Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
9 Ocak 2018 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Hamsiyi Özledik

Bu sezon da beklentileri karşılayamadan, erkenden elini ayağını çekti. İflah olmaz tutkunları dört gözle beklemeye, balıkçılar da “ne zaman ağlarımıza takılacak, kasaları ne zaman dolduracağız?” diye merak etmeye başladı. Sofradaki yeri çok farklı olan, ucuz fiyatıyla yoksulun yüzünü güldüren geç çıkıp erkenden veda eden Karadeniz hamsisi, önceki yıllarda olduğu gibi bu sezon da nazlanıyor, özletmeye devam ediyor. Kirlilik, vahşi avlanma sistemi derken, üstüne havaların sıcak gitmesi de eklenince bereketli sezon yaşanmadan Rusya ve Gürcistan’a kaçtı o güzelim denizin kraliçesi hamsi. Birbirinden güzel, iştah kabartan balıklar, çekiciği ile önceki sezonlar tezgahları süslerken, artık onlar da bulunmaz oldu. Az miktarda avlanan, çinakop, lüfer, palamut,  barbun, tekir, mezgit, istavrit ve kalkanın yanına yaklaşılmıyor aşırı pahalı olmasından. Karadenizli tutkunu olduğu hamsiyi arar hale geldi. Tezgahlarda yer alan buzhane ürününe de doğal olarak burun kıvırıyor. Diyeceğim, ağız tadı ile sofralarımızın vazgeçilmezi hamsiyi hala bolca tüketemedik.

Tezgahlardaki buzhane hamsisi canlı, taze, dirinin yerini hiçbir zaman dolduramıyor. Nerede o ağızlarda unutulmaz lezzet bırakan, buğulaması, kızartması ve ızgarası ile farklı pişirilen, kuru soğan eşliğinde yediğimiz o muhteşem Karadeniz hamsisi? Rusya ve Gürcistan’da avlananı da kabulleneceğiz, ama o da yok. Orada da istenilen düzeyde, avlanamıyor. Bu sezon da düş kırıklığı yarattı o güzelim, leziz Karadeniz hamsisi. Balıkçılar, hamsi yokluğunu havanın ılıman gitmesine, deniz suyunun soğumamasına bağlıyor. Az önce vurguladığım gibi,kirlilikten ve yanlış avlanmadan ötürü hamsi iyiden iyiye Türk karasularından kendini çekti.  Artık ulusal medyanın manşetlerine bile taşınıyor iç karatıcı tablo.

En çok satan gazete Hürriyet  31 Aralık 2017 günkü sayısında ülkemizde balıkçılığın nasıl bitme aşamasına geldiğini “Denizler çöle döndü” başlığı ile manşetine taşıdı. Yani artık denizlerimizdeki avlanma sisteminin yanlışlığı ötelenemez sorunlar arasında. Eğer böyle devam ederse gelecekte bugünkü balığı bile vermeyecek denizler.   Sezon başında palamut ile çinakopun çok olması, hamsi ile beslenmesinin de kıtlıkta önemli rol oynadığı belirtiliyor yıllarını denizde geçiren emekçiler. Karadenizli balıkçılar, havanın, dolayısıyla denizin soğuması ile birlikte sabırsızlıkla beklenen hamsinin tezgahları yine süsleyebileceğini vurguluyor. Umarım yanılmazlar, sezon bitmeden hamsi sofralarımızda çok yer alır, özlem giderilir.  Hamsinin bol avlandığı, fakir fukaranın ucuz fiyatla tükettiği eski günler geldi aklıma. Usta şoförlerin kamyonlarıyla Fatsa’dan, Ünye’den Ankara ve İstanbul başta olmak üzere büyük kentlere, şimdiki gibi duble olmayan yollarda adeta zamana karşı yarışırcasına, hamsi taşıdıklarını anımsadım. Sahi ne güzeldi o günler. Hele azgın Karadeniz’de kaptan ve tayfaların dondurucu soğuğa karşın binbir emekle avladığı hamsileri, kelle koltukta gece, gündüz demeden büyük kentlere kazasız, belasız ulaştıran Fatsalı ve Ünyeli isimsiz usta şoförleri kim unutabilir? Şimdi öyle mi? Hamsi ve balıklar soğutucu kasalı kamyonlarda, duble yollarda, sorun yaşanmadan büyük kentlere ulaştırılıyor. O günün cefakar, deniz ve uzun yol emekçilerini bir kez daha saygı ile anarken, ölenlere rahmet, yaşayanlara uzun ömürler diliyorum Büyük kentlerde yaşayanlar,  hamsinin ve diğer balıkların tayfaların büyük emeği sonucu  zahmetle avlandığını, sofralarına nasıl geldiğini acaba hiç düşünüyor mu? Yoksa’’ kardeşim ben sadece ''tadına bakarım'' mı diyor?

İşte öylesine hüzünlendim o günler gözümün önünde canlanınca.  Umarım balıkçıların öngördüğü gibi havalar soğur, yoksulu varsılı halkın sofrasında yerini alır, balıklar arasında her daim ayrıcalığı olan Karadeniz hamsisi bolca avlanır. Belki çok sık hamsi, balık üzerine yazdığımdan sıkılan okurlar olabilir. Ancak, yıllardır yapılan uyarılar bugüne dek hep ıskalandı, kulaklar gözler kapatıldı. Ama gelinen aşamada  o uyarıların ne denli doğru ve haklı olduğu ortaya çıktı. Bilim insanlarının vurguladığı gibi gerekirse, iki, üç yıl hatta daha fazla denizlerde avlanma yasağı uygulanmalı.

Yani denizler bir tür nadasa bırakılmalı.

Yoksa gelecekte bugünleri, çok az bulabildiğimiz balığı, hamsiyi mumla arar hale geleceğiz. Öncelikli olarak da trolle avlanma sistemi yasaklanmalı, ısrarla sürdürenlere hapis cezası da dahil ağır yaptırımlar uygulanmalı.

 

Tarım ürünleri Türkiye için nasıl vazgeçilmezse, balık da ayrılmaz bir parçası. Tezgahlarda ithal balıkları gördükçe üzülüyorum. Bir zamanlar balıkçılığı ile övünen Türkiye’ye  diğer tarım ürünleri gibi deniz ürünleri de  ithal etmesi hiç yakışmıyor. 



Bu Haber 73 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI