Ben gazeteciliğe 1974 yılında başladım. Öyle böyle 36 yıldır da bu işin kenarından köşesinden hep tutmuş… Hiç uzak kalmamışımdır.
Gazeteciliği tutku derecesinde olmasa da, sanırım içimden gelen yoğun istek sonucu olacak, çok severim.
Aslında yaklaşık 10 yıldır emekliyim, artık hayatla ilgili öyle iddiam falan da yok. Mutlaka çalışmamı, ayrıca kazanmamı gerektiren maddi sıkıntı içinde de değilim, şükürler olsun.
Ancak, çalışıyorum. Ayrıca bakıyorum da amatör bir ruhla da olsa profesyonellere taş çıkartırcasına gazetecilik yaptığımı görüyorum.
Bu yüzden bazen kendime şaşıyor, “Oğlum ne yapıyorsun, bu yaşta insan kendini hiç bu kadar yorar mı?” diyorum.
Dedim ya, bu gazetecilik işi içimden geliyor. İnsan böyle içinden geldiği zaman tutamıyor kendini, bilirsiniz.
Bu ara bir de dergi çıkardık, Canik Dergisi. Günlük çıkardığımız gazetelerin bütün zorlukları, zahmeti arasında bir zamandır bu iş için de çalışıyorduk.
Nitekim başardık, çıkardık Canik Dergisi’ni. Bugün saat 12. 30’da İskele Restoran’da düzenlenecek tanıtım kokteyl ile birlikte ilk sayısını siz okurlarımıza sunacağız. Tanıtım kokteyline herkes davetlidir.
Umarız, dergimizi kayda değer görür, eleştirir, bunları bizimle paylaşırsınız.
Dergimizi, kültür hayatımızda duyulan derin boşluğu doldurmak, bu alanda duyulan ihtiyacı giderebilmek için çıkardık.
Bunun için de çok değerli yazarlarla birlikte olmaya gayret gösterdik. Bölgemiz kültür, sanat, tarih, edebiyat, spor alanında araştırmaları bulunan, yazan, görüşleri olan kültür hazinesi değerindeki yazarlarımızın yazılarını koyduk dergimize.
Fatsa bölgesi, Ünye Bölgesi, Terme bölgesi, Kumru, Akkuş, Çaybaşı, İkizce ilçelerimizi bir arada düşündük. Tarihin derinliklerinden gelen ortak kültürümüzü paylaştığımız bu bölgedeki yazarların hepsiyle birlikte olmak istiyoruz. İleriki sayılarımızda da hepsiyle birlikte olmaya gayret göstereceğiz.
Canik Dergisi’nin bölge kültürümüz için ayna vazifesi yapması için çalışacağız. Dergiye bakan okur, o aynada atalarının, dedelerinin, kendisinin yaşadığı bu bölgeyi derinliğine görecek, tanıyıp, daha ayrıntılı öğrenecektir.
Dergimiz aynı zamanda bir kültür akademisi olacak… Dergimizin bürosu bu akademinin sınıfı, kürsüsü olma vazifesi yapacaktır. Her biri birer akademisyen olan yazarlarımız işte bu sınıfta, bu kürsüde siz okurlarla buluşacak… Karşılıklı sohbetler edilecektir.
Dedim ya, ben 36 yıllık gazeteciyim. Ama bu süre zarfında beynimin arkasında mı desem, kalbimin bir köşesinde mi desem hep bir dergi hayali taşırdım.
Zor bir hayaldi aslında. Şimdi artık Canik Dergisi ile birlikte bu hayalim gerçek oldu.
Hayali gerçekleşen, bu nedenle çok mutlu olan herkes gibiyim… Çok mutlu, çok sevinçliyim.
Hoş geldin CANİK…