25 Ocak 2010 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Medeni toplum, en başta sosyal olan toplumdur...
musakiroglu@mynet.com

2008 yılının Şubat ayında Almanya’nın Ludwigshafen kentinde Gaziantepli 6 ailenin yaşadığı apartmanda yangın çıkmış, 5’i çocuk 9 Türk ölmüş, 24 kişi de yaralanmıştı.

Tabi bu yangın ilk değildi. Daha önce çıkan yangınlarda da çok sayıda Türk yanarak can vermişti.

Bu yangınların çoğunun düzenlenen ırkçı sabotajlar sonucu meydana geldiğini, yangın sonrası yapılan araştırmalar ve hukuki süreç ortaya çıkarmıştı.

Tabi biz Türkiye’de yaşayanlar da, her yangın sonrası öfkemizi, isyanımızı dile getirip, gurbetteki hemşerilerimizin yanında olduğumuzu göstermeye çalıştık.

Havada birden alabildiğine Türk-Alman düşmanlığının estiği, ırkçıların da bu havaları çok sevdiği o yangınların sonuncusu sırasında internetten bir haber okumuştum.

Haberde, yangından etkilenen ailelere Alman Hükümeti tarafından ücretsiz ve süresiz psikolojik danışmanlık hizmeti verileceği yazıyordu.

Haberi okuduğumda, böyle bir afet sonrası verilen  bu hizmetin ne kadar önemli olduğunu geçirmiştim içimden. Kendi kendime düşünmüş, içindeki bir avuç ırkçıya inat Almanya ne kadar medeni ve ne kadar sosyal bir tavır sergiliyor, demiştim.

Bizim gazetede bir haber gözüme çarptı. Habere göre; Ünye’de psikolojik danışmanlık hizmeti veren Fatih Kahraman ve Yusuf Köse adlı iki uzman Yılbaşı gecesi geçirdiği yangınla sarsılan ve 6 komşusunu kurban veren Yeniköy’de psikolojik danışmanlık hizmeti vermişler.

Resmi bir devlet kuruluşunun verdiği bir hizmet değil anladığım kadarıyla verilen bu hizmet. Psikologlar sanırım bu hizmeti kendi kişisel fedakârlıkları sonucu, gönüllü vermişler.

Zaten haberde de, Ünye Kaymakamlığı’ndan alınan izin sonrası verilen bir hizmet olduğu belirtiliyordu.

Yani Kaymakamlık gerekli görüp, buraya psikolojik danışmanlık hizmeti vermemiş, gönüllü hizmet vermek isteyen iki uzmana izin vermiş.

İyi ki de izin vermiş, sağ olsunlar!… İşe bak… İzin verilmese bu hizmet yapılamazdı biliyor musunuz…

Bizde devlet, felakete uğrayanlara Almanya gibi ücretsiz psikolojik hizmet vermeye başlamadı. Pek örneğini duymadık. Ancak görüldüğü gibi, devletimiz bırak hizmet vermeyi, gönüllü hizmet vermek isteyenlere izin verip, vermeme yetkisini kullanma aşamasında henüz.

Ama güzel gelişmeler de var sağımızda-solumuzda. Medeni ve sosyal düzeyi yüksek, değerli gelişmeler…

Belediye’ye gazetemiz muhabiri tarafından Şehir içinde engelli erkeklere tuvalet olduğu halde, engelli bayanlara neden tuvalet yok? diye sorulduğunda; belediyedeki yetkili hatırlatmaya teşekkür ediyor, hemen ilgilenileceğini söylüyor.

İlçe Müftüsü Mustafa Bilgiç, kadınlar için abdest alma ve namaz kılma konusundaki sıkıntılara dikkat çekiyor, bunların aşılacağını belirtiyor.

Meydan’da oturak yerleri sökülen banklarla ilgili olarak, gençler uyarıda bulunuyor, herkesi şehir mobilyaları konusunda duyarlı olmaya çağırıyorlar.

Yukarıda örneklerini verdiğim güzel haberlerin yanında bir başka haber çok dikkatimi çekti.

Haberde; Kızılay kan bağışı toplama noktasına giden ve burada herkesi kan bağışı yapmaya çağıran Ünye resmi zevatından hiç kimsenin kan bağışı yapmadan geri döndüğü yazıyordu.

Medeni toplum, en başta sosyal olan toplumdur. Medeni devlet de öyledir, ne kadar sosyalse o kadar medenidir. Medeni olan bir devleti de, medeni ve sosyal görevlileri temsil eder.

Resmi zevatın bu davranışı medeniyetle ya da sosyallikle nasıl anlatılır bilemiyorum… Ama beni çok düşündürdü.

        Umarım bu resmi zevat gösterdiği davranışı gözden geçirir, üzerinde düşünür.



Bu Haber 484 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI