30 Aralık 2009 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
"Saklı Kilise"nin Esrarı
yasar.karaduman@gmail.com

Geçen hafta Amerika’dan gelen bir misafirimizle Ünye ve çevresindeki bazı mağara, kaya mezarı ve Hıristiyanlığın ilk dönemlerine ait kayalara oyulmuş kiliseleri dolaştık.

Ünye ve civarında ilk insanlı yerleşim Cevizdere bölgesindeki mağaralarda 15.000 yıl önce başlamıştır. Ünyeli Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten’in burada yaptığı kazılarda  hayvan kemikleri ve ilkel insanların yaptığı aletler bulunmuştur. Bu buluntular atmışlı yıllarda Anafarta İlkokulunda bir cam dolapta sergileniyordu… Bu Ünye’nin ilk müzesidir. Sonra eserler Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne nakledildi..  Profesör Dr. Kökten’e bu kazılarda o yıllarda Ünye İlköğretim  Müdürü hocam Orhan Bora eşlik etmişti.. Çok genç bir gazeteci iken bu kazılara bende katılmış Profesör bana epeyi taş toprak taşıtmış ve eletmişti.

Ünye ve çevresindeki mağara, kilise, kaya mezarı gibi eserlerin bir dökümü ve hangi dönemlere ait olduğuna dair kapsamlı bir çalışma yoktur. Bu nedenle kayıt altına alınamayan bu korumasız eserler zamanla talan edilip yok edilmektedir.

Bu koruma kimin işidir, kim yapacaktır? İl kültür müdürlüğü, kaymakamlık, belediye bu sorununa da el atmalıdır. Gelenlere anlatacak bir yerlerimiz

,olsun.. Gelenlere Çakırtepe’de çökelekli pide yedirmekle yollara ışıklı babalar dikmekle olmuyor.  

 

Saklı kilise

Ünye ve çevresinde ilk Hıristiyanların ibadet için ulaşılması zor yerlere yaptıkları mağara kiliseleri buluk. Bunlardan en önemlileri Kızılkaya denilen kayalıklara oyulmuş “Saklı Kilise” idi.

Hıristiyanlığın doğuşuna baktığımız zaman, ilk Hıristiyanların büyük bir gizlilik içinde dinlerini yaşadığı, dini yayma faaliyetlerinde çok zorluklarla karşılaştıklarını görüyoruz. Roma başlangıçta Hıristiyanlara çok eziyet etmiştir

Hıristiyanlığın peygamberi Hz. İsa’dır. İsa’nın Yunanca adı Hristos, Latince Crist’tir. Bu nedenle getirdiği dinin adına Hıristiyan denmiştir. Hz. İsa, Filistin’de, kullandığımız takvimin başlangıç noktası olan sıfır yılında doğmuştur, doğduğu yıla “Milat” dediler.

Doğu Roma İmparatorluğunun bu yeni dini kabullenmesi üçyüz sene sürmüş,

İmparator Kostantin 330 yılında Hıristiyanlığı tanımıştır.

O yıllara kadar Hıristiyanların ibadet ettikleri ayrı bir yer yoktu.  Dördüncü üzyılda mabetli dönem başladı ve Hıristiyanlar bu yapılara kilise adını verdiler. Kilise Yunanca "ekklesya" kelimesinden gelir, meclis, cemaat anlamındadır, Arapçası "kenîse"dir.  İngilizce "church" Almanca Kirhce dir..

Eski Roma dini bir inançtan çok,  yurtseverlik anlayışına benziyordu, Hıristiyanlık yönetimin düşmanlığını çekti. 303-304 yıllarında Hıristiyanlara karşı kıyıma girişildi.  Hıristiyanlar yakıldı ve idam edildi. Birçok savunmasız insanı gösteri meydanlarında yırtıcı hayvanlarla güreştirilerek parçalattırıldı.

İşte Hıristiyanların başlangıçta öldürülmekten korkarak ibadetlerini yapmak için kayalara oydukları kiliselerden biri olan Çatalpınar köyündeki Kızılkaya’da Saklı Kiliseye gittik. Saklı kilise Kızılkaya’nın ulaşılması güç yerinde kayalara oyulmuştu.  İçerisi çok büyük değildi..  Muhtemelen insanlar buraya  ibadet etmek için geliyor sonra  dağılıyorlardı.

Mağaraya bir saatlik bir tırmanıştan sonra ulaştık. Mağaranın duvarlarında Hz.İsa’nın ve Hz. Meryem’in ve bazı azizlerin freskleri vardı. Resimler  harap edilmişti.. Burası da acemi defineciler tarafından talan edilmiş her taraf parçalanmıştı.  Buraya ibadet için gelen halk fakirdi. Bu gibi yerlerde define olmazdı.  330 yılında  din serbest bırakılınca bu gibi saklı kiliseler da işlevini yitirmişti.. Rehberimiz tepede çocukluğunda rahiplerin mezarlarını gördüğünü söyledi.. Zirveye çıktığımızda mezarlardan hiçbir iz kalmamıştı.

 



Bu Haber 544 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI