YAHYA CUMHUR TAPÇI

İnsanoğlu Bin Musibetten Bir Nasihat Almıyor

11 Şubat 2020 Salı Saat: 09:04

Her işte, durumda, olayda bir hikmet ararım. Bu bana kendimi sorgulama, tefekkür etme imkânı sağlar. Sonunda kabahati kendimde bulur boşuna başkalarına kızmam, öfkemi yatıştırmış olurum. Aksi takdirde insan başkalarının kabahatlerine odaklanıp kendi sinirlerini bozabiliyor. Yani, diyorum ki kendi kendime, otur oturduğun yerde, kabahatli sensin, kime ne diye kızıyorsun? Sesimi kesiyor, oturuyorum. Malum, öfkelendiğinizde ayakta iseniz oturun, oturuyorsanız uzanın/yatın, yine öfkeniz geçmemişse kalkın abdest alın, hadisi meşhurdur, çok da faydası vardır.

Son zamanlarda dünyada ve ülkemizde sıkıntılar üst üste gelince insan olarak bunalıyor ve üzülüyoruz. Meydana gelen olumsuz olaylar moralimizi bozuyor, bizleri karamsarlığın içine itiveriyor. Her gün bir felaket, üzücü haber, sıkıntı, ölüm, zulüm…Ne oluyor, nereye gidiyoruz, diye düşünmeden edemiyoruz.

Çin’de ortaya çıkan virüs, bütün dünyayı tehdit eder durumda. Bütün dünya diken üstünde. Kontroller ve tedbirler üst üste ve titizlikle uygulanıyor. Sonucun ne olacağı kestirilemiyor. İnşallah bir an önce çaresi bulunur da bütün insanlık bu beladan kurtulur.Bu konuda pek çok soru da insanın aklına gelmiyor değil.

Malum deprem ülkesindeyiz. Elazığ ve Malatya yöresindeki deprem pek çok cana mal oldu. Hepimiz çok üzüldük. Ama buradan çıkaracağımız o kadar güzel sonuçlar var ki. Bizi millet olarak birleştirdi, en güzel özelliğimizi hatırlattı bize:Zor günlerde kardeşliğimizi hatırlayabiliyoruz... Kardeşliğimizi her zaman hatırlasak ya… Bu da güzel bir şey... Düşünen dost ve düşmanlara çok önemli bir bir mesaj

Ardından Van’daki çığ felaketi... Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kışın kar ve çığ kaçınılmaz. Bu bilinen bir gerçek.Hazırlıklar buna göre yapılmış,kurtarma ekipleri her zaman teyakkuzda. Bir araç çığ altında kalıyor, yardıma koşuluyor. Bir kısmı kurtarılıyor çığ altından. Birkaç kişi için mücadele devam ediyor ve bu esnada bir büyük çığ daha geliyor, kurtarma ekibini alıyor altına, otuz küsür şehit… Nasıl oluyor, diyoruz. Böyle olacağı önceden hesap edilemiyor mu, neden bu işin uzmanları böyle bir felaketi önceden tahmin edemiyorlar? Ne var işin içinde…

Suriye’denart arda şehit haberleri gelmeye başlıyor. Kabahati Esat’a havale edip kurtulma çabasındayız. Avrupa ülkeleri, Amerika, Rusya ve Çin’in sömürgeci anlayışıyla, geçmişte olduğu gibi günümüzde de bütün dünyada akan kanın vebalini taşıdıklarını biliyoruz. Biz de bunların bir kısmıyla müttefikiz.Hem bizimleler hem de değiller. İkiyüzlü siyasetlerine devam ediyorlar. Tarih boyunca bunu biliyor fakat güçlü olduğumuz zaman karşımızda el pençe divan duranlar şimdi bizimle alay ediyor, tavşana kaç tazıya tut oyunu oynuyorlar. Bunlar bilinen gerçekler. Tekrarı problemi çözmüyor.

Bütün bu sıkıntılar mutlaka aşılır ama biraz zaman alır tabi… Milletimiz her çöküşün ardından yeniden ayağa kalkmasını bilmiştir. Bunun için vebal ödemekten çekinmemiştir. Bunu en iyi düşmanlarımız bilir. O yüzdendir ki kısa vadede alt edemeyeceklerinin farkına varanlar,yüzyıllardır bu milleti yok etmek için sinsice yollara, tuzaklara, uzun vadeli fitnelere başvurmuştur. Türk Milleti bu oyunun farkındadır.Şuurlu ve uyanık insanları sayesinde bunu da atlatacaktır.

Aslolan kabahati başkalarında arayıp durmak yerine nerede, nasıl bir hata yaptık, bu hatayı nasıl düzeltebilirizin hesabını yapmalıyız. Dünyadaki felaketlerin nedenlerini araştırdığımızda çoğunun insan kaynaklı olduğunu görebiliriz. Yine millet ve aile çevrelerimiz olarak da olaylara baktığımızda sorunların kaynağının kendimizde olduğunun bilincine varmalıyız. Biz akıllı ve uyanık olduğumuz sürece bizi kimse yıkamaz.

Bir musibet, bin nasihatten evladır, atasözünün insanlık için bir ifadesi yok demek ki… Çünkü insanlığın başlangıcından beri başına gelmeyen felaket kalmamış, hiç ders almamış, Peygamberlerin, âkil (atanan akillerden değil) insanların, bilim adamlarının uyarılarına kulak asmamış, kendi burnunun dikine gitmeye devam etmiş, tabii ki sonunda hep duvara toslamıştır. Biz de öncelikle Türk Milleti olarak aklımızı başımıza toplamalı; kelsin, körsün kavgasından vaz geçmeliyiz vesselam…