Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
17 Ocak 2018 Pazar
MİSAFİR KALEM
Şükrü KARAMAN / Terme’den Alınacak Ders

Beldeye mevcut dört termik santrale ilaveten yenilerinin yapılması gündemde olan Zonguldak-Çatalağzı halkı deyim yerindeyse bugünlerde diken üstünde oturuyor.

“Sessiz katil” olarak nitelendirilen fosil yakıtlara dayalı, özellikle termik (kömürlü) santraller, dünyada terk edilirken, Türkiye’de ha bire yenilerinin yapılması öngörülüyor. Hem de bölge, ilçe veya belde halkının şiddetli tepkilerine rağmen. Oysa o denli insan, canlı yaşamına ve doğaya zarar verici. Yaşamı sonlandıran, tarımı yok eden, doğayı bitiren kömürlü santraller, bilim insanlarının ürpertici uyarıları dikkate alınmadan bırakın mevcutların yıkılmasını, yenilerinin yapılması ile yeniden tartışılır hale geliyor.

İşte bu kaygıları taşıyan beldelerden biri de Zonguldak’a bağlı Çatalağzı. Karadeniz’in kıyıcığında masmavi denizi, etrafını kuşatan yeşil bitki örtüsü ile adeta cenneti andıran o güzelim beldenin halkı  faaliyette olan dört santralin yaydığı zehri solurken, yaşamı kararırken, yolda olan yenilerini nasıl önleriz diye düşünüyor.

Bacalarından kara dumanların çıktığı santraller, beldeyi termik cehennemine dönüştürmüş. Salt Çatalağzı değil, Biga, Marmara Ereğlisi, Kara Biga ve diğer yerleşim birimlerinde yaşayan halk da aynı kaygıyı taşıyor.

Çok değil dört yıl önce de aynı kaygıyı Samsun’un Terme ilçesi halkı yaşıyordu.  İlçenin Akçay bölgesine kurulmak istenilen termik santral tehlikesi halkın dayanışması, kararlı yasal mücadelesi sonucunda önlendi. O günler de birçok etkinliğe yakından tanık olmuşluğum da var.

O eylemlerin yılmaz öncüsü Terme Çevre Platformu (TERÇEP) dönem sözcülerinden Zekai Altunpala’dan bir kez daha dinledim yürüttükleri mücadelenin, kazandıkları başarının öyküsünü.  2014 yılında termik santral gündeme geldiğinde hemen örgütlenerek, TERÇEP’i kurduklarını anlatan Altunpala,  her partiden insanların katıldığı bir dizi eylem gerçekleştirdiklerini, sorunu panel, söyleşi, açık oturum, tiyatroyla ulusal basın aracılığı ille ülke gündemine taşıdıklarını belirtti.

Bu süreçte Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’un katkılarının yadsınmayacağını vurgulayan Zekai Altunpala, özellikle “Beyaz Çemberli Kadın Hareketi”nin unutulamayacağını, en etkili, ses getiren eylemin bu olduğunu bildirdi. “Kara kömüre karşı,kadının yer almadığı karşı duruşun, etkinliklerin, mücadelenin başarılı olamayacağı öngörüsüyle ‘Beyaz Çemberli Kadın Hareketi’ni başlattık diyen TERÇEP’in o dönemki sözcüsü Zekai Altunpala, hem ulusal medyada hem de televizyonlarda yer alarak Türkiye’nin dikkatini Terme’ye, yapılmak istenen termik santrale çektiklerini belirtti.

O dönemde Yeşil Barış örgütü Greenpeace’nin desteğini her daim gördüklerini anlatan Zekai Altunpala, yine ÇED raporunun değerlendirilmesi sırasında Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önünde Terme halkının tepkisinin unutulmazlar arasında yer aldığını ifade etti. 

Altunpala, yargının işverenin ÇED raporunun iptali için yaptığı başvuruyu reddetmesiyle sürecin Terme’nin utkusu ile sonuçlandığını, bu başarının üniversite öğrencilerine bilgi şeklinde aktarıldığını belirtti.  Nitekim,  Ordu Üniversitesi Ünye İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyelerinden Doç Dr. Deniz Yıldırım, Zekai Altunpala’yı dersine davet etti. Altunpala, termik santrale ilişkin yaşanan süreci öğrencilere bilgi olarak aktardı.

 Yani öylesine anlamlı direniş sergiledi Terme halkı, özellikle Beyaz Çemberli Kadınlar zehir üreten, doğayı katleden termik santrallere karşı. Sanırım daha çok konuşulur Termelilerin “zehir solumak istemiyoruz” diye haykırarak verdikleri mücadele. İşte bundan ötürü  “Terme’den Alınacak Ders Var” başlığını attım yazıya.

Umarım, yenileri öngörülen Çatalağzı, Biga , Marmara Ereğlisi ve diğer yerlerdeki halk da bu belayı yasal mücadeleleri sonucunda başlarından savar. 

Oysa. Türkiye  güneş, rüzgar ve su gibi temiz enerji kaynaklarına bolca sahip. Nedense hep ıskalanarak, fosil yakıtlara dayalı santrallere öncelik veriliyor. Gerçi son yıllarda güneş enerjisine yönelik çalışmalar, yatırımlar hız kazandı.  Geç olsa da olumlu adım olarak değerlendirilebilir.  Yine de yeterli değil. Aslında çok geç kaldı temiz enerjide Türkiye.

 

Türkiye, Almanya’nın dört katı güneş enerjisine sahip.  Ne ki Almanya bu kaynaktan daha fazla  yararlanıyor. Yani o denli ihmal ettik ve ıskaladık güneş enerjisini, hatta rüzgarı.  Sırf yerli kömürü değerlendireceğiz diye termik santraller açmanın ısrarını anlamak mümkün değil.



Bu Haber 157 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI