İSMAİL SARI

Fındık Bahçelerine Sahip Çıkalım

17 Ocak 2020 Cuma Saat: 09:05

                Bizler, fındık üreticileri olarak hâlen, dedelerimizden gördüğümüz gibi fındık üretimine devam ederek sonuç almayı bekleyen çiftçiler olmaktan ben şahsen rahatsız oluyorum. Muz üreticilerinin muz bahçeleri için sera sistemi oluşturmalarını, narenciye üreticilerinin doğal afetlere karşı verdikleri mücadeleleri, sebze üreticilerinin geceli-gündüzlü seralarında nöbet tutmak suretiyle seralarını ısıtarak dona karşı önlem almalarını televizyon kanallarından seyretmemize karşın, teknik ziraaten kurallarından hiç birini fındık için de kullanmak amaçlı hiçbir gayretimizin olmayışı da beni rahatsız ediyor.

                Yakın zamana kadar havalar çok iyi gitti ve fındığın erkek çiçekleri olan solucanlar uzayarak tozlaşmaya hazırlandı. Hâlbuki dişi çiçekler olan pembe iplikcikler ortalıkta hiç yoktu. Çünkü onların açma vakti gelmemişti. Yani erkek çiçekler vakitsiz açıyordu. Allah (c.c.), fındık üreticisine acıdı da, havalar birden soğudu ve erkek çiçeğin açması yarım kaldı. Yani dişi çiçeğin de açarak tozlaşma mevsiminin başlamasına ertelendi. Ancak şu anda çok önemli bir tehlike var; o da şu: Geceler aşırı soğuk olur da kırağılı don olayı meydana gelirse, erkek çiçekler kurur ve tozlaşamaz hale gelir. İşte bu ortamda, fındık üreticisine iş düşüyor; fındık bahçelerinde saman, ot, lastik gibi şeyler yakarak erkek çiçeklerin dondan kurumasını önlemek için çalışmak. Tıpkı sebze üreticilerin seralarda ateş yaktığı gibi. Veya meyve üreticileri de yapıyor benzer çalışmaları, çiçek mevsiminde.  Yani üretici, mahsulünü vahşi doğanın kurallarına terk etmemiş oluyor. Bunun adı: Kulun tedbiridir. Yapabileceklerini yapacak, gerisini Allaha bırakacaktır. Çiçek açıyor da, üretici mahsul alamıyorsa, üzerine düşeni yapmamış demektir. Meyveler için de aynı şeyler geçerlidir. Bazen elma, armut ve benzeri meyvelerimizde bolca çiçek olduğu halde, bir süre sonra bakıyoruz ki, meyve yok. İşte, çiçek mevsiminde ilaçlama, ısıtma gibi önlemler alınmayarak vahşi doğanın kurallarına terkedildiği için çiçekler yanıyor. Yani kul olarak bizler, üzerimize düşeni yapmamış oluyoruz.

                Yasin süresinin 36. ayetinde Allah şöyle buyuruyor: “Yerin bitirdiklerinden (dişili-erkekli) çiftler yaratan Allah’ı yüceltirim.” Yani Allah (c.c.), bütün bitkileri, erkekli dişili çift çiçekli yaratmıştır. Ancak, bazı bitkilerin erkeği ayrı, dişisi ayrı fidan halindedir. Bazıları ise dişi çiçeği de erkek çiçeği de aynı fidan üzerindedir. Fındığın dişi çiçeği ile erkek çiçeği aynı fidan üzerindedir. Kivi bitkisinin erkeği ile dişisi ayrı fidanlar halindedir.

                Değerli Okuyucularım!

                Üzülerek belirteyim ki, fındık bitkisinin çiçek açma mevsimi, senenin en soğuk ayları olan ocak ve şubat aylarıdır. Onun için fındık üreticisinin, TOZLAŞMAYA destek olma konusunda görevi çok, işi de zordur. Ancak; muz, narenciye, sebze ve meyve üreticilerine bakarak fındık üreticisinin zahmeti daha azdır. Allah kolaylık versin.

                Saygı, sevgi ve selamlarımla…