10 Şubat 2010 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Neslihan'ın Kırmızı Çizmeleri
yasar.karaduman@gmail.com

Korktuğum olmuştu..

Onbeş yıl önce yaşadığım bir olay tekrar başıma gelmişti.

Onbeş yıl kadar önceydi, soğuk ve karlı bir kış günü İstanbul Mecidiyeköy’ün arka sokaklarında bir ilkokulun önünde ayaklarında plastik terlikle okula giden

oniki yaşlarında mavi gözlü sarı saçlı bir kız çocuğu dikkatimi çekmişti..

Üzeri de inceydi  üşüyordu, o şekilde okula gitmesi beni çok üzmüştü.. Yanına yaklaştım adını sordum “Neslihan” dedi. Telefon numaramı vererek babasının beni aramasını söyledim. Ertesi günü baba aradı, büroya gelmesini istedim. Baba geldi. Neslihan’ın ayağının numarasını sordum..

Baba nefes darlığı olduğu için çalışamıyordu.. Evde bir kız daha var dedi.. Ertesi günü Nesihan’a kırmızı, kardeşi Aslıhan’a   içi kürklü sarı birer çift çizme  aldım..

Ertesi gün çocuklar babaları ile teşekküre geldiler.. Bir müddet sonra Neslihan’a tekrar rastladım ayağında çizmeler yoktu.

“Neden giymiyorsun” diye sorduğumda, “çamur oluyor kıyamıyorum” dedi..

Neslihan okudu tıp fakültesini bitirdi ve çocuk doktoru oldu.. Eğitiminin her aşamasında beni devamlı ziyaret etti ve bu hikayeyi her defasında anlatarak ağlardı.. 

Her telefon edip hatırımı sorduğunda   “kırmızı çizmemi unutmadım” der beni de ağlatırdı.

Geçende yazdığım ayakkabı boyacısı küçük çocukların da ayaklarında bu kış gününde delik deşik ayakkabılar vardı.. Ayakkabı boyayarak kazandığı paralarla evin geçimine katkıda bulunuyorlardı. Onların da babaları genç yaşta bir hastalıktan vefat etmişti.. İki erkek kardeş ayakkabı boyayarak  annelerine ve diğer küçük erkek kardeşi ile kız kardeşine bakıyordu.. “Kış geliyor işler azaldı kendime bir ayakkabı alacağım ama bir türlü ayakkabı parasını biriktiremiyorum” dedi Burak..

Burak’ın ve diğer üç kardeşinin ayakkabı sorunlarını Belediye başkan vekili Sayın İrfan Şahin’in yardımları ile hallettik.

Çocuklar karda kışta  sıcacık ayakkabılarına kavuştular..

Fakat yine yıllar önce başıma gelen şey oldu..

Çocuklar ayakkabılar eskir veya kirlenir diye Neslihan’ın yaptığı gibi ayakkabıları giymiyorlar. Birkaç defa eski ayakkabılarla gördüm çocukları..

Sordum “yağmurda çamurda giymiyoruz” dediler.

“Giyin çocuklar bunlar bu kışın rahat emeniz için alındı eskirse yine alırız” dedim.

“Tamam giyeceğiz” dediler

Burak, Barış, Ferhat ve Büşra, onlarda inşallah Neslihan gibi iyi bir eğitim alır bir doktor bir hukukçu, bir mühendis olurlar.

Çevremizde bir sürü Buraklar Barışlar Ayşegüller var onları görmek, onlara el uzatmak, yarın insanlık olarak bize geri dönecektir.

 

 

 

CanikDergi

Ünye’de bugünden itibaren “Canik, yöre ve kent kültürü” adı altında bir dergi yayın hayatına başlıyor. Dergi Terme-Ünye-Fatsa-Akkuş ve çevresinde sosyal, kültürel ekonomik aktüel konulu içeriği ile bir boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.

Bu dergiyi sizlere hazırlayıp sunan  “Medya Yayın Gurubu”nun ilk yayın organı olan Şirin Ünye Gazetesi 1960 yılında kurulmuştu.. İlk adı “Ünye” idi.. 1961 yılında isim değiştirerek “Şirin Ünye Akkuş Sesi”  adı altında Ünye’de kendi matbaasında basılmaya başlandı.. Ünye’de yayınlanan üçüncü  kendi matbaasında basılan ilk gazete idi..İlk iki gazete siyasi amaçlı çıkarılmış yayın hayatları kısa sürmüştü.

49 yıl önce Ünye’de ilk defa kendi matbaasında basılan bu gazete’den sonra çeşitli gazete ve dergi denemeleri olmuş hiçbiri uzun ömürlü olmamış hepsi yayın hayatından çekilmişlerdir. Daha sonra “Şirin Ünye” adını alan gazete gelecek yıl ellinci yılını kutlayacaktır.

Yarım asırlık bu gazeteyi efsane haline getiren kadro deneyimlerini birleştirerek sizlere “Canik” adında bir de dergi hazırladılar.

Derginin ilk sayısı bugün saat 12.00 de İskele Restoran’da seçkin davetlilerin huzurunda bir kokteylle tanıtılacak ve yayın hayatına başlayacaktır..

Hayırlı olsun



Bu Haber 557 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : mutluluk... Tarih : 11 Şubat 2010 / Pazar Üye Adı :
Gözlerim doldu..Ağladım...Örnek aldım....
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI