“Devlet kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olmasını fiili olarak gerçekleştirilmesi için tüm geçici özel önlemleri almakla yükümlüdür. Anayasa Madde 10”
Türkiye’de kadının iş gücü piyasasına ilk girişi Balkan Harbi ve Kurtuluş Savaşı’yla birlikte erkeklerin büyük çoğunluğunun askere gitmesiyle başlar.
Savaşlardan sonra evdeki yerine tekrar geri dönen Ttürk kadını, 1950lerden sonra köyden kente göçle beraber şehirlerdeki iş gücü piyasasında kendine yer edinmeye başlamıştır. Böylelikle kent yaşamıyla tanışan kadınlar aldıkları eğitimle de bilinçlenmiş ve kendi konumunun farkına varma sürecini hızlandırmıştır.
Ama bu bilinçlenme kırsalda daha sonraki yıllarda başlamıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri toplumsal yaşamda kendini hissettiren geleneksel düşüncelerin, kadının ev yaşamının dışında çalışma alanlarını kısıtlamasıdır. Kadının yerini evi, görevini anne olarak değerlendiren bakış açısı kadının, tarım sektöründe çalışmasını normal karşılarken, bu sektörün dışında iş gücü piyasasında bulunmasına pek sıcak bakmamaktadır.
Dünyada kadın haklarının yasal çerçevesini ilk oluşturan ülkelerden olan Türkiye, ne yazık ki yasal zeminde vermiş olduğu hakları yaşamsal durumda gerçekleştirmekte geride kalmıştır. Bunun en önemli sebebi de kadına yönelik toplumsal bakış açısının, olumsuz izlerinin hala ne yazık ki devam etmesidir. Tüm olumsuzluklara rağmen günümüz kadını iş gücüne katılabilmek için tüm imkanları zorlamaktadır. Ancak, son on yılda kadın istihdam oranı yüzde yirmi altıya gerilemiştir. Bunda ekonomik krizin etkisi büyüktür. İşsiz nüfusun üçte birini kadınlar oluşturmaktadır. Ne yazık ki Türkiye kadın istihdam oranı en düşük on dünya ülkesi arasındadır.
Kadınların iş gücüne katılım oranları bölgelerde de farklılık göstermektedir. Kadın en çok Marmara bölgesinde istihdam edilmekte, Doğu ve Güneydoğu bölgesindeyse bu oran oldukça düşmektedir.
Ordu bölgesinde istihdam oranı toplamda 1 071 bin, erkek istihdam oranı 639bin, kadın istihdam oranıysa 432bindir. Bu istatistiğin sosyal güvence altındaki kadın sayısı olduğu açıktır. Tarım alanında çalışanların sosyal güvencesi olmadığı için çalışan olarak görülmemektedirler. Bölgemizde tarım alanında çalışan kadın sayısı çok daha fazladır. Tüm bunların yanı sıra kadınlarımız ülkemizde ücretsiz aile işçisi vasfıyla zaten her daim çalışmaktadırlar. Maalesef bu vasıf iş gücü olarak değer bulmamaktadır. Ücretsiz aile işçisi kadınlarımız sosyal güvenlik kapsamında erkeğe bağlı kişiler olarak görülmektedir.
Kadın istihdamını artırmak amacıyla çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle de bölgeler arası farklıkların giderilmesi konusunda AB’nin hibe fonları sivil toplum örgütleri aracılığıyla duyurulmakta ve ilgi görmektedir. Bu fonlardan yararlanacak iller arasında Ordu ili de bulunmaktadır. Ünye’de de bu proje kapsamında Ünye Ticaret Odası ve Ünye İktisadi İdari Bilimler Fakültesi işbirliği ile yüz kadına eğitim ve istihdam konusunda bilgilendirme kursları verilmesi için çalışılmaktadır.
Yöremizde çalışıp aile ekonomisine katkıda bulunan kadınlara yönelik bir araştırma yaptık. Öncelikle yıllardır pek çok kadının iş kapısı olan fındık fabrikalarından birini ziyaret ettik. Sabah yedi buçukta belli duraklardan alınıp bu fabrikalara taşınan kadın işçilerle fabrikaya gittik. Eski tabirle “mağaza” işçilerini çalıştıkları ortamda gördük. İlginç olan çalışanların yaş ortalamasının oldukça genç olmasıydı. Eğitim düzeyiyse karışık. Okuma yazma bilmeyen de var, yüksek okul mezunu olan da. Fabrikada çalışmaktan memnunlar, sosyal güvenceleri var, asgari ücret olan maaşlarıysa garanti. Bu yıl fındığın az olmasından şikayetçiler sadece. Çok fındık çok iş demek, çok işse çok yevmiye. Konuştuğum genç kızlar fabrikada çalışmayı sosyal güvencesi olması bakımından tercih ettiklerini söylediler. Yörede sigortalı iş bulmanın oldukça zor olduğuna dikkat çekiyorlar.
Çalışan kadın sayısının çoğunlukta olduğu iş yerlerinden biri de tekstil atölyeleri. Son yıllarda devlet teşvikiyle yöremizde açılan pek çok insana iş imkanı sağlayan tekstil atölyelerinde çalışan bayanlarla görüştük. Hepsi bir işi olduğu için oldukça memnun. Burada çalışan kadınlardan bazıları halk eğitim merkezinin usta öğreticileri. İşkur vasıtasıyla burada iş imkanına sahip olmuşlar. Bazılarıysa henüz kursiyer, iş olduğu sürece çalışmaya devam etmek istiyor hepsi. Sigortalı çalışıp, asgari ücret alıyorlar.
Kendi imkanlarıyla iş kurmak isteyen kadınlarımız ise dükkan kiralarının çok yüksek olmasının kadınlar için çok büyük bir sorun olduğunu söylemekteler. Ticaretin son dönemlerde yaşanan ekonomik ortamda çok zorlaştığını rekabetin arttığından şikayet ediyorlar.
Daha önceleri el emeği göz nuru el işlerini kermesler düzenleyip kurslar yararına satan kadınlarımız, şimdi artık kermeslerde evde pişirdikleri yiyecekleri satarak gelir sağlamaktalar. Kazançsa onlar için sadece manevi tatmin.
Yöremizde hemen hemen her alanda çalışan kadın görmek mümkün.. Sayı ise erkek çalışanlara oranla oldukça düşük. Çalışan kadınların birçoğu da kayıt dışı çalışmaktalar. Genellikle yüksek öğrenim görmüş kadınların çalışması iş bulabildiği takdirde diğer öğrenim düzeyindeki kadınlara göre daha kolay. Bizler eğitimimizi bize sağlayacağı iş imkanlarını göz önüne alarak yaparız. Ekonomik özgürlük bu bakımdan çok değerlidir.
Evinde iş gücüne katkıda bulunan kadınlarsa ürettikleri el işlerini de çoğu zaman paraya çevirmektedir. Tüm dünyada çok değerli olan el işçiliği ileriki zamanlarda bizde de aynı değeri görecektir umarım. Bunlar için halk eğitim merkezinin, kız meslek lisesinin, bazı muhtarlıkların açtığı kurslar vardır. Kadınlar buralarda elişlerini öğrenmekte ve bu kurslar aracılığıyla satmakta ve gelir elde etmektedirler.
Kadının iş gücüne katkısını arttırmak amacıyla dernekler kurulmuştur. Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) bunlardan biridir. Bu konuda il ve ilçelerdeki ticaret odaları ve bazı sivil toplum örgütleri de faaliyet göstermekte özellikle bu yörede il bazında toplantılar yapılmaktadır. Bu konuda başlatılan pek çok projenin en kısa zaman da hayata geçirilmesi tüm kadınların dileğidir.
NOT: Atikler Fındık Fabrikası ve Kafkas Tekstil’e katkılarından dolayı teşekkür ederiz.