27 Ocak 2010 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
İrfan Abi gereğini yerine getirdi..
yasar.karaduman@gmail.com

Zamanlama o kadar güzel oldu ki..

Karda kışta sımsıcak oldu çocukların ayakları.. Gözlerindeki  sevinci ve mutluluğu görmeliydiniz..

Ben de sevinirdim yeni bir ayakkabı alındığı zaman..

Birden çocukluğuma gittim.. Burak’ta  aynen  benim çocukluğuma benziyordu kara kaşlı saçlı .. Hele bayramlık ayakkabı alındığında o gece onlarla yatar, gece iki kere uyanırdım acaba ayakkabılarım yastığımın altında duruyor mu diye..

Çocuklar için her yeni alınan şey sevinç kaynağıdır. Ama ayakkabının yeri bir başka ayakkabının başka bir sevgisi vardır.

Burak, Barış, Büşra ve Berat ayakkabılarını giydiklerinde dünyalar onların olmuştu.  Nedir bu ayakkabı hikayesi diyeceksiniz..

Geçenlerde yazdığım bir köşe yazımda, harçlık olsun diye ayakkabımı küçük boyacı çocuklara boyattığımı, onların küçük boya sandıkları ile ailelerine katkıda bulunduklarını anlatmış, ayakkabımı boyayan Burak’la sohbet etmiştim.

Burak babasının bir hastalıktan  vefat ettiğini anlatmıştı.. Kardeşi ile birlikte ayakkabı boyayarak annesine ve diğer iki kardeşine yardımcı olduğunu söylemiş ve ayakkabısını göstererek “kış geliyor kendime ve kardeşlerime ayakkabı alacağım ama işler  azaldı “demişti. “Belediye’de İrfan Abi diye biri varmış ona gideceğim, sen İrfan Abi’yi tanıyor musun, tanıyorsan söyler misin” demişti.

İrfan Abi dediği, Belediye Başkan Yardımcısı İrfan Şahin’di.

“Ben söyleyemem Barış, ama buraya yazarım, İrfan Abin bunu görür okur, bize telefon eder veya arar sorar İrfan Abin gönlü güzel yardımsever bir insandır” dedim.

“Sahi mi söylüyorsun arar mı” dedi Barış.

“Arar tabi Barış” dedim, “sen telaş etme”.

“İnşallah arar abi” dedi Barış..

İrfan Şahin birkaç gün sonra  kalktı gazeteye kadar  bizzat geldi..

İrfan Abi ağabeyliğini ve paşalığını gösterdi..

Dün Burak’a ve Barış’a ayakkabılarını almak için annelerine telefon ettik, Barış ve Burak gelsinler dedik. Anneleri  “evde iki uşak daha var” dedi..

Bu bizim için sürpriz oldu..

İrfan Abiye biz iki demiştik ama piyangodan iki kişi daha çıkmıştı..

“Ne yapalım onlar da gelsin” dedik..

İrfan Abi  öbür ikiye de bir şey demez , derse biz öderiz diye Ferhat Kundura’dan çocukları  giydirdik.. Baktık ki annenin de ayakkabıları bu karda, kışta dayanacak gibi değil, yine İrfan Abi’nin hoşgörüsüne ve güzel gönlüne sığınarak anneye de bir ayakkabı aldık. Yani hesapta olmayan üç kişi  bize piyangodan çıktı..

İrfan Abi İrfan Şahin gereğini yerine getirmişti.

Hem de  tam zamanında..

Teşekkürler İrfan Abi..

En çok sevinen ve çizmesi de en çok yakışan lise öğrencisi Büşra olmuştu. Yolda yürürken yan gözle çizmelerine bakıyordu Büşra.

O nedenle çocuk sevindirenlere büyük bir saygı duyarım.

Onlara gösterilen sevgi yarın insanlık olarak bize geri dönecektir.  Onları incitmeden, kırmadan, yoksul ve fakir olduklarını hissettirmeden  geleceğimiz olan bu çocukların üzerinden yardım ellerimizi çekmemeliyiz.. Onlar kadar masum, savunmasız, temiz ve yalansız insanlar yoktur. Onların sevinmeleri de o kadar kolaydır ki size karşılık olarak verdikleri kocaman gülümsemeleri ve parlayan gözlerindeki mutluluk yeterlidir.

“Çocukları sevindirmek çocuk gibi sevinmektir” demişti yazarın biri..

Onbeş yıl kadar önceydi, İstanbul’da  kenar mahallerden birinde  çamurlar içinde yırtık ayakkabısı ile okula giden bir kız öğrenciye bir lastik çizme almıştım.. Ertesi günü ve daha ertesi günler kızın ayağında çizmeyi göremeyince sormuştum neden  giymiyorsun diye.. “Çamur olmasın diye giymiyorum” demişti. O kız çocuğu bugün bir çocuk doktoru.. Beni her ziyarete geldiğinde bu hikayeyi anlatır ve ağlar..

Çocuk sevindirmek insanı hayata ve sevgiye bağlayan en güzel yoldur.

Çocuk sevindirmek Türk İnsanının en önemli erdemlerinden biridir.

Bu karda kışta çevremizde sevindirilecek o kadar çocuk var ki..

 



Bu Haber 572 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : teşekkürler Tarih : 28 Ocak 2010 / Pazar Üye Adı :İBRAHİM GÜRKAN
Sayın Karaduman, Yazınızdan etkilenmemek elde değil. Hem tebessüm hem gözyaşı nasıl anlatılır bilemiyorum. Binlerce teşekkür.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI