Bu ara 1. sayısı yayınlanan Canik Dergisi’nde çok önemli bir belgesel var. Bu belgesel 51 yıl önce kurulan, bugünkü hacmi ile dev bir eğitim merkezi haline gelen ESE belgeseli.
“ESE”, açılımıyla Erkek Sanat Enstitüsü anlamına geliyor. Bu okul Ünye’de 1959 yılında geçici bir okulda 70 öğrenciyle eğitime başlamış, teknik eğitim yapan bir okul.
1967 yılında bugünkü yerine geçen okul, şu anda içinde 5 ayrı okul, 12 bölüm, 1200 öğrenciyle Ünye Endüstri Meslek Lisesi çatısı altında eğitim yapıyor.
Dedim ya, dev bir eğitim merkezi…
Eğitim dedimse de mesleki eğitim, yani mesleki teknik eğitim verilen muazzam bir külliye burası.
Okulun açılışından bugüne mezun sayısı 5 bini geçmiş. Bu mezunlardan hiç birisi işsiz kalmamış. Ya mühendis, ya teknik öğretmen olmuş… Ya da işletmelerde teknik personel olarak çalışmış, ekmeklerini kazanmışlar.
Yıl 1959… Karadeniz baştan sona karayoluyla daha yeni yeni gidilebilen bir bölge… Ülkenin her alanındaki alt yapı henüz daha çok geri…
Bu yıllarda Ünye’deki en yüksek okul 1933 de eğitim-öğretime açılan Ünye Ortaokulu… 26 yıldır bu okuldan mezun olanları bekleyen son ise, ya burada tahsil hayatlarına son vermek… Ya da durumu iyi aile çocuğu ise, gurbet ellerdeki liselerde okumaya gitmek.
İşte tam bu sırada gökte ararken, yerde bulma misali ESE açılıyor. Yani Ünye Erkek Sanat Enstitüsü açılıyor.
Bir anda Ünye’de eğitim-öğretim bu teknik okula yönleniyor. Ortaokuldan mezun olan koşuyor, bu okula girmeye çalışıyor. Girmeye çalışıyor derken, okula giriş sınavla…
Okulun açılmasının önderlerini sorarsanız, o günkü CHP ve DP’nin ileri gelenleri, bu okulu işbirliği yaparak açmışlar.
Bugün artık hiç biri ayakta olmayan o günkü CHP milletvekilleri Hüsrev Yürür, Muammer Tekin, DP İlçe Başkanı Necdet Soysal, daha sonra Ünye Belediye Başkanlığı yapacak olan Mithat Kısacıkoğlu, parti mensupları Edip Atay, Ahmet Karaduman önder olmuşlar, bu okulu Ünye’ye kazandırmışlar.
Erkek Sanat Enstitüsü Ünye’de açıldığında bırak ilçeleri, Türkiye’de çok sayıdaki il merkezinde bile bu okul yokmuş.
İşte yukarıda adlarını saydığım merhumlar sayesinde bugüne kadar 5 bin kişi ekmek sahibi olmuş… Bundan sonra da binlerce kişi bu eğitim yuvasından mezun olacak, ekmeklerini kazanacaklar.
Yaşayanlar bilir de, bizim nesil daha çok yazılanlardan okuyor, öğreniyor. O yıllarda CHP ile DP arasında çok ciddi seviyelerde tartışma ve kavgalar yaşanmış. İki partinin mensupları iki ayrı ülke insanı haline getirilmiş sanki…
İşte buna rağmen bu iki partinin mensupları memleketleri için, Ünye’nin yetişen evlatları için el ele vermiş, önderlik yapmış bu okulu açmışlar.
İnsanın gözlerini yaşartan ESE belgeseli işte böyle bir işbirliğine ayna tutmuş.
Düşünebiliyor musunuz bugün böyle bir işbirliği olur mu, böyle bir hizmet gerçekleştirilebilir mi?
Nerdeee…
Dergide rahmetle anılan bu Ünye büyüklerini ben de burada rahmetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları Cennet olsun.
NOT: Dergide ESE Belgeseli gibi diğer bütün araştırmalar ve yazılar da müthiş...
Okurlarıma tavsiye ediyorum, bir tane CANİK Dergisi alsınlar, bölgemize tutulan aynaya bir baksınlar… Belki atalarının, dedelerinin izlerine rastlarlar. Belki kendilerinden, hayatlarından bir parça görürler.