Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Anoraksıya nörvoza (Aşırı zayıflık)
Anoraksıya nörvoza (Aşırı zayıflık)
22 Mayıs 2017 Pazartesi 16:16
Diyetisyenlere düşünüldüğü gibi hep aşırı kilodan dolayı mı gideriz?

Toplumda genel olarak böyle bir kanı olsa bile aşırı zayıflık nedeniyle sağlıklı kilo almak için de diyetisyenlerin yolunu tuttuğumuz oluyor. Zayıflığında bir dozu olmalı değil mi! Anoraksıya nörvoza (Aşırı zayıflık) da bir hastalıktır. Günümüz de görülen yeme bozuklukları sonrasında ortaya çıkan bu hastalık, ciddi sağlık problemlerine sebep olabiliyor, hatta ölümle sonuçlanabiliyor.


Çevremizde ‘formda olmak’ hakkında konuşulduğunda, çoğu kişinin fazla kilolarından yakındığını görürüz. Genel olarak alınan kilolardan, zayıflayamamaktan şikâyet edilir. Bunun sonucu olarak da internette veya kulaktan duyma bilgilerle kişiler diyetle ilgili ne görüp duyarlarsa uygulamaya koyulurlar. Zayıf olan kişiler ise bu konuşmaların dışında kalır. Popüler kültürün insanların üzerinde kurduğu baskıyla zayıf olma, manken fiziği, stres gibi konular insanları aşırı zayıflığa zorlar.


Şimdi yapmamız gereken Diyetisyenimiz Ezgi Ay’ın tavsiyelerine ve uyarılarını dikkate almak.


* ‘Şişmanlıktan korkmak sizi sağlıklı yapmaz’ diyerek başlayalım.


Anoraksıya nörvoza (Aşırı zayıflık hastalığı) nedir? Neden kaynaklıdır ve nasıl oluşur?


Yeme bozuklukları genellikle yüksek sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerde görülür. İnceliğe önem verilmesi, şişmanlıktan korkulması, bunun yanında evde bol yiyecek içecek bulunması ve ziyafetler gelişim sorunları olan genç kızların bu bozukluklara yakalanmalarında etkin olmaktadır. Şişmanlama korkusu ile besin alımı sınırlanmakta bu da iştahın gittikçe azalmasına neden olmaktadır. Buna bir de psikolojik sorunlar eklendiğinde, yeme bozuklukları ortaya çıkmaktadır.


Yeme bozukluğu ya yiyecekten tiksinerek yemeyi reddetme ya da yediğinden dolayı suçluluk duyarak kusma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Yemeği reddetme sonucu aşırı zayıflama ‘’anoreksi nörvoza’’, yediğini kusma ‘’bulimik nörvoza’’ olarak tanımlanmaktadır. Bulimik nörvozalar genelde normal ağırlıklarını korurken anoreksi nörvozalarda aşırı ağırlık kaybı görülür.


En önemli nedenlerinden biri medyanın incelik imajının genç kızları etkilemesidir. Birçok genç kız medyada gördükleri mankenlere benzemek için bilinçsiz diyet uygulamakta ve bunun sonucunda anoreksi gelişmektedir.


 


* Toplumda aşırı zayıflık hastalığı ne sıklıkla görülür?


Gelişmiş toplumlarda genç kızların %5’inin yeme bozukluğundan etkilendiği bildirilmiştir. Bunun %20 kadarı bulimik nörvoza(yeme bozukluğu), geri kalanı anoreksi nörvoza (aşırı zayıflık) şeklindedir.


* Her hastalıkta erken teşhis önemli olduğu gibi Anoraksıya nörvoza (Aşırı zayıflık) hastalığında da erken teşhis önemli.   Belirtilere dikkat. Zayıflayacağım diye sağlığımızdan olmayalım…


Aşırı zayıflık hastalığına yakalanıp yakalanmadığımızı nasıl anlarız?


Anareksik bireyler başlangıçta düzensiz, garip beslenme alışkanlığı geliştirirler ve zamanla yemekten tiksinti duyarak yemeyi reddederler, fiziksel aktivitelerini ise arttırırlar. Bunun sonucunda beden ağırlığında %25-35 kayıp oluşur. Zamanında müdahale edilmezse yağ dokusunun çoğu kaybolur, kas erimesi, menstürasyondan kesilme, çeşitli vitamin yetersizlikleri, dehidratasyon, tırnaklarda kırılma, saçlarda kuruma-dökülme, hipotermi, kabızlık, uykusuzluk ve ödem başlıca belirtileridir. Bulimiklerde sürekli kuma nedeni ile dişlerde, yemek borusunda, ağız içi ve dilde lezyonlar oluşur.


 


* Bu hastalığın tedavisi nasıldır? Uygulanan özel beslenme programı nedir?


Tedavi psikolojik, beslenme ve tıbbi yaklaşımlar içerir. Hastalık belirtileri ortaya çıkar çıkmaz hasta ve ailesinin psikolojik tedaviye başlaması gerekmektedir. Hastalığın ilerlemesi, hastanede psikiyatrik tedaviyi gerektirebilir. Hastane ve aile ortamı hastayı rahatlatacak nitelikte olmalıdır. Diyet tedavisinin temeli ise anoreksik bireyin besinlere karşı olan fikir ve düşüncelerini değiştirmeyi amaçlar. Diyet tedavisinde davranış değişikliğine yönelik uzun süreli eğitim önemlidir. Hasta boyuna uygun ağırlığın ne kadar olması gerektiği, değişik besinlerin besin değerleri ve sağlığa etkileri konuşlarında bilinçlendirilir. Eğitim; hem hasta, hem de ailesine beraber verilmelidir. Hastanın kendi bedeni için uygun ağırlığın ne olduğu konusunda bilinçlendirilmesi ve şişmanlık korkusunun giderilmesi gerekmektedir.


 


* Bu hastalıkta özellikle kimler risk altında?


Yeme bozuklukları daha çok genç kadınlarda görülmekle birlikte, aktör-manken gibi mesleklere sahip olan erkeklerde de görülebilmektedir. Sıkı ağırlık kontrolü gerektiren atletlerde de yeme bozukluğu ortaya çıkmaktadır.


 


* Bu hastalığın ortaya çıkmasında aslında mahalle baskısı dediğimiz unsur ön plana çıkmakta. İnsanların acımasız eleştirileri kişileri aşırı zayıf olmaya itiyor da diyebiliriz. Diyetisyenimiz Ezgi Ay bu konuda da bizlere tavsiyelerde bulunuyor.


Bu hastalığa yakalanmış kişilerin kendisine olduğu kadar, arkadaş çevresine ve ailesine vereceğiniz tavsiyeler nelerdir?


Aile ilişkileri yeme bozukluğunun nedenleri arasında yer almaktadır. Çocukluk ve ergenlik döneminde kilolu olan kişilerde aileden ve çevreden gelen iğneleyici aşağılayıcı eleştiriler nedeni ile genç kızlık döneminde anareksiya nörvoza görülme riskleri artmaktadır. Kilo almaya başlayan çocukları düşünmeden eleştirmek, iğneleyici tespitler yapmak yerine diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenmeyi öğrenmelerini sağlamak gerekmektedir. Eğer bir yakınınızın anoreksiya nörvoza olduğundan şüpheleniyorsanız mutlaka doktora başvurmasını sağlayıp, tanısı konduktan sonra multidisipliner yaklaşımlar ile tedavi süreci başlatılmalıdır.


Bu Haftalık merak edilenleri cevapladık. Eğer siz değerli okuyucularımızın da sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam, sağlıklı kilo alma, kilo verme ile ilgili sorularınız varsa bizlere;


(0452) 323  55  06 nolu telefondan, www.unyekent.com , unyekentgazetesi@gmail.com, dytezgiay@gmail.com  adreslerinden  bizlere ulaşabilirsiniz.


Uzman Diyetisyen Ezgi Ay’a teşekkürlerimizi sunuyoruz. Siz değerli okuyucularımızı sevgi ile kucaklıyor, iyi günler diliyoruz.


 


 

Bu Haber 367 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Röportaja Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.