İNCİ ÇETİR

KADIN’ın Adı Yine Kalmadı!

30 Aralık 2020 Çarşamba Saat: 17:12

Bugün bir kez daha bir kadının yine adı yok sayıldı ve yazıldı. Bir kez daha kadınlığa dair o son fotoğraflar serildi gözler önüne...

                                           

Vahşet midir?

Manşet midir?

Şimdi hangi kalıba kimleri koymalı?

Ya da hangi kalıptan kimleri çıkarmalı?

Ya da neyi yakıştırırlarsa kendine o olsunculardan mı olmalı?

 

Okumuş olmak diye bir ayrıcalık da sunamıyorum ayrıca yazılarıma. Görünen o ki okumakta yetmiyormuş kimilerine... Ekleyemiyorum, ekletemiyorum da kadına dair artık güzel sözcükler. Boğazımızda düğümlenen bir acı yutkunma daha kalıyor geriye sonrasında...

Yine mi derken bile içimizden bir kadın daha yok edilmeye mahkûm ediliyor...

Belki bir anne, belki bir çocuk, belki de bir öğretmen!..

 

Oysaki başarılarımız da vardı bizim!

Tamamlanması gereken yarım bırakılan işlerimiz.

Dağınık kalan onca harabe!

Toparlanmalıydı bir şeyler gözümüzde, toplu kalmalıydı..

Dağınık kalan sadece ev bark değildi aslında!

Gönül dağınıklığı da vardı içimizde bir yerlerde...

Emeklerimiz!

Sabrımızdı!

Her şeye rağmen yüzümüze kondurduğumuz o sil baştan olan tebessümlerimiz....

Biz kadınları dağınıklık yormadı, asıl bizleri sizlerin şiddeti yordu ve yok etti...

 

Biz vardık beyler!

Biz!

Bizler anneydik!

Bizler öğretmendik!

Bizler evlerinin biricik hanımları, akla gelen ilk yardımcılarıydık her daim yanıbaşlarında olan..

Hep biz vardık!

Yok edilmeye değil, güvenle yaşam hakkına sahip bizler vardık.

Hep biz kadınlar vardı...

 

Gözardı edilirken yaşam haklarımız, onların yerine kendi şiddet başarılarını konuşanları gördüm daha çok. Egolarını tatmin ederken bile kalıptan kalıba girmeye çalışanları mesela...

Yok yere çığ gibi büyüttüler içimizdeki enkazları bir kez daha. Basitti aslında sevgili yaşam. Hiçbiryerde dili olmasına da gerek yoktu sevginin. Kendi başına da iyileştirir, güzelleştirirdi oysa ki...

 

Sevgi ve saygı herşeye yeniden yol almak için yeter de artardı bile...

Arttırmadınız beyler!

İstemediniz güvenli yaşamı kadınlarda, layık bulmadınız. Sizin kanatlarınız ya boğmalı ya da boğmalı demekten bile kendinizi bir an olsun alı koymadınız. Şiddetle tavsiyeler aldınız.

 

Hunharca öldürüldü derken bile tüylerin nasıl diken diken olduğunu anlatamamak ya da anlaşılamamış olmak...

Bir kez daha acı acı yutkunmaya çalışırken hiçbir ses de duyuramamak... O sesleri yürekten hissederken bunu tekrarlamayın, son olsun bu son bile diyememek...

Ne acılar kalıyor geride kadından bir kez daha...

 

Ve

Kadın öldürülmüş diyoruz!

Niye diyorlar?

Niyesi mi kaldı ki dünya!

Şortu var

Mini eteği var

Boşanmak istiyorum demesi var

Güçsüz bedeni var

Sahipsiz yanı var

İhtiyacı var

Aman bir canı olmasın kadının

Yoksa “ ÖLDÜRÜLMESİ “ diye de bir şeyi var ...!!!!!

Kadının aslında çok şeyi var da ; bir tek sesini duyurabileceği kimsesi yok !!!!!

 

Kadınlar susmadı, susmak zorunda bırakıldı

Erkekler vurdukça Kadınlar öldürüldü ...