kasketi geriye itiyor,başını bir kaşıyor bir kaşıyor ki sormayın.Mağaza önü mü açıkhava kahvehanesi mi belli değil?Karşılıklı dükkanların önü böyle.

Niye esnaf kardeşlerim mağazalarının, dükkanlarının içinde oturmazlar,neden dışarıda?Hem de üçer beşerli gruplar halinde.

Kardeşim sigara içiyorsa içiyor kimse karışamaz,izmaritinden vazgeçtik sigara paketini kaldırıp atıyor çarşının ortasına.(Şimdilik bayanlarımız sokakda sigara içemedikleri için o çöplerin tamamı beylere ait)

Kardeşim bankamatikten para çekecek,belki acelesi var ama sıradakinin hemen dibinde durupda,kendinden öndekinin işlemlerini takip etmek hatta kendisine sorulmadan karışmak hakkına sahip değil ki.

Kardeşim dolmuşta, şoför kardeşime emretmek hakkına sahip değil ki.”Şurada indirir misin? demek başka “şurada indir”demek başka.

-Kardeşim,karşıdan geliyor ayakkabının topuklarını ezmiş, pantolon ütüsüz,gömleğin yarısı dışarıda.Belki de ödenecek senedi var,derdi var belli, sıkıntısından yere sesli sesli bir tükürüşü var ki sormayın.Akşama kadar yemek yiyemezsiniz.

-Kardeşim,hükümet caddesinde  otosuyla geziyor,arkadaşını görünce de çıkartıyor dirseğini dışarı başlıyor sohbete ,arkadan kornalar sabırsız,bir küfür savunuyor”patladınız mı?” manasında,artık yer yarılsa da kaybolsak.

-Kardeşim dolmuşta gidiyor,ayağının birini diğer koltuğa atmış ayakkabı bir batman çamur(kurumuş)elinde anahtarlık  çeviriyor yol boyu,ötekinin elinde cep telefonu bağırarak konuşuyor.Sen dolmuş mahkumu,dinle dinle git.

,Sen onu dinlemeye mahkumsun , üstelik bağırıyor karşısındakine “kapat lan kapat ben seni arayacağım, eşek herif” diyor sesli bir şekilde(samimiyetleri de bir tuhaf).

Bir ön sırada oturuyor kardeşim, ense tıraşı da olmamış, kör olsanız görüyor,sağır olsanız duyuyorsunuz “ya sabır” diyerek gidiyorsunuz.

-Başka bir kardeşim sizden az ileride yürüyor alüminyum içecek kutusunu buruşturup fırlatıyor(olmadı ayağı ile çiğniyor) ,mısır yemiş çöpünü denize atıyor ,bazen de çoşuyor kardeşim ve bir tekme ile kurtuluyor çöpünden.

Kardeşim sohbet ediyor.Sohbeti aynen duyuyorsunuz.O kadar yüksek sesle sohbet ki anlatılamaz,duymak filan da istemiyorsunuz.Her neresiyse orası o kişilerin sohbetini dinlemeye gitmediniz.Ama kardeşimde sesinin perdesini indirmek alışkanlığı yok.Çok güzeldir dostlarla sohbet etmek ama her nerede olursak olalım,Düşük perdeden ses kullanmaya alışmalıyız, başkalarının rahatsız olup olmayacağını hesaplamalıyız.

 

-Yazmakla bitecek gibi değil, hele  bir durum daha var ki onu da siz tahmin edin ben yazamayacağım artık.



Bu Haber 460 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI