Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
6 Ocak 2018 Pazar
KÜRŞAT KESLER
İran’da Oyun İçinde Oyun

Bugünlerde İran’da ortaya çıkan olaylara baktığımızda hepimiz belki de şu klasik hale gelen lafları konuşmakla meşgulüz: Batılı güçlerin oyunu. Yani ABD ve İsrail İran’daki mevcut yönetimi kendi çıkarlarına aykırı buldukları için devirmek istiyorlar. Bunun için de özgürlük bahanesiyle bir şekilde halkı sokağa dökmeyi başardılar. Mevcut yönetimle halk çatışacak sonunda halk galip gelecek. ABD istediği bir adamı ya İran’ın başına getirecek ya da dünyanın birçok yerinde yaptığı gibi demokrasi vaadiyle İran’a girip oraları yerle bir edecek, halkı katledecek, yeraltı kaynaklarını sömürecek. Bu ilk başta olayları ve biraz da dünya siyasetini takip eden kişilerin hemen aklına gelebilecek bir yorumdur. Çünkü yakın dünya tarihi ve ülkemizin tarihi hep bu örneklerle doludur. Ancak İran’daki durum biraz farklıdır.

ABD’nin ve İsrail’in İran’ı tehdit etmeleri, oraları karıştırıp, İran’ı yıkmak istemesi külliyen yalandır. İran’a uyguladığı ambargo, tehditler, kuşatmalar hep görünürde İran’ı sevmeyen bir ABD ve İsrail yaptırımları gibi görünür. Oysaki kapalı kapılar ardında İran her zaman ABD ve İsrail’in dostudur. Her zaman dediğim gibi Ortadoğu’da meydana gelen her hareket Türkiye’ye yöneliktir.  Bu da öyle. ABD İslam dünyasını parçalamak düşüncesini bırakmadıkça İran’la dost olmaya mecburdur. Nitekim yine bugünlerde ABD’nin İran yönetimiyle anlaştığı halkı birlikte bertaraf edecekleri sözleri ayyuka çıktı. Anlaştıklarına canı gönülden inanıyorum.

ABD dünyada geleceğini tehlikede görüyor. Bu nedenle onu bitirecek belki de yeni bir dünya savaşında karşısında bir güç olarak bulunan İslam dünyasını eskiden olduğu gibi şimdi de, gelecekte de parçalamak istiyor. Peki bunu nasıl başaracak? Bunun belki de tek çıkar yöntemi Şii-Sünni savaşı çıkarmaktır. Büyük bloğu yani Sünni İslam dünyasını parçalamak ve Şia’ya karşı denk bir rakip yapmak için elinden geleni yapıyor. Çünkü dünyadaki Şii nüfus Müslüman nüfusun %10-13’ünü oluşturmaktadır ve bu 150-200 milyon arası bir nüfusa işaret etmektedir. ABD bunu %50’lere getirmenin derdinde.  İran’da yaklaşık 70 milyon Şii yaşamaktadır ve İran’ın dünya tarihindeki rolü hep Şiiliği kul lanarak savaş çıkarmaktır. Kendisini dünyadaki Şia’ların hamisi saymaktadır. Ortadoğu ülkelerinde de nüfuslarının belli kesimleri Şii’dir. Şia’nın kalesini yıkmak ABD’nin çıkarlarına hiç uygun değildir.

DEAŞ örneğinde olduğu gibi ABD bu örgütü sözde Sünni bir Müslüman grup gibi kurdu. Amacı da yine sözde İsrail’in güvenliği için Ortadoğu’yu karıştırıp İran tehdidine karşı önlem almaktı. Ancak oyun için de oyun vardı. Asıl amaç DEAŞ’ı Sünni Müslüman gibi gösterip Müslümanları Sünnilikten soğutup Şia’ya yönlendirmektir. Çünkü olası bir mezhep savaşında Şia’yı da Sünniliğe karşı denk bir güç yapacaktı. DEAŞ’ın hiç İran’a veya Ortadoğu’daki özellikle Şia’yı hedef alan bir terör faaliyeti yaptığını işittik mi? Hayır. Varsa yoksa Sünni Müslümanların olduğu yerlerde Irak, Suriye ve Türkiye’de olay çıkarıp duruyor. Plan bu.

Bence plan kusursuz gibi görünüyor ama karşısına beklenmedik engeller çıktı. Zaten Türkiye’nin gittikçe güçlendiğini, İslam dünyasını derin uykusundan uyandırmak üzere olduğunu görüp yıllardır planladığı FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerini alelacele sahaya sürdü. Ancak FETÖ istediğini yapamadı. DEAŞ’la da Türkiye canla başla mücadele ediyor.  Ardından Tayyip Erdoğan gibi bir dünya lideri ortaya çıktı ve ABD’nin Ortadoğu planlarını alt üst etti. Kendisi Sünni’ydi ve Şia dünyasına seslenerek bizim Sünnilik diye ve  Şia diye bir dinimiz yok. Hepimizin dini aynıdır o da İslam’dır dedi. Filistin’de başarı üstüne başarı kazandı. En son olaylarda  İslam ülkelerini topladı ve ortak bir karar aldı. Türkiye BM de tüm dünya ülkelerini ABD’ye düşman etti. Tehditlerine rağmen dünya hangi dinden olursa olsun ABD’ye rest çekti. Bunlar içerisinde İran’da vardı.İşte bunlar ABD’nin beklemediği olaylardı. Planları sekteye uğradı. Çünkü Allah’ın yazgısı bütün planların üzerindedir.

 

Yine de ABD ve İsrail bu planlarından hiçbir zaman vazgeçmeyecekler. İsrail’in en büyük korkusu yok edilmektir. O nedenle alternatif yerlere ihtiyaçları var ve bu ihtiyaçlarını da gerçekleştirmek için ABD canla başla pusu kurmakla meşgul.ABD ise Müslüman dünyasının birleşmesinden ve kendisine bir rakip olarak çıkmasından ve Türkiye’nin imparatorluk günlerine dönmesinden korkuyor. Bunları önlemek için de elindeki yegane kozu olan İran’ı hiçbir zaman üzmeyecektir.



Bu Haber 125 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI